Güneydoğu Asya ülkesi Kamboçya, on yıllardır sivil halkın hayatına mal olan ve ülkenin sosyoekonomik gelişimini sekteye uğratan savaş kalıntılarına karşı nihai bir temizlik operasyonuna hazırlanıyor. Kamboçya hükümeti; kara mayınları, küme bombaları ve diğer patlayıcı savaş kalıntılarını (ERW) ülke topraklarından tamamen silmeyi amaçlayan 2026-2035 Ulusal Mayın Eylem Politikası'nı kamuoyuna duyurdu. Açıklanan kapsamlı yol haritası, siviller için her gün hayati tehlike oluşturan ölümcül arazilerin tamamen güvenli hale getirilmesi ve ülkenin geçmişin karanlık gölgesinden kurtulması için kritik bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
2035'e kadar "sıfır mayın" hedefi
Yeni stratejik plan kapsamında, tespit edilen tüm kara mayınlarının 2030 yılına kadar, küme mühimmatları ve öncelikli patlayıcı kalıntı alanlarının ise 2035 yılına kadar kademeli olarak tamamen temizlenmesi hedefleniyor. Kamboçya Mayın Eylemi ve Mağdur Yardım Otoritesi (CMAA) Birinci Başkan Yardımcısı Ly Thuch, yeni politikanın ülkeyi ölümcül mühimmatlardan arındırmak için kesin ve bağlayıcı bir çerçeve sunduğunu vurguladı. Ülkede 1992 yılından bu yana yürütülen aralıksız çalışmalar sonucunda 3 bin 500 kilometrekareyi aşkın alan temizlenerek 1 milyondan fazla anti-personel mayını imha edilse de, yetkililer halihazırda bin 750 kilometrekarelik devasa bir alanın halen ölümcül mühimmatlarla kirlenmiş durumda olduğuna dikkat çekiyor.
Savaşın ağır insani bilançosu
Kamboçya'nın mayın temizleme çabalarını bu denli uzun vadeli bir devlet politikası haline getirmesinin ardında yatan asıl neden ise patlamamış mühimmatların yarattığı korkunç insani bilanço. Resmi verilere göre, 1979 yılından 2026'nın ortalarına kadar geçen süreçte kara mayınları ve savaş kalıntıları nedeniyle yaklaşık 20 bin kişi hayatını kaybederken, 45 bini aşkın Kamboçyalı yaralandı veya uzuvlarını kaybetti. Uluslararası gözlemciler, yürürlüğe giren yeni eylem planının hem bu trajik bilançonun büyümesini durduracağını hem de kırsal kesimdeki tarım arazilerinin güvenle kullanıma açılarak ekonomik kalkınmaya ivme kazandıracağını belirtiyor.




