İngiltere Başbakanı Keir Starmer’ın pazartesi günü erken saatlerde 10 Numara’dan ayrılış takvimini açıklamasının ardından, 22 Temmuz’da yapılması planlanan Avrupa Birliği-Birleşik Krallık zirvesinin gerçekleşmesi giderek daha şüpheli hale geldi. Brüksel, planların yeniden değerlendirildiğini doğruladı.
Avrupa Komisyonu Başsözcüsü Paula Pinho, pazartesi günü Euronews’ün sorusuna verdiği yanıtta, "Geçen hafta duyurulduğu gibi zirvenin hâlâ yapılıp yapılmayacağını Avrupa Konseyi Başkanı Costa ve Birleşik Krallık ile yeniden değerlendiriyoruz. Bundan sonraki adımları buna göre atacağız," dedi.
Starmer hükümeti, Brexit sonrası gerilen ilişkileri onarmayı görev süresinin önceliklerinden biri haline getirmişti. Londra, 22 Temmuz’daki ikinci AB-Birleşik Krallık zirvesi öncesinde ticari ilişkileri güçlendirecek, elektrik piyasalarını entegre edecek ve gençlerin hareketliliğini artıracak bir dizi anlaşmaya yaklaşıyordu.
Zirvenin tarihi, daha geçen hafta Fransa’daki G7 Zirvesi sırasında Starmer ile Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa arasında yapılan görüşmede teyit edilmişti.
Ancak Starmer’ın pazartesi günü İşçi Partisi içinden gelen artan baskılar üzerine görevi bırakma kararı alması, planları belirsizliğe sürükledi. İsminin açıklanmasını istemeyen bir AB yetkilisi, zirvenin büyük olasılıkla erteleneceğini söyledi.
Bir başka AB kaynağı ise sonraki adımlar konusunda spekülasyon yapmak için "çok erken" olduğunu belirtti. Kaynak, sürecin İngiltere'deki "iç gelişmelere" bağlı olacağını ifade etti.
Pazartesi günü 10 Numara önünde konuşan Starmer, en geç eylül ayına kadar yeni bir başbakanın göreve gelmesini öngören ayrılış takvimini açıkladı.
Ancak Starmer’ın yerine geçmesi beklenen favori isim olarak görülen eski Greater Manchester Belediye Başkanı Andy Burnham’ın, rakipsiz şekilde temmuz ortasında görevi devralması giderek daha olası görünüyor.
Mayıs ayında görevinden ayrılan ve başbakanlık yarışına girmesi beklenen eski Sağlık Bakanı Wes Streeting, pazartesi günü Burnham’ı başbakanlık için destekleyeceğini açıkladı. Bu da yarışın büyük ölçüde tek adaylı hale gelmesini olası kıldı.
Bu tablo, AB yetkilileri ve diplomatları tarafından büyük ölçüde tanınmayan Burnham’ın, planlanan zirveden beş gün önce, 17 Temmuz gibi erken bir tarihte göreve gelebileceği anlamına geliyor.
İlişkileri 'yeniden başlatma' belirsizliğe girdi
Starmer, Temmuz 2024’teki İngiltere genel seçimlerinde, yıllar süren gerilimi geride bırakma ve AB ile bozulan ilişkileri onarma vaadiyle ezici bir zafer kazanmıştı.
Ancak hükümeti, AB Tek Pazarı’na ya da Gümrük Birliği’ne yeniden katılmayı reddeden net kırmızı çizgiler ortaya koymuştu. Bu da sürtüşmeli ticari ilişkinin ancak bir dizi sektörel anlaşmayla onarılabileceği anlamına geliyordu.
Londra adına müzakereleri yürüten İngiltere'nin AB ile İlişkiler Bakanı Nick Thomas-Symonds, geçen salı Euronews’e yaptığı açıklamada, iki tarafın 22 Temmuz zirvesi öncesinde bir dizi yeni anlaşmayı sonuçlandırabileceğine inandığını söylemişti.
Ancak Starmer’ın siyasi kaderi, Andy Burnham’ın geçen perşembe Makerfield seçim bölgesindeki ara seçimi açık farkla kazanmasının ardından hızla değişti. Bu zafer Burnham’a Avam Kamarası’nda sandalye kazandırdı ve Starmer’ın liderliğine meydan okumasının yolunu açtı.
Burnham kısa süre önce Brexit tartışmalarını "yeniden açmayacağı" sözünü vermişti. Ancak geçen eylülde, hayatının sonuna kadar İngiltere'nin AB’ye yeniden katıldığını görmek istediğini de söylemişti.
Burnham’ın AB-Birleşik Krallık ilişkilerine yönelik niyetleri net değil. Ancak Brexit referandumunda Birleşik Krallık halkının tam 10 yıl önce aldığı karardan geri adım atmadan, Starmer’ın daha yakın ilişkiler kurma çizgisini sürdürmesi bekleniyor.




