Güneydoğu Asya Uluslar Birliği (ASEAN) üyesi 11 ülkenin dışişleri bakanları ve küresel aktörler, ABD ile İran arasında yeniden alevlenen çatışmaların yarattığı belirsizlik ortamında Filipinler'in başkenti Manila'da toplandı. Washington ve Tahran arasındaki gerilimin küresel petrol ticaretinin beşte birinin yapıldığı Hürmüz Boğazı'ndaki enerji tedarik yollarını tehlikeye atması, zirvenin en kritik uluslararası gündem maddesi konumunda. Körfez bölgesinden gelen enerji kaynaklarına büyük ölçüde bağımlı olan Güneydoğu Asya ülkeleri, enflasyon ve küresel büyüme üzerindeki olası ekonomik sarsıntılara karşı ortak bir diplomatik zemin arıyor.
Zirveye katılan diplomatlar, sınırları dışındaki bu küresel krizin yanı sıra kendi bölgelerindeki kronikleşmiş sorunlara da çözüm bulmaya çalışıyor. Askeri darbenin ardından beş yıldır devam eden Myanmar'daki iç savaş, ASEAN'ın barış girişimlerinin şu ana dek sonuç vermemesi nedeniyle bakanların gayriresmi istişarelerinde öncelikli olarak ele alınacak. Aynı zamanda, Çin ve ASEAN ülkelerinin yaklaşık on yıldır üzerinde uzlaşmaya çalıştığı Güney Çin Denizi'ndeki çatışmaları önlemeye yönelik davranış kuralları da gündemin diğer ana başlığını oluşturuyor.
Toplantıya ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi de katılıyor. Zirve öncesinde Filipinler ile Çin sahil güvenlik güçleri arasında İkinci Thomas Sığı (Second Thomas Shoal) yakınlarında yaşanan gerilim, bölgedeki tansiyonu yeniden yükseltti. ABD yönetimi, müttefiki Filipinler'e destek vererek Çin'in eylemlerini "tehlikeli" olarak nitelendirdi. Manila'ya varışında yayımladığı bir makalede isim vermeden Pekin'i eleştiren ABD Dışişleri Bakanı Rubio, ticaretin jeopolitik bir silah olarak kullanılması durumunda hem ABD hem de ASEAN ülkelerinin egemenlikleri ve ekonomik gelecekleri için ciddi tehditlerle yüzleşeceği uyarısında bulundu. Rubio, seyrüsefer özgürlüğünün garanti altında olmadığını belirterek Washington'ın bölgedeki müttefiklerine yönelik taahhütlerine bağlı kalacağını vurguladı.