ABD ve İran arasındaki jeopolitik fay hatları, karşılıklı askeri saldırılarla yeniden kırıldı. ABD güçlerinin, Hürmüz Boğazı'na mayın döşendiği gerekçesiyle İran'ın Larak Adası'ndaki fırlatıcılarını hedef almasına, Tahran yönetimi Ürdün'deki iki ABD hava üssüne füze saldırısı düzenleyerek karşılık verdi. Bir aydır devam eden ekonomik baskı sürecinin ardından gelen bu ilk doğrudan askeri çatışma, Orta Doğu'daki tansiyonu aniden zirveye taşıdı. Olayın ardından değerlendirmelerde bulunan ABD Başkanı Donald Trump, İran füzelerinin hava savunma sistemlerince etkisiz hale getirildiğini belirterek, Washington'un bu adıma "sert bir karşılık" vereceğini ilan etti. Trump, durumun topyekûn bir savaş anlamına gelmediğini vurgulasa da, ekonomisi ve ordusu zayıflamış bir ülke olarak nitelendirdiği İran'a yönelik askeri misilleme seçeneklerinin masada olduğunun altını çizdi.
Diplomatik restleşme ve BM'den itidal çağrısı
Washington'dan gelen misilleme tehditlerine karşı Tahran cephesi de taviz vermeyen bir tutum sergiliyor. İranlı diplomatik ve askeri kaynaklar, yaşanan son çatışmayı "sınırlı ve kontrollü bir yüzleşme" olarak nitelendirirken, ABD'nin olası yeni bir saldırısına çok daha sert bir karşılık verileceği uyarısında bulundu. Artan askeri hareketliliğin bölgesel bir kaosa dönüşme riskine karşı harekete geçen Birleşmiş Milletler (BM) ise tarafları acil itidale davet etti. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, Orta Doğu'da istikrarın yeniden tesisi için askeri seçeneklerin terk edilerek derhal diplomatik müzakerelere dönülmesi gerektiğini vurguladı.
Ekonomik kıskaç ve Hürmüz'de seyrüsefer krizi
Sahadaki askeri tırmanış, ABD'nin İran'a yönelik giderek daralan ekonomik ablukasıyla eş zamanlı ilerliyor. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, İran'ın son askeri hamlelerini "ağırlaşan ekonomik çöküşün getirdiği bir hırçınlık" olarak yorumlayarak, İran petrolü alan üçüncü ülkelere yönelik ikincil yaptırımların özellikle bankacılık sektörünü hedef alacak şekilde her hafta artırılacağını duyurdu. Washington'un liman ablukalarıyla Tahran'ı taviz vermeye zorlama stratejisi, küresel enerji ticaretinin şahdamarı olan Hürmüz Boğazı'ndaki seyrüsefer güvenliğini de felç etmiş durumda.
İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun boğazın güneyinde bir süpertankerin mayınlara çarparak alev aldığını iddia etmesi (ki ABD bu iddiayı yalanladı) ve Birleşik Krallık Deniz Ticareti Operasyonları (UKMTO) kurumunun Umman açıklarında bir başka tankerin roketlerin hedefi olduğunu raporlaması, bölgedeki ticari deniz trafiğine ağır darbe vurdu. Tarafların Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrol iddiaları çatışırken, küresel veri analizlerine göre boğazdan geçen ticari gemi sayısının günlük beş seviyesine kadar gerilemesi uluslararası enerji piyasalarındaki endişeleri derinleştiriyor.