İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 27 Ekim'de gerçekleştirilecek genel seçimler öncesinde iç siyasette kendisine yöneltilen "savaş kışkırtıcılığı" eleştirilerine yanıt vererek, İran'a yönelik önleyici bir askeri operasyon arayışında olmadıklarını duyurdu. Siyasi rakiplerinin kendisini oy uğruna askeri bir çatışma yaratmakla suçladığına dikkat çeken Netanyahu, böyle bir adımın şu anki konjonktürde İsrail'in çıkarlarına hizmet etmeyeceğini vurguladı. Şubattan bu yana ABD ile İran arasında devam eden ve zaman zaman İsrail'in de doğrudan hedef olduğu çatışma sarmalına atıfta bulunan Başbakan, seçim öncesinde Tahran veya bölgesel vekil güçlerinden gelebilecek olası bir saldırıya ise en sert şekilde karşılık verecekleri uyarısını yineledi. Başbakan, haziran ayından bu yana doğrudan bir çatışmanın yaşanmadığı İran'a yönelik seçim sonrası olası askeri planlar veya Washington yönetimiyle yürütülen diplomasi hakkında ise ayrıntı vermekten kaçındı.
Körfez'de tırmanan gerilim ve Riyad ile örtülü diplomasi
Orta Doğu'daki krizin bir diğer cephesi olan Körfez bölgesinde ise İran destekli Husilerin saldırıları bölgesel güvenlik dengelerini sarsmaya devam ediyor. Geçtiğimiz hafta Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'daki havalimanına düzenlenen ve 13 kişinin hayatını kaybettiği Husi saldırısının ardından, İsrail'in Riyad yönetimine askeri destek sağlayıp sağlamadığı sorusu uluslararası basının gündemine taşındı. Netanyahu, bu konuda doğrudan bir doğrulama yapmaktan kaçınırken, İsrail'in elde ettiği askeri başarıların ardından Orta Doğu'daki birçok ülkenin güvenlik arayışıyla kendilerine yöneldiğini ifade etmekle yetindi.
Lübnan cephesinde 'kalıcı güvenlik bölgesi' uyarısı
Bölgesel savaş riskinin en yüksek olduğu cephelerden biri olan Güney Lübnan'da ise İsrail ordusunun kalıcı toprak kontrolü tehdidi en üst düzeyde dile getirildi. İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, halihazırda İsrail güçlerinin Güney Lübnan'da işgal ettiği bölgeden Hizbullah'a seslenerek olası bir saldırının faturasının ağır olacağını belirtti. Katz, Hizbullah'ın yeni bir cephe açması durumunda Nebatiye ve Litani bölgelerinin de İsrail'in "kalıcı güvenlik bölgesine" dahil edilerek ilhak edileceği tehdidinde bulunurken, İsrail ordusunun bu yönde kapsamlı bir kara manevrası için tüm hazırlıklarını tamamladığını ilan etti.




