Küresel tekstil endüstrisinin en önemli üretim merkezlerinden biri olan Bangladeş, tarihinin en ağır doğal gaz ve enerji krizlerinden biriyle mücadele ediyor. Ülke ihracat gelirlerinin yüzde 80'ini oluşturan hazır giyim sektöründeki yüzlerce fabrikanın üretim kapasitesini düşürmesi veya tamamen kepenk kapatması, küresel tedarik zincirinde ciddi aksamalara zemin hazırlıyor. Ekonomik krizin yıkıcı etkileri yalnızca tekstil sektörüyle sınırlı kalmıyor; tarım ülkesi olan Bangladeş'in gıda güvenliği de büyük bir tehlike altında. Bir dönem günde bin tondan fazla üre gübresi üreterek 170 milyonluk nüfusun tarımsal ihtiyaçlarını karşılayan devlete ait Ashuganj fabrikası başta olmak üzere, ülkedeki en büyük altı gübre üretim tesisinin faaliyetleri gaz yetersizliği nedeniyle durduruldu. Bu durum, on binlerce sanayi işçisini işsiz bırakırken tarımsal üretimin geleceğine dair uluslararası endişeleri artırıyor.
İhmaller ve jeopolitik çatışmaların ağır faturası
Ülkeyi felce uğratan bu çok boyutlu enerji krizinin temelinde, hem geçmiş yıllara dayanan stratejik iç politika hataları hem de küresel çatışmalar yatıyor. 2018 yılına kadar doğal gaz ihtiyacının büyük bir kısmını kendi iç kaynaklarından karşılayan Bangladeş, yaşlanan gaz sahalarının tükenmesi ve yeni arama faaliyetlerine yeterli yatırım yapılmaması nedeniyle dışa bağımlı hale geldi. Mevcut Enerji Bakanlığı yetkilileri, 2024 yılındaki devrimle devrilen Şeyh Hasina hükümetini yeni kuyular açmayarak ülkeyi ithalata mahkum etmekle suçluyor.
İç siyasetteki bu stratejik vizyonsuzluk, dışarıda patlak veren jeopolitik krizlerle birleşince tablo daha da ağırlaştı. Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasında tırmanan ve Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğini büyük ölçüde kısıtlayan çatışmalar, Bangladeş'in Orta Doğu'dan (özellikle Katar'dan) tedarik ettiği sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) sevkiyatlarına ağır bir darbe indirdi. İthal LNG'yi işleyen yüzer depolama ve gazlaştırma ünitelerinden birinin teknik bir arıza nedeniyle devre dışı kalması da mevcut arz açığını içinden çıkılmaz bir hale getirdi.
Günlük yaşamda karantina etkisi ve alternatif arayışları
Sanayide çarkların durmasına neden olan enerji açığı, ülkenin sivil altyapısını ve günlük yaşamını da tamamen felç etmiş durumda. Doğal gaz tüketiminin dörtte üçünü gerçekleştiren elektrik santrallerinin ve sanayi tesislerinin talebi karşılayamaması nedeniyle ülke çapında düzenli elektrik kesintileri uygulanıyor. Alışveriş merkezlerinin erken kapatılması gibi enerji tasarrufu önlemleri devreye sokulurken; özellikle kırsal kesimdeki haneler yemek pişirebilmek için odun ateşine dönmek zorunda kaldı. Toplu taşımada kilit rol oynayan gazlı araç sürücülerinin yakıt kuyruklarında saatlerce beklemesi zaman zaman sokak protestolarına dönüşüyor.
Kısa vadede hızlı bir çözüm bulunamaması nedeniyle Dakka yönetimi, offshore ihale turları başlatarak denizde yeni arama kuyuları açmayı ve LNG terminallerini genişletmeyi planlıyor. Ancak uzmanlar, tek bir kuyunun maliyetinin milyonlarca doları bulduğunu ve üretime geçilmesinin uzun yıllar alacağını belirterek, asıl ve kalıcı çözümün yenilenebilir enerji altyapısına yapılacak yapısal yatırımlarda yattığına dikkat çekiyor.