Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde (KDC) mayıs ortasından bu yana devam eden ölümcül Ebola salgını, bölgesel sağlık sistemini ve insani krizle mücadele kapasitesini zorlamaya devam ediyor. Ülke Sağlık Bakanlığı'nın yayımladığı son verilere göre salgında hayatını kaybedenlerin sayısı 3 bin 901'e ulaşırken, toplam vaka sayısı da 8 bin 67'ye yükseldi. Yedi ayrı eyaletteki 63 sağlık bölgesine yayılan salgın, uluslararası toplumun tüm müdahalelerine rağmen sahadaki güvenlik zafiyetleri ve sağlık altyapısındaki çöküş sebebiyle kontrol altına alınamıyor.

Aşısı olmayan nadir varyant tehdidi

Trump'tan Ukrayna'ya Patriot üretim lisansı
Trump'tan Ukrayna'ya Patriot üretim lisansı
İçeriği Görüntüle

Salgını küresel ölçekte son derece tehlikeli kılan temel unsur, hastalığa onaylanmış bir aşısı veya spesifik bir tedavisi bulunmayan nadir "Bundibugyo" virüs varyantının yol açması. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), özellikle sağlık tesislerine ulaşamadan toplum içinde gerçekleşen ölümlerin yüksekliğine dikkat çekerek, bu durumun vakaların tespiti ve tıbbi bakıma erişimdeki ağır gecikmelerden kaynaklandığını vurguluyor. Sağlık hizmetlerine erişimin kısıtlı olması, virüsün tespit edilemeden yayılmasına ve ölüm oranlarının ivme kazanmasına zemin hazırlıyor.

Saha şartları ve sağlık altyapısındaki çöküş

Virüsle ön saflarda mücadele eden sağlık çalışanları da krizin en ağır yükünü üstleniyor. Afrika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (Africa CDC), salgının başından bu yana 50 sağlık personelinin yaşamını yitirdiğini bildirdi. Öte yandan birikmiş maaş ödemeleri nedeniyle yaşanan grevler, devam eden armed çatışmalar ve kitlesel nüfus hareketleri salgın yönetimini neredeyse imkansız hale getiriyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre, kaynakların tamamen Ebola mücadelesine kaydırılması sebebiyle salgının merkez üslerinden Ituri eyaletindeki temel sağlık hizmetlerinde yüzde 13'lük bir gerileme yaşandı. Bazı bölgelerde vaka artış hızı yavaşlama gösterse de, güvenlik eksikliği ve sistemik yetersizlikler krizin derinleşmesine neden oluyor.