Güneydoğu Asya'da askeri cunta yönetimi ile etnik silahlı gruplar arasında süren iç savaş, sivil yerleşim alanlarını hedef alan operasyonlarla yeni bir tırmanma evresine girdi. Myanmar ordusuna ait bir savaş uçağının ülkenin batısındaki Rakhine (Arakan) eyaletinde bölgenin ana ticaret merkezlerinden biri olan sivil pazara düzenlediği hava bombardımanında en az 49 kişi hayatını kaybetti, 22'si ağır olmak üzere 58 kişi yaralandı. Güneydoğu Asya'daki bölgesel güvenlik dengelerini ve insani durumu daha da ağırlaştıran bu gelişme, 2021 yılındaki askeri darbeden bu yana sivil can kayıplarının en yüksek olduğu münferit saldırılardan biri olarak öne çıkıyor.
Stratejik noktada sivil kaybı ve misilleme uyarısı
Bölgedeki ana toptan satış merkezi olarak faaliyet gösteren pazar yerinin hedef alınması, ticaret yollarını ve sivil tedarik hatlarını doğrudan felç etti. Yerel kaynaklar ve kurtarma ekipleri, gündüz saatlerinde gerçekleşen saldırıda bir savaş uçağının pazar alanına iki bomba bıraktığını, yaşamını yitirenlerin büyük çoğunluğunu tüccarlar, alışveriş yapan siviller ve yayaların oluşturduğunu doğruladı. Bölgenin kontrolünü elinde bulunduran ve etnik azınlığın özerkliği için mücadele eden Arakan Ordusu, sivil yerleşimin kasten hedef alındığını belirterek cunta yönetimine karşı etkili misilleme tedbirleri alacağını duyurdu. Askeri yönetim ise konuya ilişkin resmi bir açıklama yapmazken, geçmişte benzer operasyonları "terörle mücadele" ve meşru askeri hedeflere yönelik adımlar olarak savunmuştu.
Derinleşen siyasi kaos ve bölgesel insani kriz
Myanmar'da 1 Şubat 2021'de seçilmiş hükümetin darbeyle devrilmesinden bu yana ülke genelinde yayılan armed direnç, cunta üzerindeki saha baskısını her geçen gün artırıyor. Özellikle Kasım 2023'te başlattığı geniş çaplı taarruzla Rakhine eyaletindeki 17 ilçeden 14'ünün kontrolünü sağlayan Arakan Ordusu'nun stratejik kazanımları, askeri yönetimin bölgedeki ticaret hatlarına ağır kısıtlamalar getirmesine ve hava bombardımanlarını yoğunlaştırmasına yol açtı. Daha önce hastanelerin ve sivil altyapıların da hedef alındığı eyalette, tırmanan çatışmalar ve derinleşen gıda sıkıntısı Güneydoğu Asya genelinde yeni bir insani kriz ve mülteci dalgası riskini beraberinde getiriyor.




