Küresel enerji piyasalarının kilit noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı'ndaki krizin çözümüne yönelik kritik bir diplomatik adım atıldı. İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, uluslararası deniz trafiğinin durmasına neden olan gerilimi sonlandırmak amacıyla hazırlanan iki günlük eylem planını kabul ettiklerini açıkladı. Ancak Tahran yönetiminin bu stratejik su yolunu yeniden ulaşıma açması, Amerika Birleşik Devletleri'nin önceden belirlenen diplomatik ve ekonomik yükümlülükleri yerine getirmesi şartına dayanıyor.

Almanya'da yağma: Frankfurt'ta mağazalar hedef alındı
Almanya'da yağma: Frankfurt'ta mağazalar hedef alındı
İçeriği Görüntüle

Krizin çözümü için iki günlük yol haritası

Erakçi'nin kamuoyuyla paylaştığı diplomatik uzlaşı metni, karşılıklı ve sıralı adımları içeriyor. Planın ilk aşamasında Washington yönetiminin; İran'ın dondurulmuş uluslararası fonlarını serbest bırakması, deniz ablukasını kaldırması ve ülkenin petrol ihracatına yönelik muafiyetleri devreye alması öngörülüyor. ABD'nin bu taahhütleri ilk gün içinde yerine getirmesinin ardından, planın ikinci gününde Hürmüz Boğazı'nın uluslararası geçişlere yeniden açılarak küresel deniz trafiğinin tamamen normale dönmesi hedefleniyor.

Masaya dönüş ve "çift yönlü" strateji

Boğazdaki krizin aşılması, aynı zamanda iki ülke arasındaki geniş çaplı diplomatik temasların da ön koşulu konumunda bulunuyor. Washington ile yeni bir müzakere sürecinin başlamasını tamamen bu iki günlük planın başarıyla tamamlanmasına bağlayan Erakçi, resmi görüşmelerin ancak Hürmüz Boğazı'nın açılmasından sonra gündeme gelebileceğinin altını çizdi. Krizin çözümünde topun ABD'de olduğunu vurgulayan ve Washington'dan akılcı bir diplomatik yaklaşım beklediklerini belirten Tahran yönetimi, sürecin gidişatına göre hem diplomasi kanallarını işletmeye hem de savunma senaryolarını devreye sokmaya tam hazırlıklı oldukları mesajını verdi.