Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasındaki gerilim, Washington'un Tahran'ı küresel finans sisteminden tamamen izole etmeyi amaçlayan yeni yaptırım paketiyle tehlikeli bir boyuta ulaştı. ABD Hazine Bakanlığı; İran ekonomisinin temel dayanakları olarak görülen dijital varlıklar, teknoloji, altın, havacılık ve deniz taşımacılığı sektörlerini kapsayan genişletilmiş yaptırımları resmen yürürlüğe koydu. Kara para aklama veya yaptırımları delme girişiminde bulunan tüm yabancı kurum ve kuruluşların dolar bazlı finansal sistemden dışlanacağı uyarısında bulunulan yeni strateji kapsamında, onlarca kişi ve uluslararası şirket kara listeye alındı. ABD Başkanı Donald Trump'ın küresel liderlerle doğrudan temas kurarak İran ile ticari ilişkilerin sonlandırılmasını talep ettiği bildirilirken, bu adımlar Tahran'ın mali kaynaklarını kurutmaya yönelik sistematik bir ekonomik savaşın başlangıcı olarak değerlendiriliyor.
Tahran'dan karşı taarruz ve "savaş nedeni" çıkışı
Washington'un ekonomik baskı kampanyasına İran cephesinden gelen eşgüdümlü yanıtlar, krizin boyutunun finansal çerçeveyi aşarak jeopolitik bir çatışmaya dönüşebileceğini gösteriyor. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD'nin zorbalık politikalarının süreci yalnızca daha da karmaşıklaştıracağını belirterek diplomatik tutum değişikliği çağrısında bulunurken, ülkenin güvenlik ve ekonomi bürokrasisinden çok daha sert uyarılar geldi. İranlı yetkililer, ülkenin artık savunma pozisyonundan çıkarak ekonomik ve stratejik bir karşı taarruza hazırlandığını vurguladı. ABD'nin ekonomik savaşına destek veren veya yaptırımlara katılan her ülkenin eylemini "savaş nedeni" (casus belli) sayacaklarını ilan eden Tahran yönetimi, İran'ın altyapısına yönelik olası bir tehditte ABD'nin hayati çıkarlarının ve küresel enerji dar boğazlarının ağır darbeler alacağı yönünde net bir gözdağı verdi.
Hürmüz Boğazı'nda kurumsal abluka ve enflasyon riski
İki ülke arasında şubat ayından bu yana artan karşılıklı misillemelerin son halkası olan bu ekonomik savaş, küresel enerji tedarik zincirinin merkez üssü Hürmüz Boğazı'nı fiilen kilitledi. Jeopolitik analistlere göre İran, stratejik su yolunda kurduğu yeni yönetim otoritesi aracılığıyla geçiş yapan her gemiyi denetime tabi tutan kurumsal bir abluka mekanizması geliştirdi. Bölgedeki askeri yığınağın ve yeni denetim kurallarının etkisiyle, boğazdan geçen ticari gemi sayısının son ayların en düşük seviyesine inmesi uluslararası tedarik zincirlerinde alarm zillerinin çalmasına neden oldu.
Öte yandan, uluslararası finans uzmanları ve ABD Merkez Bankası (Fed) yetkilileri, uygulanan yaptırımların bir bumerang etkisi yaratarak Amerikan ekonomisini ve küresel piyasaları vurabileceği uyarısında bulunuyor. Çatışmanın uzaması ve İran'ın enerji koridorlarındaki misillemelerini artırması halinde; halihazırda yükseliş trendinde olan akaryakıt fiyatlarının, lojistik maliyetlerinin ve küresel enflasyonun kontrol edilemez bir noktaya ulaşmasından endişe ediliyor.





