Küresel ekonominin en büyük aktörü konumundaki Amerika Birleşik Devletleri (ABD), mali sürdürülebilirlik açısından kritik bir sınırı geride bıraktı. ABD Hazine Bakanlığı verilerine göre, ülkenin ulusal borcu tarihte ilk kez 40 trilyon doları aşarak yeni bir rekor kırdı. Pandemi dönemindeki devasa teşvik paketleri, vergi kesintileri ve artan askeri harcamaların birikimli bir sonucu olan bu tablo, federal hükümetin gelirlerinin çok üzerinde harcama yapmaya devam etmesiyle öngörülen tarihten çok daha erken gerçekleşti. Hızla büyüyen borç stoku tahvil piyasalarında ciddi endişeler yaratırken, yükselen Hazine getirileri ulusal borcun toplam hacmini daha da yukarı çekerek Amerikan ekonomisi üzerindeki baskıyı artırıyor.
Faiz yükü savunma bütçesini geride bıraktı
Ülkenin mali tablosundaki en çarpıcı değişim, rekor seviyeye ulaşan borçlanma maliyetlerinde kendini gösteriyor. 2026 mali yılının ilk dokuz ayında 1,36 trilyon dolarlık bütçe açığı veren federal hükümetin aynı dönemdeki net faiz ödemeleri 827 milyar dolara ulaştı. Bu rakam, 713 milyar dolarlık devasa ulusal savunma bütçesini geride bırakarak sosyal güvenlik harcamalarının ardından ikinci sıraya yerleşti. 2022 yılının ocak ayında 30 trilyon dolar bandında olan kamu borcunun sadece dört buçuk yıl gibi kısa bir sürede 40 trilyon dolara fırlaması, ABD ekonomisinin giderek daha kırılgan bir mali zemin üzerinde durduğunun en net göstergesi olarak değerlendiriliyor.
'Sürdürülemez rota' ve iç siyasetteki yankıları
Washington'daki gidişatı değerlendiren önde gelen ekonomi ve politika uzmanları, mevcut tablonun Amerikan halkının yaşam maliyetlerini doğrudan artırdığı ve ülkeyi olası küresel çalkantılara karşı savunmasız bıraktığı konusunda hemfikir. Kamu borcunun ülke ekonomisinin boyutunu aştığına ve bütçe açığının gayrisafi yurt içi hasılaya (GSYH) oranının hedeflenenin iki katına çıktığına dikkat çeken analistler, bu rotayı "sürdürülemez" olarak nitelendiriyor. Artan eleştiriler ve uyarılar karşısında Beyaz Saray yönetimi ise mali disiplin vizyonunu ön plana çıkarıyor. Başkan Donald Trump yönetiminin, artan borç yükünü eski Başkan Joe Biden dönemindeki mali yönetim zafiyetlerine bağladığını belirten Beyaz Saray yetkilileri; israf ve yolsuzlukları keserek ekonomik büyümeyi hızlandırma ve borç-GSYH oranını yeniden sürdürülebilir bir seviyeye çekme taahhüdünde bulunuyor.