Sadece İran vatandaşlarını kapsayan bu uygulamadan, halihazırda vize sahibi olan yaklaşık 6 bin 800 kişinin etkilenmesi bekleniyor.
Avustralya İçişleri Bakanı Tony Burke konuyla ilgili yaptığı açıklamada, Avustralya'da kalıcı ikametgaha yönelik adımların tatil rezervasyonlarının tesadüfi bir sonucu olmaması, hükümetin bilinçli kararlarına dayanması gerektiğini ifade etti. Hızla değişen küresel koşullar ortasında ulusal çıkarlar doğrultusunda hareket ettiklerini belirten Burke, uygulamanın durumu doğru bir şekilde değerlendirmek için zaman kazandıracağını söyledi. Karar kapsamında Avustralya vatandaşlarının eşleri ve çocukları için istisnalar uygulanırken, ebeveynler için de duruma göre esneklik sağlanabileceği belirtildi.
Hükümetin bu adımı, ülkedeki insan hakları savunucuları ve muhalif siyasiler tarafından eleştiriyle karşılandı. Sığınmacı Kaynak Merkezi Başkan Yardımcısı Jana Favero, insanların güvenliğe en çok ihtiyaç duyduğu bir dönemde kapıların kapatılmasını ahlaki bir eksiklik olarak nitelendirdi. Bağımsız Milletvekili Zali Steggall ise yasal yollarla elde edilmiş vizelerin iptal edilmesinin göç sistemine olan güveni zedelediğini ve bu durumun tehlikeli bir emsal oluşturduğunu savundu.
Karara bir diğer tepki de Yeşiller Partisi'nden geldi. Yeşiller Senatörü David Shoebridge, İşçi Partisi hükümetinin tutumunu eleştirerek, vize yasağının hükümetin İran halkının güvenliğini önemsediğine dair söylemleriyle çeliştiğini ifade etti. Avustralya hükümeti, bu ayın başlarında tartışmalı göç yasasını geçirmiş, aynı gün İran kadın futbol heyetinden yedi üyeye insani vize vermişti. Bu üyelerden beşinin daha sonra kendi istekleriyle İran'a döndüğü bildirilmişti.