<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Asya'nın Sesi</title>
    <link>https://asyaninsesi.com.tr</link>
    <description>Asya'nın Sesi, habercilikte alternatif bir pencere açıyor ve dünyada yaşanan gelişmeleri Asya perspektifinden sunuyor. Dış haberler, ekonomi, jeopolitik, bilim, teknoloji, kültür, sanat, yaşam tarzı gibi birçok alanda alışılagelmişin dışında bir bakış açısıyla yeni ufukları keşfetmenize imkân sağlıyor.
Asya'nın Sesi'ni takip edin, gelecekten haberdar olun.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://asyaninsesi.com.tr/rss/ekonomi" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Tüm hakları saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 19 Apr 2026 12:50:56 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://asyaninsesi.com.tr/rss/ekonomi"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Küresel piyasalarda temkinli hava hakim]]></title>
      <link>https://asyaninsesi.com.tr/kuresel-piyasalarda-temkinli-hava-hakim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://asyaninsesi.com.tr/kuresel-piyasalarda-temkinli-hava-hakim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Küresel piyasalarda, ABD ile İran arasında uzlaşı sağlanabileceğine yönelik iyimserlik sürerken, yatırımcıların hafta sonu öncesinde pozisyon azaltma eğilimi nedeniyle risk iştahı zayıf seyrediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Orta Doğu'daki jeopolitik gelişmeler küresel piyasalardaki fiyatlamalar üzerinde belirleyici olmaya devam ediyor. ABD ile İran arasında kalıcı bir ateşkes sağlanmasına yönelik görüşmelerden olumlu sonuç alınabileceğine dair iyimserlik korunurken, yatırımcıların sürece ilişkin daha fazla netlik arayışı ve hafta sonu boyunca gelebilecek haber akışına karşı temkinli duruşu risk iştahını sınırlıyor.</p>

<p>ABD Başkanı Donald Trump, İsrail ile Lübnan'ın 10 günlük bir ateşkes konusunda mutabık kaldıklarını belirterek, İran'la anlaşma yapmaya da çok yakın olduklarını söyledi.</p>

<p>Analistler, piyasalarda zayıf da olsa "barış" fiyatlamalarının devam ettiğini, ancak nükleer program, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması ve petrol fiyatlarının yüksek seyrini koruması gibi başlıklarda süregelen belirsizliklerin kısa vadede ortadan kalkmasının zor olduğunu ifade etti.</p>

<p>Taraflar arasında sağlanan ateşkes risk algısını aşağı çekerken, savaşın makroekonomik görünüme etkilerinin geçici mi yoksa daha kalıcı ve büyüme üzerinde baskı oluşturacak nitelikte mi olacağına yönelik belirsizlikler devam ediyor.</p>

<p>Analistler, petrol arzının belirli bir coğrafyada yoğunlaşması nedeniyle jeopolitik tansiyonun yükseldiği dönemlerde petrol fiyatlarında gözlenen oynaklıkların, enerji bağımlılığı yüksek ekonomileri alternatif arayışına yöneltebileceğini kaydetti.</p>

<p>Petrol arzına yönelik süregelen endişeler ise küresel enflasyon beklentilerinin yukarı yönlü şekillenmesine neden oluyor.</p>

<p>ABD ekonomisi enflasyon-resesyon ikilemi arasında yol almaya devam ederken, ABD Merkez Bankasındaki (Fed) başkanlık değişimi süreci gelecek dönemde uygulanacak para politikalarına ilişkin belirsizlikleri artırıyor.</p>

<p>ABD Senatosunun bazı Demokrat üyeleri, Trump'ın Fed başkanlığına aday gösterdiği Kevin Warsh'un atanma sürecinin, Fed Başkanı Jerome Powell ve Yönetim Kurulu Üyesi Lisa Cook hakkında yürütülen soruşturmalar kapatılana kadar durdurulmasını talep etti.</p>

<p>Mevcut gelişmelerin yanında Fed yetkililerinin de birbirinden ayrışan sözle yönlendirmeleri, bankanın önümüzdeki dönemlerde atacağı politika adımlarına yönelik beklenti oluşumunu güçleştiriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Makroekonomik veri tarafında, ABD'de ilk kez işsizlik maaşı başvurusunda bulunanların sayısı, 11 Nisan ile biten haftada 207 bine gerileyerek beklentilerin altında gerçekleşti. ABD'de sanayi üretimi de martta aylık bazda yüzde 0,5 azaldı.</p>

<h2>New York borsasında endeksler rekor seviyeden kapandı</h2>

<p>Bu gelişmelerle ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,28'de, dolar endeksi yatay seyirle 98,2 seviyesinde bulunuyor. Tahvil faizlerindeki ılımlı yükseliş finansal koşulların tamamen gevşemediğini gösteriyor. Altının onsu yüzde 0,1 artışla 4 bin 794 dolarda işlem görürken, Brent petrolün varil fiyatı yüzde 0,2 düşüşle 94 dolarda seyrediyor.</p>

<p>Söz konusu gelişmelerle S&amp;P 500 endeksi yüzde 0,26, Nasdaq endeksi yüzde 0,36 ve Dow Jones endeksi de yüzde 0,24 yükseldi. S&amp;P 500 ve Nasdaq endeksleri kapanış rekorlarını tazeledi. ABD'de endeks vadeli kontratlar güne karışık başladı.</p>

<h2>Avro Bölgesi karışık seyretti</h2>

<p>Avrupa borsalarında dün karışık bir seyir öne çıkarken, Avro Bölgesinde mart ayında enflasyonun hızlanması dikkati çekti. Bölgede enflasyon yıllık bazda yüzde 2,6, aylık bazda da yüzde 1,3 ile beklentilerin üzerinde gerçekleşti.</p>

<p>Bölgede enerji tedarikine yönelik endişeler sürerken, enerji fiyatlarındaki oynaklığın enflasyon üzerindeki etkileri de belirginleşiyor. Bu kapsamda, aylık enflasyona en büyük katkının ulaşım kaleminden gelmesi dikkati çekti.</p>

<p>Avro Bölgesinde bugün dış ticaret ve cari işlemler dengesi verileri takip edilecek.</p>

<p>İngiltere ekonomisi ise şubatta aylık bazda yüzde 0,5 ile piyasa beklentilerinin üzerinde büyüdü. Öte yandan Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, Google'a arama motoru verilerini üçüncü taraflarla paylaşmasını teklif etti.</p>

<p>İngiltere Merkez Bankası (BoE) Para Politikası Kurulu üyesi Alan Taylor, ABD/İsrail-İran savaşının neden olduğu yüksek enerji maliyetlerinin ekonominin geneline yansıması konusunda daha fazla netlik bekleyen merkez bankasının, borçlanma maliyetlerindeki değişiklik konusunda beklemede kalması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Bu gelişmelerle, İngiltere'de FTSE 100 endeksi yüzde 0,29 ve Almanya'da DAX 40 endeksi yüzde 0,36 yükseldi. Fransa'da CAC 40 endeksi yüzde 0,14 ve İtalya'da FTSE MIB 30 endeksi ise yüzde 0,27 düştü. Avrupa'da endeks vadeli kontratlar güne karışık başladı.</p>

<h2>Asya borsalarında satıcılı bir seyir hakim</h2>

<p>Asya borsalarında Orta Doğu'daki gerilimlerin azalacağı beklentileri mevcudiyetini korumasına karşın, yatırımcıların hafta sonu öncesinde riskten kaçış eğiliminin öne çıkmasıyla satıcılı bir seyir hakim.</p>

<p>Japonya Merkez Bankası (BoJ) Başkanı Kazuo Ueda, Washington'da düzenlenen IMF ve Dünya Bankası Bahar Toplantıları kapsamında düzenlediği basın toplantısında, faiz artışı tahminlerini sınırlayan açıklamalar yaptı.</p>

<p>Ueda Japonya'da, enflasyonun talepten ziyade olumsuz arz şokundan kaynaklandığını ve bu enflasyonu para politikasıyla kontrol altına almanın zor olduğunu kaydetti. Ueda'nın sözle yönlendirmelerinin ardından para piyasalarındaki fiyatlamalarda BoJ'a yönelik faiz artırımı tahminleri azaldı.</p>

<p>Söz konusu gelişmelerle kapanışa yakın Japonya'da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,9, Güney Kore'de Kospi endeksi yüzde 0,4, Hong Kong'da Hang Seng endeksi yüzde 1,3 ve Çin'de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,3 düştü.</p>

<h2>S&amp;P'nin beklenen Türkiye değerlendirmesi takip edilecek</h2>

<p>Dün satış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,36 değer kaybederek 14.201,05 puandan tamamladı.</p>

<p>Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası'nda (VİOP) BIST 30 endeksine dayalı nisan vadeli kontrat ise dün akşam seansında normal seans kapanışına göre yüzde 1,36 yükseldi.</p>

<p>Dolar/TL, dünü 44,8040'tan tamamlarken, bugün bankalararası piyasanın açılışında önceki kapanışın yüzde 0,1 üzerinde 44,8520'den işlem görüyor.</p>

<p>Öte yandan bu akşam uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu S&amp;P'nin beklenen Türkiye değerlendirmesi takip edilecek.</p>

<p>Analistler, bugün yurt içinde TCMB'nin piyasa katılımcıları anketi, kısa vadeli dış borç istatistikleri ve konut satış istatistikleri, yurt dışında ise Avro Bölgesi'nde cari işlemler dengesi ve dış ticaret dengesi verilerinin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 14.100 ve 14.000 puanın destek, 14.300 ve 14.400 puanın ise direnç konumunda olduğunu kaydetti.</p>

<p>Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle:</p>

<p>10.00 Türkiye, nisan ayı piyasa katılımcıları anketi</p>

<p>10.00 Türkiye, şubat ayı kısa vadeli dış borç istatistikleri</p>

<p>10.00 Türkiye, mart ayı konut satışları</p>

<p>11.00 Avro Bölgesi, şubat ayı cari işlemler dengesi</p>

<p>12.00 Avro Bölgesi, şubat ayı dış ticaret dengesi</p>

<p>Türkiye, S&amp;P'nin kredi derecelendirme raporunu açıklaması bekleniyor</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://asyaninsesi.com.tr/kuresel-piyasalarda-temkinli-hava-hakim</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 09:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asyaninsesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/asyaninsesi-com-tr/uploads/2026/04/gorsel-2026-04-17-094800214.png" type="image/jpeg" length="56960"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Arz şokları, nadir toprak elementlerini “yeni petrol” konumuna taşıdı]]></title>
      <link>https://asyaninsesi.com.tr/arz-soklari-nadir-toprak-elementlerini-yeni-petrol-konumuna-tasidi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://asyaninsesi.com.tr/arz-soklari-nadir-toprak-elementlerini-yeni-petrol-konumuna-tasidi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hürmüz Boğazı kaynaklı arz ve tedarik sıkıntılarının petrol ve doğal gaz fiyatlarını yükseltmesi, yenilenebilir kaynaklara yönelimi hızlandırırken bu teknolojilerin üretiminde kullanılan nadir toprak elementlerini "yeni petrol" konumuna taşıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının ardından fiilen kapanan Hürmüz Boğazı'nın küresel enerji tedarikini sekteye uğratması ve fiyatlarda sert artışlara yol açması, elektrikli araçlar ve yenilenebilir enerji yatırımlarını tercih olmaktan çıkararak ulusal güvenlik meselesi haline getiriyor.</p>

<p>Bu gelişmeler, yenilenebilir enerji teknolojilerinde kullanılan ham maddelerin stratejik önemini artırırken arzın belirli ülkelerde yoğunlaşması nadir toprak elementlerini (NTE) enerji ve ekonomik güvenlik tartışmalarının merkezine yerleştiriyor.</p>

<h2>Çin'in hakimiyeti tedarik risklerini artırıyor</h2>

<p>Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) verilerine göre, kalıcı mıknatıs üretiminde kullanılan neodimyum, praseodimyum, disprozyum ve terbiyum gibi NTE'lere olan talebin 2030'a kadar yüzde 30'dan fazla artması bekleniyor.</p>

<p>2024 itibarıyla Çin, mıknatıs tipi NTE'de küresel madencilik üretiminin yaklaşık yüzde 60'ını, rafine üretimin ise yüzde 90'ından fazlasını gerçekleştiriyor. Kalıcı mıknatıs üretiminde Çin'in payı 2005'te yüzde 50 seviyesindeyken 2024'te yüzde 90'ın üzerine çıktı.</p>

<p>Raporda, Çin'in uyguladığı ihracat kontrollerinin tek bir ülkeye bağımlı tedarik zincirlerinin kırılganlığını ortaya koyduğu ve olası kapsamlı kısıtlamaların küresel ekonomide ciddi üretim kayıplarına yol açabileceği vurgulanıyor.</p>

<h2>NTE yeni dönemin kritik girdisi haline geliyor</h2>

<p>Türkiye Kritik Mineral İnisiyatifi Kurucusu Sait Uysal, NTE'nin görece küçük bir pazar olmasına rağmen bu elementlerin kullanıldığı nihai ürünlerin trilyonlarca dolarlık bir ekonomik hacim oluşturduğunu belirtti.</p>

<p>Uysal, "Nadir toprak elementleri, geçmişte petrolün oynadığı role benzer şekilde yeni dönemin kritik girdisi konumuna yükselmiş durumda." dedi.</p>

<p>Hürmüz Boğazı gibi kritik geçiş noktalarındaki risklerle birlikte NTE tedarik zincirlerinin Çin'de yoğunlaşmasının küresel kırılganlıkları artırdığına işaret eden Uysal, bu durumun enerji dönüşümü sürecinde yeni bağımlılık alanları oluşturduğunu ifade etti.</p>

<h2>Türkiye, doğru stratejilerle Çin'in NTE tekeline alternatif olabilir</h2>

<p>Uysal, Çin'in NTE hakimiyetinin ticari avantajın ötesinde jeopolitik bir kaldıraç oluşturduğunu vurgulayarak, ülkede geçen yıl devreye alınan ihracat kontrollerinin kısa vadeli aksamalara yol açmasının küresel ekonomi açısından yapısal bir kırılganlığı ortaya koyduğunu belirtti.</p>

<p>Bu kapsamda durumun sadece enerji güvenliği değil, "enerji dönüşümünün güvenliği" meselesi olduğuna da değinen Uysal, şunları kaydetti:</p>

<p>"NTE yer kabuğunda sanıldığının aksine oldukça yaygın olup yalnızca Çin'de değil, Türkiye dahil dünyanın birçok bölgesinde önemli kaynaklar bulunmaktadır. Sorun, 'kaynak' eksikliğinden ziyade, bu kaynakları ekonomik olarak işletilebilir rezervlere dönüştürebilecek ve yüksek çevresel maliyet içeren ayrıştırma süreçlerini gerçekleştirebilecek teknolojik altyapının sınırlı olmasıdır. Çin'in bu alandaki hakimiyeti coğrafi bir avantajdan çok, 1980’lerden bu yana uyguladığı ve 'Made in China 2025' stratejisiyle güçlendirdiği uzun vadeli devlet politikalarının sonucudur. Dolayısıyla dünya, insan eliyle yaratılmış bu tekeli yine insan eliyle, doğru stratejiler, yüksek teknoloji yatırımları, uluslararası işbirlikleri ve akılcı politikalarla aşabilir."</p>

<p>Uysal, Türkiye'deki Beylikova sahasının Çin'e alternatif olma potansiyeline işaret ederek, MTA verilerine göre 1,3 milyon tonu aşan rezervin küresel tedarik zincirinde oyun değiştirici rol üstlenebileceğini belirtti.</p>

<p>Beylikova Nadir Toprak Elementleri Pilot Tesisi'nin yalnızca bir maden sahası değil, madencilikten mıknatıs üretimine uzanan entegre bir ekosistem kurulması halinde Türkiye için stratejik bir sıçrama tahtası olabileceğini ifade eden Uysal, bu sayede küresel tedarik zincirinde riskleri azaltan ve yön veren aktörlerden biri olmanın mümkün olduğunu dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>"Küresel ham madde temini çekişmeleri başladı"</h2>

<p>Türkiye Madenciler Derneği Çevre Koordinatörü Caner Zanbak da Çin'in ham madde ve kalıcı mıknatıs üretimindeki tekele yakın hakimiyeti ile ihracat kısıtlamalarının ülkeleri yeni stratejik işbirliklerine yönelttiğini belirterek, "Çin dışındaki işbirlikleri arasında da görünür rekabetin artması muhtemel. Dünya Ticaret Örgütü'nün ‘serbest küresel ticaret’ ilkesinin bu alanda uygulanması kolay görünmüyor." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Zanbak, son yıllarda hızla artan elektrikli araçlar, rüzgar türbinleri ve elektriğe dayalı ileri teknolojilerdeki gelişmelerin, kalıcı mıknatıslara olan gereksinimde global düzeyde çok büyük artışlara neden olmasının öngörüldüğünü anımsatarak, şunları kaydetti:</p>

<p>"2030'a kadar bu elementlere olan talebin yüzde 30'dan fazla artacağı öngörüsü, özellikle elektrikli araç ve diğer yeni teknoloji ürünlerinde ham madde temin pazarında büyük bir küresel rekabet çekişmesinin ortaya çıkacağının habercisidir. Hatta, günümüzdeki jeopolitik gelişmelere baktığımızda, 'küresel ham madde temin çekişmeleri şimdiden başlamıştır' diyebiliriz."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://asyaninsesi.com.tr/arz-soklari-nadir-toprak-elementlerini-yeni-petrol-konumuna-tasidi</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asyaninsesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/asyaninsesi-com-tr/uploads/2026/04/element.jpg" type="image/jpeg" length="45457"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye ile Dünya Bankası İstanbul Kuzey Demir Yolu Geçişi Projesi'nin finansman anlaşmasını imzaladı]]></title>
      <link>https://asyaninsesi.com.tr/turkiye-ile-dunya-bankasi-istanbul-kuzey-demir-yolu-gecisi-projesinin-finansman-anlasmasini-imzaladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://asyaninsesi.com.tr/turkiye-ile-dunya-bankasi-istanbul-kuzey-demir-yolu-gecisi-projesinin-finansman-anlasmasini-imzaladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, İstanbul Kuzey Demir Yolu Geçişi Projesi (İstanbul North Rail Crossing Project-INRAIL) kapsamında Dünya Bankasından temin edilen 1,67 milyar avroluk finansmana yönelik anlaşmaya imza attı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>G20 ve Uluslararası Para Fonu (IMF)-Dünya Bankası Bahar Toplantıları'na katılmak üzere Washington'da bulunan Bakan Şimşek, İstanbul Kuzey Demir Yolu Geçişi Projesi'nin finansman anlaşmasının Dünya Bankası'nın genel merkezinde düzenlenen imza törenine katıldı.</p>

<p>Şimşek, burada yaptığı konuşmada, küresel enerji güvenliğinin ve ticaret koridorlarının çatışmalar, parçalanma ve yıllarca süren yetersiz yatırımlar nedeniyle baskı altında olduğuna işaret ederek, bu sorunların küresel nitelikte olduğunu ve küresel yanıtlar gerektirdiğini söyledi.</p>

<p></p>

<p>Bu çerçevede Orta Koridor'un önemini vurgulayan Şimşek, söz konusu hattın 18 günlük süresiyle Pekin'den Londra'ya uzanan en hızlı rota olduğunu aktardı.</p>

<p>Şimşek, altyapının Türkiye'nin kalkınma hikayesinin temel unsurlarından biri olduğunu belirterek, son 20 yılda ulaştırma altyapısına 355 milyar dolar yatırım yapıldığını kaydetti.</p>

<p>Sadece kara yollarına 180 milyar dolar yatırım yapıldığını ifade eden Şimşek, havalimanı ağının da genişletildiğini aktardı.</p>

<p><img height="800" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/04/15/b761784fc6963b25c9c5cef12e8157d4.jpg" width="1200" /></p>

<h2>"Bu ortaklık küresel piyasalara güven sinyali veriyor"</h2>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde demir yollarının Türkiye'nin bir sonraki hedefi ve en büyük önceliği olduğunu vurgulayan Şimşek, Dünya Bankası ile olan ortaklığın bu çabanın merkezinde yer aldığını dile getirdi.</p>

<p>Şimşek, "Bu ortaklık finansman sağlıyor, standartları sağlamlaştırıyor ve küresel piyasalara güven sinyali veriyor." dedi.</p>

<p>Bu ortaklığın yıllar içinde titizlikle inşa edildiğine dikkati çeken Şimşek, İstanbul Kuzey Demir Yolu Geçişi Projesi'nin sıradan bir altyapı projesi olmadığını anlattı.</p>

<p>Şimşek, projenin Orta Koridor'un en kritik darboğazlarından birini çözüme kavuşturacağını belirterek, İstanbul Boğazı üzerinden Orta Koridor'un en kısıtlı geçiş noktalarından birine yüksek kapasiteli bir demir yolu alternatifi sunduğunu, koridorun güvenilirliğini güçlendireceğini ve küresel ticaret için stratejik değerini derinleştireceğini vurguladı.</p>

<p><img height="800" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/04/15/4c094488e08b3e171b047fe34c2a8287.jpg" width="1200" /></p>

<p>Projenin kapasitede "dönüştürücü bir sıçrama" sağlayacağını da belirten Şimşek, İstanbul Boğazı'ndan geçen demir yolu yük hacminin yıllık 3 milyon tondan 50 milyon tona çıkacağını kaydetti.</p>

<p>Şimşek, bunun kıtalararası yük taşımacılığı için karbon nötr bir altyapı oluşturacağına işaret ederek, bunun, bölgenin daha önce hiç tanık olmadığı ölçekte bir yapısal dönüşüm olduğunu söyledi.</p>

<h2>"Dünya Bankasının tarihinde onaylanan en büyük üçüncü proje"</h2>

<p>Projenin çok taraflı altyapı finansmanı alanında bir dönüm noktası niteliğinde olduğunu vurgulayan Şimşek, toplam büyüklüğü 8,1 milyar dolar olan projenin finansmanının yüzde 83'ünün uluslararası finans kuruluşlarından sağlandığını kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şimşek, "Bu, Dünya Bankasının tüm tarihinde onaylanan en büyük üçüncü proje. Bu gerçek tek başına, iddiamızın ölçeğini ve ortaklarımızın Türkiye'nin projeyi hayata geçirme kapasitesine duyduğu güveni ortaya koyuyor." diye konuştu.</p>

<p><img height="800" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/04/15/326b8f511050573c1fb84ba1aff6e0d4.jpg" width="1200" /></p>

<p>Ayrıca projenin 400 binden fazla kişiye daha yüksek gelirli istihdam sağlayacağını belirten Şimşek, altyapının yalnızca mal taşımakla sınırlı olmadığını, aynı zamanda geçim kaynakları oluşturduğunu ve İstanbul Kuzey Demir Yolu Geçişi Projesi'nin bunun her ikisini de yapacağını dile getirdi.</p>

<p>Şimşek, finansman anlaşmasının Türkiye'nin kalkınma yolculuğuna ve Dünya Bankası ile ortaklığa duyulan güvenin bir göstergesi olduğunu aktardı.</p>

<h2>"Üç stratejik koridor boyunca bağlantıları güçlendirecek"</h2>

<p>Dünya Bankası Operasyonlardan Sorumlu Genel Müdürü Anna Bjerde ise İstanbul Kuzey Demir Yolu Geçişi Projesi'nin Türkiye'nin ulaşım sistemi ve ekonomik büyümesi için kalıcı faydalar sağlayacak önemli bir proje olduğunu vurguladı.</p>

<p><img height="800" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/04/15/1fe90565d5f6ae5fbe5075bdaea13aa8.jpg" width="1200" /></p>

<p>Bjerde, projenin etkisinin "dönüştürücü" olacağına dikkati çekerek, İstanbul Boğazı boyunca demir yolu kapasitesini artırarak Türkiye'nin en kritik ulaşım darboğazlarından birine çözüm getirdiğini belirtti.</p>

<p>Anna Bjerde, "Orta Koridor, Kalkınma Yolu ve Türkiye-Avrupa Koridoru olmak üzere üç stratejik koridor boyunca bağlantıyı güçlendirecek. Bu sayede Boğaz'ı geçenler için ulaşım daha hızlı, daha güvenilir ve daha verimli hale gelecek. Bu, sadece Türkiye için değil, bölgesel ve uluslararası ticaret için de önemli." dedi.</p>

<p>Uluslararası işbirliğiyle hayata geçirilen projeye yaklaşık 6,75 milyar dolarlık finansman sağlanmasının beklendiğini kaydeden Bjerde, bunun projeye duyulan güveni yansıttığını ifade etti.</p>

<p>Bjerde, projenin ekonomik etkisinin imalat, tarım ve hizmet sektörlerine kadar uzanarak bölgede refahı artıracağını ve geçim kaynaklarını iyileştireceğini aktardı.</p>

<p><img height="800" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/04/15/79a956ef407f6434683c4ad2711ab6b0.jpg" width="1200" /></p>

<p>Bu arada, Türkiye, İstanbul Kuzey Demir Yolu Geçişi Projesi kapsamında Dünya Bankasından 1,67 milyar avro tutarında uygun koşullu finansman temin etmişti.</p>

<p>Proje, Yavuz Sultan Selim Köprüsü üzerinden geçecek 127 kilometrelik elektrikli ve yüksek kapasiteli demir yolu hattının inşasını kapsıyor.</p>

<p>Projenin Orta Koridor ve Irak Kalkınma Yolu gibi uluslararası ticaret güzergahlarını birbirine bağlayarak Türkiye'nin bölgesel lojistik merkezi rolünü pekiştirmesi hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://asyaninsesi.com.tr/turkiye-ile-dunya-bankasi-istanbul-kuzey-demir-yolu-gecisi-projesinin-finansman-anlasmasini-imzaladi</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 10:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asyaninsesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/asyaninsesi-com-tr/uploads/2026/04/simsek-imf.jpg" type="image/jpeg" length="46258"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çin ekonomisi ilk çeyrekte yüzde 5 büyüdü]]></title>
      <link>https://asyaninsesi.com.tr/cin-ekonomisi-ilk-ceyrekte-yuzde-5-buyudu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://asyaninsesi.com.tr/cin-ekonomisi-ilk-ceyrekte-yuzde-5-buyudu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çin ekonomisi, Orta Doğu'daki savaşın küresel ekonomi üzerindeki etkilerinin hissedildiği yılın ilk çeyreğinde yüzde 5 büyüme kaydetti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ulusal İstatistik Bürosunun (UİB) yayımladığı verilere göre, Çin'in Gayri Safi Yurt İçi Hasılası (GSYH) Ocak-Mart 2026 döneminde, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5 arttı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Birinci çeyrekte büyüme, Orta Doğu'daki savaşın etkilerinin mart ayı verilerine olumsuz yansımasına rağmen, hükümetin bu yıl için "yüzde 4,5 ila 5" olarak belirlediği hedef doğrultusunda gelişim gösterdi.</p>

<p>GSYH, ilk çeyrekte geçen yılın 4. çeyreğine kıyasla yüzde 1,3 artış kaydetti.</p>

<p>Çin ekonomisi 2025'in 4. çeyreğinde yıllık bazda yüzde 4,5, yıl genelinde ise yüzde 5 büyüme kaydetmişti. Hükümet, büyümedeki ivme kaybı karşısında önceki 3 yılda "yüzde 5 civarında" belirlediği yıllık büyüme hedefini "yüzde 4,5 ila 5" olarak belirlemişti.</p>

<p>UİB Direktör Yardımcısı Mao Şıngyong, Çin ekonomisinin ilk çeyrekte yıla güçlü bir başlangıç yaptığını, ancak giderek karmaşık ve kırılgan hale gelen dış koşullar ve içeride güçlü arz ile zayıf talep arasındaki dengesizliğin sürmesi nedeniyle ekonomik büyümenin temelinin daha fazla güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.</p>

<h2><strong>Üretim ve tüketimdeki ivme yavaşladı</strong></h2>

<p>UİB'nin yayımladığı mart ayı ekonomik verilerine göre, savaşın etkilerinin hissedildiği ayda ülkede üretim ve tüketimdeki artış, ocak ve şubat aylarına kıyasla yavaşladı, yatırımlar ise geriledi.</p>

<p>Yıllık cirosu 20 milyon yuanın (yaklaşık 2,9 milyon dolar) üzerindeki sanayi işletmelerinin üretim çıktılarının hesaplandığı sanayi üretimi, martta yıllık bazda yüzde 5,7 artarken ocak ve şubat aylarındaki yüzde 6,3 artışın altında kaldı.</p>

<p>Tüketimin ölçüsü olarak kabul edilen perakende satışlar ise martta, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 1,7 artarken ilk iki aydaki yüzde 2,8'lik artışın gerisine düştü.</p>

<h2><strong>Yatırımlar geriledi</strong></h2>

<p>Altyapı, taşınmazlar, makine ve donanım harcamalarını içeren sabit sermaye yatırımları yılın ilk 3 ayında yüzde 1,7 artarken ilk 2 aydaki yüzde 1,8'lik artışa kıyasla geriledi.</p>

<p>Son 3 yıldaki gerilemesiyle sabit sermaye yatırımlarını olumsuz etkileyen gayrimenkul sektöründe düşüş, bu yılın ilk çeyreğinde de devam etti. Gayrimenkul yatırımları, ilk 3 ayda, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 11,2 azaldı.</p>

<p>Yatırımcı güveninin göstergesi olarak görülen özel sektör yatırımları da ilk çeyrekte yıllık bazda yüzde 2,2 düşüş kaydetti.</p>

<p>Ülkede Şubat 2025 sonunda yüzde 5,3 olan kentlerdeki genel işsizlik oranı, mart ayı sonunda 0,1 puan artışla yüzde 5,4 oldu.</p>

<h2><strong>IMF, Çin'in büyüme tahminini düşürmüştü</strong></h2>

<p>Uluslararası Para Fonu (IMF), 14 Nisan'da Çin'in 2026 büyüme tahminini, zayıf iç ekonomik etkinlik ve İran savaşının etkilerini gerekçe göstererek yüzde 4,5'ten yüzde 4,4'e düşürdüğünü bildirmişti.</p>

<p>Orta Doğu'da savaşın enerji fiyatlarındaki yol açtığı artışın hammadde maliyetlerinden enflasyon beklentilerine kadar tüm ülkeleri olumsuz etkileyeceğine işaret eden IMF, ABD, Avro bölgesi ve diğer majör ekonomiler için de büyüme tahminlerini düşürmüştü.</p>

<h2><strong>Orta Doğu'daki savaş ve Hürmüz Boğazı'ndaki kesinti</strong></h2>

<p>ABD ve İsrail'in İran'a saldırıları ve İran'ın misillemeleri ile Basra Körfezi'nde tırmanan çatışma nedeniyle, küresel mal ve enerji ticareti açısından kritik bir geçiş hattı olan Hürmüz Boğazı'nda gemi trafiği büyük ölçüde kesilmişti.</p>

<p>Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Kuveyt, Katar, Irak ve İran'ın hidrokarbon kaynaklarını dünya pazarlarına bağlayan Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 25'inin, sıvılaştırılmış doğal gaz ticaretinin yaklaşık yüzde 20'sinin ve gübre ticaretinin yaklaşık yüzde 30'unun ana güzergahı konumunda bulunuyor.</p>

<p>Çin'in ithal ettiği petrolün yaklaşık yüzde 45'i, sıvılaştırılmış doğal gazın yüzde 30'u Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı'ndan geçerek ülkeye ulaşıyor.</p>

<p>Boğazdaki tanker trafiğindeki kesintiler küresel petrol tedarikinde aksamalara, petrol fiyatlarında artışa yol açmış durumda.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Asya - Pasifik, Ekonomi</category>
      <guid>https://asyaninsesi.com.tr/cin-ekonomisi-ilk-ceyrekte-yuzde-5-buyudu</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 09:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asyaninsesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/asyaninsesi-com-tr/uploads/2026/04/yuen.jpg" type="image/jpeg" length="90083"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Elektrikli skuterlerin yerlilik esaslarının belirlenmesine ilişkin kriterler tespit edildi]]></title>
      <link>https://asyaninsesi.com.tr/elektrikli-skuterlerin-yerlilik-esaslarinin-belirlenmesine-iliskin-kriterler-tespit-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://asyaninsesi.com.tr/elektrikli-skuterlerin-yerlilik-esaslarinin-belirlenmesine-iliskin-kriterler-tespit-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Elektrikli skuterlerin üretiminde uygulanacak yerlilik kriterleri ile bunların belgelendirilmesine ilişkin usul ve esaslar belirlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının Elektrikli Skuterlerin Üretimindeki Yerlilik Esasları Hakkında Tebliğ'i Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.</p>

<p>Tebliğ, elektrikli skuterlerin üretimindeki yerlilik esaslarının belirlenmesine ve bunların Türk Standardları Enstitüsü (TSE) tarafından belgelendirilmesine ilişkin usul ve esasları düzenliyor.</p>

<p>Düzenleme, 1 Temmuz itibarıyla U-Net sistemine kaydedilecek skuterlerin yerlilik şartını sağlamasına yönelik kriterleri kapsıyor.</p>

<p>Buna göre, elektrikli skuter üretici belgesi başvuruları TSE'ye yapılacak. Başvuru sahipleri, skuter veya aksamlarına ilişkin yerli malı belgelerini başvuru sırasında sunmakla yükümlü olacak.</p>

<p>TSE, gerekli görmesi halinde ilave bilgi ve belge talep edebilecek.</p>

<p>Belgelendirme sürecinde elektrikli skuterler, "batarya ve şasi", "motor" ile "anakart, gömülü yazılım, nesnelerin internet (IoT) cihazı ve fren sistemi" olmak üzere üç grup altında incelenecek.</p>

<p>Elektrikli skuter üreticisinin belge alabilmesi için birinci gruptaki aksamlardan en az birinin yerli olması zorunlu tutulurken, buna ek olarak motorun yerli olması veya üçüncü gruptaki aksamlardan en az ikisinin yerli olması şartı aranacak. Birinci gruptaki iki aksamın da yerli olması halinde ise diğer gruplar için yerlilik şartı gerekmeyecek.</p>

<p>TSE, uygun bulunan başvurular için "elektrikli skuter üretici belgesi" düzenleyecek. Belgelendirme süreci, nihai başvurunun alınmasından itibaren en geç 20 iş günü içinde tamamlanacak. Belgenin geçerlilik süresi ise 1 yıl olacak.</p>

<p>Enstitünün gerekli görmesi halinde üretim yerinde inceleme yapılabilecek, eksikliklerin giderilmemesi durumunda belge verilmeyecek veya iptal edilebilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Başvuru sahipleri, TSE kararlarına karşı 15 gün içinde itiraz edebilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://asyaninsesi.com.tr/elektrikli-skuterlerin-yerlilik-esaslarinin-belirlenmesine-iliskin-kriterler-tespit-edildi</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 09:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asyaninsesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/asyaninsesi-com-tr/uploads/2026/04/scooter.jpg" type="image/jpeg" length="92313"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[AB, çelik sektörünü korumak için ithalata yeni sınırlamalar getirecek]]></title>
      <link>https://asyaninsesi.com.tr/ab-celik-sektorunu-korumak-icin-ithalata-yeni-sinirlamalar-getirecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://asyaninsesi.com.tr/ab-celik-sektorunu-korumak-icin-ithalata-yeni-sinirlamalar-getirecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa Birliği (AB) kurumları, çelik ithalatını önemli ölçüde azaltmayı ve kota aşımı durumunda yüzde 50 gümrük vergisi uygulamayı içeren önlemlerde anlaştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AB Konseyi, çelik sektörünü küresel kapasite fazlasına karşı korumak için hazırlanan plan konusunda Avrupa Parlamentosu ile yapılan müzakerelerde anlaşma sağlandığını duyurdu.</p>

<p>Buna göre, AB çelik sektörünü küresel aşırı üretim ve ticaret sapmasına karşı koruyacak yeni bir çerçeve oluşturulacak.</p>

<p>Yeni sistemde gümrüksüz çelik ithalatı yılda 18,3 milyon tonla sınırlanacak. Böylece gümrüksüz ithalat miktarı 2024 yılına kıyasla yüzde 47 azaltılmış olacak ve kota dışı gümrük vergisi yüzde 50'ye yükseltilecek.</p>

<p>Önlemlerin çevresinden dolaşılmasını önlemek ve tedarik zinciri şeffaflığını artırmak için çeliğe "erit ve dök" şartı getirilecek. AB, çelik tedarik zincirinde izlenebilirlik ve şeffaflığı artırmak amacıyla "eritme ve dökme" şartını devreye alacak.</p>

<p>Düzenlemenin, AB kurumları tarafından resmen onaylanmasının ardından mevcut çelik koruma önleminin sona ereceği 1 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girmesi hedefleniyor.</p>

<p>Çelik, savunma dahil olmak üzere stratejik açıdan önemli birçok sektörde kullanılması nedeniyle AB ekonomisi için temel ürünler arasında yer alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>AB, dünyanın üçüncü büyük çelik üreticisi konumunda ancak son dönemde AB ucuz ithal çelik ürünlerle rekabette sorun yaşıyor. 20'den fazla AB ülkesinde faaliyetteki çelik sektörü 300 bin kişiye doğrudan, 2,5 milyon kişiye de dolaylı olarak istihdam sağlıyor.</p>

<p>Sektör sıklıkla AB'den korunma önlemleri talep ediyor.</p>

<p>AB çelik üreticileri, artan ithalat ve ABD tarafından uygulanan yüzde 50'lik gümrük vergileri nedeniyle yalnızca yüzde 65 kapasiteyle faaliyet gösteriyor.</p>

<p>Yeni önlemlerle, kapasite kullanımının yüzde 80'e çıkarılması da hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://asyaninsesi.com.tr/ab-celik-sektorunu-korumak-icin-ithalata-yeni-sinirlamalar-getirecek</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 10:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asyaninsesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/asyaninsesi-com-tr/uploads/2026/04/avrupabirligi.jpg" type="image/jpeg" length="19380"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye'de Çin menşeli teknoloji ürünlerine talep artıyor]]></title>
      <link>https://asyaninsesi.com.tr/turkiyede-cin-menseli-teknoloji-urunlerine-talep-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://asyaninsesi.com.tr/turkiyede-cin-menseli-teknoloji-urunlerine-talep-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çin teknoloji markalarının akıllı telefonlardan ev otomasyon cihazlarına kadar uzanan geniş bir yelpazede sunduğu ürünlere yönelik ilgi Türkiye'de giderek artıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara'daki bir alışveriş merkezinde yer alan Xiaomi mağazasında ürünler hakkında Xinhua'ya değerlendirmelerde bulunan tüketiciler, özellikle fiyat-performans dengesine önem verdiklerini belirtiyor.</p>

<p>Mağazada satışa sunulan akıllı cep telefonu, robot süpürge, hava temizleyici cihaz ve akıllı ev cihazları gibi ürünler ziyaretçilerin dikkatini çekerken, mağaza görevlileri müşterilere ürünleri deneyimleme fırsatı sunuyor.</p>

<p>Mağazaya gelen ziyaretçiler, raflarda dizili farklı renk ve modellerde akıllı telefonların yanı sıra bir köşede çalışan robot süpürgeler ve kablosuz hoparlörlere de yoğun ilgi gösteriyor.</p>

<p>Mağaza yöneticisi Emrah Kökfer, Türkiye'deki ekonomik koşulların tüketici tercihlerini değiştirdiğine dikkat çekiyor.</p>

<p>"Ekonomik çalkantılar, insanların fiyat-performans ürünlerine yönelmesine yol açtı. Marka, bilinirliğinin de artmasıyla tercih sebebi oldu" diyen Kökfer, akıllı cep telefonlarının mağazada en çok satılan ürünler olduğunu söylüyor.</p>

<p>Kökfer, "En çok akıllı telefonlara talep oluyor. Ardından da akıllı elektronik robotlar, akıllı elektronik hava temizleyiciler ve uzaktan bağlantı kurulabilen cihazlar tercih ediliyor" diye belirtiyor.</p>

<figure><img src="https://home.xinhua-news.com/static/image?args=ptMDEkJnhoczkyISt8fC9kYXRhL25hcy9waG90by8yMDI2LzA0LzE0L0N5c3R1clEwMDAwMDFfMjAyNjA0MTRfQ0JNRk4wQTAwMi5qcGd8MHw4MDB4ODvWAw" />
<figcaption></figcaption>
</figure>

<p>Türkiye'de Çin menşeli ürünlere yönelik geçmişte var olan farklı algının da giderek değiştiğini düşünen Kökfer, "Geçmiş dönemdeki algı tamamıyla yıkıldı, bunun öncüsü de Xiaomi markasıdır. Çünkü Xiaomi müşteriye geniş bir ürün yelpazesi sunuyor ve hayatı kolaylaştıran çözümler sunuyor, o nedenle bu algının tamamen yıkıldığını söyleyebiliriz" diyor.</p>

<p>Çinli teknoloji şirketlerinin Türkiye'deki geleceğine ilişkin görüşlerini paylaşan Kökfer, bu şirketlerin ülkede büyümeye devam edeceğini düşünüyor.</p>

<p>Kökfer, "Fiyat-performans ürünleri sundukları sürece bu şirketler burada büyümeye devam edecek gibi görünüyor. İlerideki dönemlerde Çin ürünlerinin oldukça güçleneceğini öngörüyoruz. Bu güçlenme özellikle ülkemizdeki genç nüfusun günümüzde teknolojiye olan merakı ve çabuk adaptasyonu ile entegre şekilde devam edecektir" diye ekliyor.</p>

<p>Mağazayı ziyaret eden müşteriler de benzer görüşleri dile getiriyor.</p>

<p>Özel sektörde makine mühendisi olarak çalışan Halis Topçu, Çin teknolojisini yakından takip ettiğini söylüyor.</p>

<p>Topçu, "Özellikle tercih ediyorum çünkü elektronik ve otomotiv sektörlerine girdiği günden bu yana Çin teknolojisini takip ediyorum. Sürekli kendini geliştirip yüksek kaliteli ürünler yapıyor ve hemen hemen kendisi ile yarışıyor. Teknoloji ürünlerini incelediğimde sürekli yenilikler görüyorum, bu nedenle Çin mallarını tercih ediyorum" diye konuşuyor.</p>

<p>Satın alma kararında fiyat-performans dengesinin de önemli olduğunu belirten Topçu, "Fiyat-performans açısından olumlu buluyorum. İki ay önce buradan Xiaomi telefon aldım, almadan önce çok araştırdım. Bütün donelere baktıktan sonra diğer telefonlara göre çok üstün olduğunu gördüm, onun için aldım, fiyatı da tabii ki makuldü" diye vurguluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çevresindeki insanların da benzer tercihler yaptığını gözlemlediğini ifade eden Topçu, "Çevremdeki insanların da benzer gerekçeleri olduğunu gözlemliyorum" diye ekliyor.</p>

<figure><img src="https://home.xinhua-news.com/static/image?args=WCMDEkJnhoczkyISt8fC9kYXRhL25hcy9waG90by8yMDI2LzA0LzE0L0N5c3R1clEwMDAwMDFfMjAyNjA0MTRfQ0JNRk4wQTAwMy5qcGd8MHw4MDB4ODehAw" />
<figcaption></figcaption>
</figure>

<p>Kayseri'den Ankara'ya bir etkinlik için gelen mimar Hürmet Salur da Çinli markaların sunduğu akıllı ev cihazlarını kullandığını kaydediyor.</p>

<p>Salur, "Xiaomi'nin kablosuz hoparlör ve robot süpürgesini kullanıyorum. Ev süpürgesini arkadaşlarımda gördüm, çok pratik, emiş gücü yüksek. Onunla aracımdaki döküntüleri de evi de temizliyorum" diyor.</p>

<p>Kullanıcı memnuniyeti ve tavsiyelerin de Çin teknoloji ürünlerinin yaygınlaşmasında önemli rol oynadığına işaret eden Salur, "Kullanıcı memnuniyeti çok hızlı yayılıyor, dolayısıyla bu memnuniyet algısının arkadaşlar arasında çok hızlı yayılması tabii ki bizde de tercih oranını önemli biçimde etkiliyor" ifadelerini kullanıyor.</p>

<p>Fiyat avantajının da tercihleri etkilediğine dikkat çeken Salur, "Biz hoparlörleri mimarlar odasında kendi üyelerimize dağıttık. Fiyat çok önemliydi, yani fiyat-performans olarak gayet iyi bir noktada" diye belirtiyor.</p>

<p>Bazı rakip markalara kıyasla ürünlerin daha hızlı çözümler sunduğunu düşünen Salur, "Diğer bazı markalarda fiyat çok yüksek, bazılarında da çözülemeyen teknolojik sıkıntılar var. Bu konuda Xiaomi çok daha hızlı sorunlara cevap verdiği için tercih sebebi" diye vurguluyor.</p>

<p>Türkiye'de genç nüfusun teknolojiye hızlı uyum sağlaması ve fiyat-performans odaklı alışveriş eğilimi, Çinli teknoloji markalarının ülkedeki varlığını güçlendiren önemli faktörler arasında gösteriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://asyaninsesi.com.tr/turkiyede-cin-menseli-teknoloji-urunlerine-talep-artiyor</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 10:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asyaninsesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/asyaninsesi-com-tr/uploads/2026/04/xiaomi.jpg" type="image/jpeg" length="13199"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çin'in yenilenebilir enerjideki hızlı büyümesi, küresel enerji şokuna karşı ihracat direncini artırıyor]]></title>
      <link>https://asyaninsesi.com.tr/cinin-yenilenebilir-enerjideki-hizli-buyumesi-kuresel-enerji-sokuna-karsi-ihracat-direncini-artiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://asyaninsesi.com.tr/cinin-yenilenebilir-enerjideki-hizli-buyumesi-kuresel-enerji-sokuna-karsi-ihracat-direncini-artiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çin'in ihracat sektörünün, küresel enerji tedarikinde yaşanan şoklara rağmen ülkenin enerji konusundaki kendi kendine yeterliliği ve yeni enerji kaynaklarının hızlı genişlemesi sayesinde direncini sürdürmesi bekleniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Japonya merkezli finansal hizmetler grubu Nomura'nın yayımladığı araştırma raporuna göre, Çin'in elektrik tedarik sistemi, enerji tedarikinde yaşanan mevcut şoktan çeşitli yapısal faktörler nedeniyle büyük ölçüde korundu.</p>

<p>Rapora göre Çin rüzgar, güneş ve nükleer enerji gibi alternatif enerji kaynaklarının entegrasyonunda hızlı ilerleme kaydetti. Ülkedeki yeni enerji sektörü hızla gelişirken, sanayi sektörünün, büyük kısmı yerel olarak çıkarılan kömüre olan büyük orandaki bağımlılığı ise devam etti.</p>

<p>Düzenlenen elektrik sisteminin imalatçılara istikrarlı enerji erişimi sağlayarak, Çinli ihracatçıları mevcut enerji krizinden koruduğu ifade edildi.</p>

<p>2026 yılına ilişkin yıllık tahminlerinde, benzersiz avantajlara sahip Çin'in ihracatındaki büyümede ılımlı bir yavaşlama öngören Nomura, özellikle enerji krizinin yılın ikinci yarısına uzaması durumunda yukarı yönlü potansiyel gördüğünü belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çin'in dış ticareti, ihracatın ocak-şubat döneminde önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 19,2, ithalatınsa yüzde 17,1 artmasıyla yıla güçlü bir başlangıç yaptı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://asyaninsesi.com.tr/cinin-yenilenebilir-enerjideki-hizli-buyumesi-kuresel-enerji-sokuna-karsi-ihracat-direncini-artiriyor</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 10:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asyaninsesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/asyaninsesi-com-tr/uploads/2026/04/cystur-q000031-20260413-c-b-m-f-n0-a001.JPG" type="image/jpeg" length="19614"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Akaryakıt fiyatlarındaki artış sonrası Avrupa'da elektrikli araç satışları rekor kırdı]]></title>
      <link>https://asyaninsesi.com.tr/akaryakit-fiyatlarindaki-artis-sonrasi-avrupada-elektrikli-arac-satislari-martta-rekor-kirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://asyaninsesi.com.tr/akaryakit-fiyatlarindaki-artis-sonrasi-avrupada-elektrikli-arac-satislari-martta-rekor-kirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa'da, Orta Doğu'daki savaş nedeniyle artan akaryakıt fiyatları ve sübvansiyon programlarının etkisiyle elektrikli araç satışları martta yarım milyonu aşarak rekor kırdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Londra merkezli veri analiz şirketi Benchmark Mineral Intelligence, marta ilişkin elektrikli araç satış verilerini yayımladı.</p>

<p>Buna göre, dünyada mart ayında 1,75 milyon elektrikli araç satıldı. Geçen ayki satışlar, yıllık bazda yüzde 3 ve aylık bazda yüzde 66 artış gösterdi.</p>

<p>Elektrikli araç satışlarındaki büyümede, Avrupa'daki rekor artış etkili oldu. ABD-İsrail ile İran arasındaki savaş sonrası petroldeki arz kesintisi nedeniyle artan akaryakıt fiyatları ve yenilenen sübvansiyonlar sürücülerin elektrikli araç satın alma eğilimini güçlendirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Avrupa'da elektrikli araç satışları martta ilk kez yarım milyonu aşarak 540 bine yaklaştı. Bu satış, önceki aya göre yüzde 72 yükselirken, yıllık bazda yüzde 37 büyüdü. İngiltere, Belçika, Finlandiya, Fransa, İtalya, Portekiz ve İspanya, rekor satışların görüldüğü ülkeler olarak öne çıktı.</p>

<p>- Küresel satışlar ilk çeyrekte yüzde 3 azaldı</p>

<p>Öte yandan, martta görülen büyümeye rağmen, küresel elektrikli araç satışları yılın ilk çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3 azalarak 4 milyon olarak hesaplandı.</p>

<p>Bu dönemde Çin'de yüzde 21 düşüşle 1,9 milyon olan elektrikli araç satışları, dünya çapındaki büyümeyi baskıladı. Şubatta Çin Yeni Yılı nedeniyle ülkede satışların keskin şekilde gerilemesi, ilk çeyrek rakamlarına olumsuz yansıdı.</p>

<p>Kuzey Amerika'daki satışlar da yüzde 27 düşüşle 320 bine geriledi. Elektrikli araç satışları yılın ilk çeyreğinde Avrupa'da yüzde 27 artışla 1,2 milyona ve dünyanın geri kalanında yüzde 79 artışla 600 bine ulaştı.</p>

<p>Benchmark Mineral Intelligence Veri Müdürü Charles Lester, verilere ilişkin değerlendirmesinde, Avrupa'nın martta yarım milyondan fazla elektrikli araç satışıyla kayıtlardaki en güçlü ayını geçirdiğini ve büyümenin lokomotifi olarak öne çıktığını belirtti.</p>

<p>Satışların sübvansiyon programları ve artan akaryakıt fiyatlarının etkisiyle yükseldiğine işaret eden Lester, dünyada elektrikli araç satışlarında yapısal baskıların etkili olmaya devam ettiğini ve bölgesel ayrışmanın belirgin olduğunu kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://asyaninsesi.com.tr/akaryakit-fiyatlarindaki-artis-sonrasi-avrupada-elektrikli-arac-satislari-martta-rekor-kirdi</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 09:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asyaninsesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/asyaninsesi-com-tr/uploads/2026/04/elektrikli-araba.jpg" type="image/jpeg" length="36883"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[IMF ve Dünya Bankasının Bahar Toplantıları, Orta Doğu'daki gerilimin gölgesinde başlıyor]]></title>
      <link>https://asyaninsesi.com.tr/imf-ve-dunya-bankasinin-bahar-toplantilari-orta-dogudaki-gerilimin-golgesinde-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://asyaninsesi.com.tr/imf-ve-dunya-bankasinin-bahar-toplantilari-orta-dogudaki-gerilimin-golgesinde-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD'nin başkenti Washington'da 18 Nisan'a kadar sürecek toplantılarda, ateşkes sürecinin kalıcı bir istikrara dönüşme ihtimali ve savaşın küresel büyüme ile enflasyon üzerindeki etkileri tartışmaların merkezinde yer alacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası, küresel enerji ve tedarik zincirlerinde tahribata yol açan Orta Doğu'daki çatışmaların yerini geçici ateşkesin ardından temkinli bekleyişe bıraktığı bir dönemde dünya ekonomisinin aktörlerini bir araya getiriyor.</p>

<p>İkinci Dünya Savaşı sonrası küresel ekonomik düzeni tesis etmek amacıyla kurulan ve "Bretton Woods ikizleri" olarak bilinen IMF ve Dünya Bankası, bu yıl Bahar Toplantıları'nı 13-18 Nisan tarihlerinde Washington'daki genel merkezlerinde yapacak.</p>

<p>Küresel ekonominin nabzının tutulacağı toplantılar, üye ülkelerin maliye bakanları, merkez bankası başkanları, özel sektör temsilcileri, akademisyenler ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerini buluşturacak.</p>

<p>Toplantılar bu yıl ABD ve İsrail'in İran'a saldırıları sonrası jeopolitik gerilimler ile risklerin arttığı ve belirsizliğin yüksek seyrettiği bir dönemde gerçekleştiriliyor.</p>

<p>Hürmüz Boğazı'ndaki aksamalar ve yükselen enerji maliyetlerinin ardından gelen geçici ateşkes ilanıyla kritik bir dönemece girilirken, söz konusu toplantılarda ateşkesin kalıcı bir istikrara dönüşme ihtimali ve savaşın küresel büyüme ile enflasyon üzerindeki etkileri tartışmaların merkezinde yer alacak.</p>

<p>Küresel ekonomi raporlarla mercek altına alınacak<br />
Bahar Toplantıları kapsamında, Kalkınma Komitesi ile Uluslararası Para ve Finans Komitesi toplantılarının yanı sıra uluslararası kalkınma, küresel ekonomi ve finans piyasalarına odaklanan forumlar düzenlenecek.</p>

<p>Bu toplantılarda, dünya ekonomisinin durumu, makroekonomik politikalar, kamu maliyesi ve bütçe politikaları, borç sorunu, istihdam politikaları, Orta Doğu ve Kuzey Afrika ekonomilerinin savaş ortamında şokları nasıl yöneteceği, savaşın devam ettiği Ukrayna'ya yönelik destekler, yapay zeka, dijital finans, iklim değişikliği, enerji ve yolsuzlukla mücadele gibi uluslararası öneme sahip konular ele alınacak.</p>

<p>"Politika Aracılığıyla Refahın İnşası" temasıyla düzenlenecek toplantılarda da politika, yatırım ve inovasyonun istihdam yaratımını nasıl destekleyebileceği, özel yatırımları nasıl harekete geçirebileceği ve ölçekli ekonomik büyümeyi nasıl teşvik edebileceği değerlendirilecek.</p>

<p>Ayrıca G-20 Maliye Bakanları ve Merkez Bankası Başkanları Toplantısı da Bahar Toplantıları marjında yapılacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Küresel ekonomik görünüme ilişkin analizleri içeren ve 14 Nisan'da yayımlanacak Dünya Ekonomik Görünüm Raporu başta olmak üzere, Küresel Finansal İstikrar ve Mali İzleme Raporları da Bahar Toplantıları kapsamında açıklanacak.</p>

<p>IMF son olarak ocak ayında Dünya Ekonomik Görünüm Raporu'nda yaptığı güncellemede, küresel ekonominin 2026'da yüzde 3,3 ve 2027'de yüzde 3,2 büyümesini öngörmüştü.</p>

<p>Küresel ekonomik büyüme tahmininde aşağı yönlü revizyon bekleniyor<br />
IMF Başkanı Kristalina Georgieva, Bahar Toplantıları öncesi küresel ekonomik görünüme ilişkin yaptığı konuşmada, yeni barış kalıcı olsa bile büyümenin daha yavaş olacağına işaret etti.</p>

<p>Georgieva, "Aslında bu şok olmasaydı, küresel büyüme tahminlerini yukarı yönlü revize ediyor olacaktık. Ancak şimdi, en umut verici senaryomuz bile büyümede aşağı yönlü bir revizyonu içeriyor. Neden? Altyapı hasarı, arz kesintileri, güven kaybı ve diğer kalıcı etkiler." diye konuştu.</p>

<p>Dünya ekonomisinin Orta Doğu'da şimdilik duraklamış olan savaşla yeniden sınandığını belirten Georgieva, bakanları ve merkez bankası başkanlarını ağırlayacakları Bahar Toplantıları'nda odak noktalarının bu son şokun en iyi nasıl atlatılacağı ve ekonomiler ile insanlar üzerindeki acının nasıl hafifletileceği üzerine olacağını aktardı.</p>

<p>Orta Doğu'daki savaş piyasaları sarstı, enflasyon endişelerini artırdı<br />
ABD ve İsrail'in İran'a 28 Şubat'ta başlattığı saldırıların ardından İran'ın misillemeleri ile bazı bölge ülkelerine düzenlediği saldırılarla savaşa dönüşen süreç, küresel piyasaları altüst etti.</p>

<p>Dünya petrol sevkiyatının kritik geçiş güzergahlarından biri olan Hürmüz Boğazı'nda trafiğin aksaması ve çatışmalarda İran ile Körfez Bölgesi'ndeki enerji tesislerinin hedef alınması, arz endişeleriyle küresel petrol fiyatlarındaki dalgalanmayı tetikledi.</p>

<p>Dünya genelinde Orta Doğu'daki çatışmalarla tırmanışa geçen enerji maliyetlerini dizginlemeye yönelik adımlar atılsa da petrol fiyatları 100 doların üzerini gördü. Brent petrolün varil fiyatı İran'a yönelik saldırıların başladığı günden bu yana yüzde 41'den fazla, Batı Teksas (WTI) türü ham petrolün varil fiyatı da yüzde 55'in üzerinde arttı.</p>

<p>Taşımacılık ve tarım başta olmak üzere pek çok sektörde temel girdi niteliği taşıyan akaryakıt fiyatlarındaki yükseliş, ulaşım maliyetlerini artırmasının yanı sıra gıda ve diğer temel tüketim ürünlerinin lojistik giderlerini de yukarı çekebileceği beklentisiyle enflasyon endişelerini körükledi.</p>

<p>Ateşkesin geleceğine dair belirsizlikler sürüyor<br />
İran'a yönelik tehditlerinin dozunu son dönemde artıran ABD Başkanı Donald Trump, 8 Nisan'da ise Hürmüz Boğazı'nın tamamen açılması şartıyla 2 haftalık karşılıklı ateşkesi kabul ettiğini duyurdu.</p>

<p>Geçici ateşkes ilanı piyasalarda temkinli bir rahatlama yaratsa da bunun bozulup bozulmayacağı ve kalıcı barış ortamına dönüşüp dönüşmeyeceği konusundaki belirsizlikler sürüyor.</p>

<p>ABD ile İran arasında hafta sonu yapılan doğrudan müzakerelerden bir sonuç çıkmadı. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance toplam 21 saat sürdüğü belirtilen doğrudan görüşmelerin "bir anlaşmaya varılamadan" sona erdiğini açıkladı.</p>

<p>Trump da dün sosyal medya platformundaki hesabından müzakerelere ilişkin yaptığı açıklamada, İran'ın nükleer hedeflerinden vazgeçmediğini ve "ABD donanmasının Hürmüz Boğazı'na girmeye veya boğazdan çıkmaya çalışan tüm gemileri ablukaya alma sürecini başlatacağını" belirtti.</p>

<p>Öte yandan, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığının (CENTCOM) ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan açıklamada, CENTCOM güçlerinin, 13 Nisan saat 17.00'de (TSİ) İran limanlarına giren veya bu limanlardan çıkan tüm gemilere yönelik deniz ablukası başlatacağı bildirildi.</p>

<p>Ateşkesin kırılganlığı ve jeopolitik belirsizliklerin sürmesi, küresel ekonomiye ilişkin risklerin yüksek seyretmeye devam etmesine neden oluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://asyaninsesi.com.tr/imf-ve-dunya-bankasinin-bahar-toplantilari-orta-dogudaki-gerilimin-golgesinde-basliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 13:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asyaninsesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/asyaninsesi-com-tr/uploads/2026/04/imf.jpg" type="image/jpeg" length="99861"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Volkswagen Grubu'nun küresel satışlarında gerileme sürüyor]]></title>
      <link>https://asyaninsesi.com.tr/volkswagen-grubunun-kuresel-satislarinda-gerileme-suruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://asyaninsesi.com.tr/volkswagen-grubunun-kuresel-satislarinda-gerileme-suruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Alman otomotiv üreticisi Volkswagen Grubu, 2026 yılının ilk çeyreğinde Çin ve ABD pazarlarındaki talep daralması nedeniyle küresel teslimatlarının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4 azaldığını duyurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Audi, Bugatti, Seat, Skoda ve Porsche markalarını bünyesinde bulunduran Volkswagen Grubu, yılın ilk çeyreğine ilişkin araç teslimat rakamlarını açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Buna göre, grubun satışları ocak-mart döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4 düşerek 2 milyon 48 bin 900’e indi.</p>

<p>Söz konusu dönemde grubun ana markası Volkswagen'in araç satışı yüzde 7,6 azalarak 1 milyon 48 bin 300 oldu.</p>

<p>Wolfsburg merkezli şirketin en büyük satış pazarı olan Çin'deki araç teslimatları yüzde 14,8 azalarak 548 bin 700 seviyesine gerilerken ABD’de teslimatlar yüzde 20,5 düşüş kaydetti.</p>

<p>Kuzey Amerika genelindeki yüzde 13,3'lük daralmada, Başkan Donald Trump yönetimi tarafından uygulamaya konulan yeni gümrük tarifeleri ve elektrikli araç talebini olumsuz etkileyen yasal düzenlemeler belirleyici oldu.</p>

<p>Çin ve Kuzey Amerika'daki kayıplara rağmen Alman üretici, Avrupa ve Güney Amerika pazarlarında büyüme kaydetti. Avrupa’da teslimatlar yüzde 4,7 artarak 983 bin 800'e ulaşırken Almanya iç pazarında yüzde 4,8 artış sağlandı.</p>

<p>Güney Amerika’da ise Brezilya'daki yüzde 14,4'lük güçlü performansın etkisiyle bölge genelinde yüzde 7'lik büyüme yakalandı.</p>

<h2><strong>Elektrikli araç teslimatları geriledi</strong></h2>

<p>Grubun toplam bataryalı elektrikli araç (BEV) teslimatları, mart sonu itibarıyla yıllık bazda yüzde 8 azalarak 200 bin adede geriledi.</p>

<p>Hükümet teşviklerinin sona ermesiyle Çin’de elektrikli araç satışları yüzde 64, Nisan 2025’te yürürlüğe giren gümrük vergilerinin etkisiyle de ABD’de yüzde 80 oranında dramatik düşüşler kaydedildi.</p>

<p>Öte yandan grubun ticari araç iştiraki Traton’un teslimatları yılın ilk çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6,1 azalarak 68 bin 600 seviyesine geriledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://asyaninsesi.com.tr/volkswagen-grubunun-kuresel-satislarinda-gerileme-suruyor</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 13:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asyaninsesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/asyaninsesi-com-tr/uploads/2026/03/volkswagen.jpg" type="image/jpeg" length="13376"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Brent petrolün varili 102,08 dolardan işlem görüyor]]></title>
      <link>https://asyaninsesi.com.tr/brent-petrolun-varili-10208-dolardan-islem-goruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://asyaninsesi.com.tr/brent-petrolun-varili-10208-dolardan-islem-goruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Brent petrolün varili uluslararası vadeli piyasalarda 102,08 dolardan işlem görüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cuma günü 98,26 dolara kadar yükselen Brent petrolün varil fiyatı, günü 95,2 dolardan tamamladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Brent petrolün vadeli varil fiyatı, bugün saat 09.21 itibarıyla kapanışa göre yaklaşık yüzde 7,2 artarak 102,08 dolar oldu. Aynı dakikalarda Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varili 104,25 dolardan alıcı buldu.</p>

<p>Fiyatlardaki yükselişte, ABD Başkanı Donald Trump'ın Hürmüz Boğazı'na yönelik abluka açıklamaları etkili oldu.</p>

<p>Trump, dün sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, İran ile sabahın erken saatlerinde başlayıp gece boyu, yaklaşık 20 saat sürdüğünü aktardığı müzakerelerle ilgili açıklama yaptı.</p>

<p>İran'ın nükleer hedeflerinden vazgeçmeye isteksiz olduğunu kaydeden Trump, "Birleşik Devletler Donanması, derhal Hürmüz Boğazı'na girmeye veya boğazdan çıkmaya çalışan tüm gemileri ablukaya alma sürecini başlatacak." ifadelerini kullandı.</p>

<p>ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) da bugün saat 17.00'de İran limanlarına giren veya bu limanlardan çıkan tüm gemilere yönelik deniz ablukası başlatacağını açıkladı.</p>

<p>Trump ayrıca, ABD donanmasının Hürmüz Boğazı'nı "bloke etmesine" NATO ve Körfez ülkelerinin de destek olacağını söyledi.</p>

<p>İran Devrim Muhafızları Ordusu Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ise Hürmüz Boğazı'na ilişkin "Yapılacak herhangi bir yanlış hamle düşmanı Hürmüz Boğazı'nda ölümcül bir girdaba hapsedecek." açıklamasında bulundu.</p>

<p>Öte yandan, İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, Pakistan'da gerçekleştirilen İran-ABD müzakerelerine ilişkin, "İslamabad mutabakatına birkaç adım kala aşırı iddialı, sürekli değişen hedefler ve abluka tehdidiyle karşı karşıya kaldık." dedi.</p>

<p>ABD ile İran arasındaki gerilimin sürmesi ve Hürmüz Boğazı'nda olası abluka ihtimali, küresel petrol arzında uzun süreli kesinti yaşanabileceği endişelerini artırarak fiyatlar üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturuyor.</p>

<p>Brent petrolde teknik olarak 102,52 doların direnç, 101,58 doların destek olarak izlenebileceği belirtiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://asyaninsesi.com.tr/brent-petrolun-varili-10208-dolardan-islem-goruyor</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 09:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asyaninsesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/asyaninsesi-com-tr/uploads/2026/04/petrol-rafineri-3.jpg" type="image/jpeg" length="68672"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çin'de üretici fiyatları Orta Doğu'daki savaşın etkisiyle 3,5 yıl sonra ilk kez arttı]]></title>
      <link>https://asyaninsesi.com.tr/cinde-uretici-fiyatlari-orta-dogudaki-savasin-etkisiyle-35-yil-sonra-ilk-kez-artti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://asyaninsesi.com.tr/cinde-uretici-fiyatlari-orta-dogudaki-savasin-etkisiyle-35-yil-sonra-ilk-kez-artti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çin'de, ABD ve İsrail'in İran'a saldırıları ile başlayan savaşın küresel hammadde ve enerji fiyatlarında yol açtığı artışın etkisiyle üretici fiyatları martta 3,5 yıl aradan sonra ilk kez arttı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çin Ulusal İstatistik Bürosunun (UİB) açıkladığı fiyat artışı verilerine göre, martta Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) yıllık bazda yüzde 0,5, Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) yüzde 1 yükseldi.</p>

<p>İmalat ürünlerinin fabrika çıkış fiyatları dikkate alınarak hesaplanan ÜFE, 2022'nin son çeyreğinden bu yana, 41 aydır süren gerilemenin ardından ilk kez artış kaydetti.</p>

<p>UİB Kıdemli İstatistikçisi Dong Licüen, Orta Doğu'daki savaş nedeniyle küresel hammadde ve enerji fiyatlarında yaşanan artışın çok sayıda sektörde fiyatları artırdığı ve düşüşleri sınırladığına işaret ederek, üretici fiyatlarındaki artışın "ithal enflasyon sonucu" olduğunu belirtti.</p>

<p>Bu arada Çin hükümetinin bazı endüstrilerdeki kapasite fazlası üretimi ve fiyat düşürmeye yönelik rekabeti önlemek üzere aldığı tedbirlerin de iç pazardaki arz-talep koşullarını iyileştirdiğine dikkati çeken Dong, bunun da fiyat artışlarına yansıdığını değerlendirdi.</p>

<p>ÜFE'de 2022'nin son çeyreğinde başlayan gerileme sonraki 3 yıl boyunca devam etmişti. Endeks, 2023'te yüzde 3, 2024'te yüzde 2,2 ve 2025'te yüzde 2,6 düşmüştü. Endeks bu yıl da ocakta yüzde 1,4, şubatta yüzde 0,9 gerilemişti.</p>

<h2>Tüketici fiyatlarındaki artış sürüyor</h2>

<p>Öte yandan enflasyonun temel göstergesi kabul edilen TÜFE, martta yüzde 1 arttı. Geçen ay yüzde 1,3 artan TÜFE, son 3 yılın en yüksek artışını kaydetmişti.</p>

<p>Çin'de TÜFE, 2023'ten beri yüzde 1'in altında seyrediyordu. Ülkede enflasyon 2023 ve 2024'te yalnızca yüzde 0,2 artmış, 2025'te ise sabit kalmıştı. Çin hükümeti, süregelen deflasyon eğilimi nedeniyle normalde yüzde 3 olarak belirlediği yıllık enflasyon hedefini geçen yıl yüzde 2'ye düşürmüştü.</p>

<h2>Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiği, savaş nedeniyle kesilmişti</h2>

<p>ABD ve İsrail'in İran'a saldırıları ve İran'ın misillemeleri ile Basra Körfezi'nde tırmanan gerilim nedeniyle, küresel mal ve enerji ticareti açısından kritik bir geçiş hattı olan Hürmüz Boğazı'nda gemi trafiği büyük ölçüde kesilmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Kuveyt, Katar, Irak ve İran'ı dünya pazarlarına bağlayan Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 25'inin, sıvılaştırılmış doğal gaz ticaretinin yaklaşık yüzde 20'sinin ve gübre ticaretinin yaklaşık yüzde 30'unun ana güzergahı konumunda bulunuyor.</p>

<p>Çin'in ithal ettiği petrolün yaklaşık yüzde 45'i, sıvılaştırılmış doğal gazın yüzde 30'u Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı'ndan geçerek ülkeye ulaşıyor.</p>

<p>Boğazdaki tanker trafiğindeki kesintiler küresel petrol tedarikinde aksamalara, petrol fiyatlarında artışa yol açmış durumda.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Asya - Pasifik, Ekonomi</category>
      <guid>https://asyaninsesi.com.tr/cinde-uretici-fiyatlari-orta-dogudaki-savasin-etkisiyle-35-yil-sonra-ilk-kez-artti</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 10:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asyaninsesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/asyaninsesi-com-tr/uploads/2026/04/cin-8.jpg" type="image/jpeg" length="93402"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Malatya'dan yılın ilk çeyreğinde 66 milyon dolarlık kuru kayısı ihracatı]]></title>
      <link>https://asyaninsesi.com.tr/malatyadan-yilin-ilk-ceyreginde-66-milyon-dolarlik-kuru-kayisi-ihracati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://asyaninsesi.com.tr/malatyadan-yilin-ilk-ceyreginde-66-milyon-dolarlik-kuru-kayisi-ihracati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa Birliği'nden coğrafi tescilli ürünlerden Malatya kayısısının ihracatından yılın ilk çeyreğinde 66 milyon dolar gelir elde edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Geçen yıl 12 Nisan'da yaşanan zirai don nedeniyle kayısı üretiminde güçlük çeken Malatya'da, kuru kayısı ihracatının kent ekonomisine katkısı sürüyor.</p>

<p>Yılın ilk çeyreğinde kentten 7 bin 250 ton kuru kayısı ihracatı karşılığında 66 milyon dolar gelir elde edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Malatya Ticaret Borsası Başkanı Ramazan Özcan, AA muhabirine, Türkiye'nin kuru meyve ihracatının yüzde 25'inin karşılandığı Malatya'da, geçen yıl yaşanan zirai dona rağmen kuru kayısı ihracatını sürdürdüklerini anlattı.</p>

<p>Geçen yıl 12 Nisan'da yaşanan zirai donun etkilerinin sürdüğünü ifade eden Özcan, şunları kaydetti:</p>

<p>"İlk çeyrekte beklentilerimize paralel olarak ihracat gerçekleşiyor. Üç ayda 7 bin 250 ton ihracat yaptık. ABD en önemli alıcılarımızın başında geliyor. Bununla beraber de 66 milyon dolar bir gelir elde ettik. Önümüzdeki ikinci çeyreğe başlıyoruz. Yine 2024 yılından üretimini gerçekleştirdiğimiz ve lisanslı depolarımızdaki ürünle devam etmeyi planlıyoruz. Stoklarımızda artık çok bir ürün kalmadı. Önümüzdeki 3 ayda, ilk çeyrekte olduğu gibi kısıtlı da olsa mevcut depolarımızdaki ürünle ihracata devam etmeyi planlıyoruz."</p>

<p>Özcan, hava şartlarının normal seyretmesi halinde bu yıl önemli bir kayısı üretimi beklediklerini kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://asyaninsesi.com.tr/malatyadan-yilin-ilk-ceyreginde-66-milyon-dolarlik-kuru-kayisi-ihracati</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 09:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asyaninsesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/asyaninsesi-com-tr/uploads/2026/04/malatya-kayisi-1.jpg" type="image/jpeg" length="82184"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Huawei, Türkiye'de kalıcı yatırımlar yapıyor]]></title>
      <link>https://asyaninsesi.com.tr/huawei-turkiyede-kalici-yatirimlar-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://asyaninsesi.com.tr/huawei-turkiyede-kalici-yatirimlar-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Huawei Enterprise Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Fatih Akgül, Türkiye'de kalıcı yatırımlara imza attıklarını belirterek, 5G'nin yapay zekanın gelişimi anlamında önemli bir değer katacağını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Huawei tarafından İstanbul'da düzenlenen "Huawei ICT Day 2026" bilişim uygulamaları etkinliğinde soruları cevaplayan Akgül, kurumsal şirketlerin dijital dönemde büyük bir dönüşüm yaşadığını ifade etti.</p>

<p>Yapay zekanın şirketlerde artık otomatik karar alma mekanizmasına dahil olma anlamında önemli bir hale geldiğini vurgulayan Akgül, "Biz Çin'i bir avantaj olarak görüyoruz. Çin, hangi sektöre bakarsanız bakın dünyanın en büyük 10 şirketinden 6 veya 7'sine sahip konumda bulunuyor. Çin ile regülatif olarak da birbirimize çok benziyoruz. Dolayısıyla daha önce Çin'de yapılmış ve deneyimlenmiş fikirleri Türkiye'deki iş hayatına kazandırmak istiyoruz." diye konuştu.</p>

<p>Akgül, Huawei'nin Türkiye'de kurulu veri merkezinin olduğunun altını çizerek, merkezin içinde yapay zeka mekanizmasının da yer aldığını söyledi.</p>

<p></p>

<h2><strong>5G yapay zekaya katkı sağlayacak</strong></h2>

<p>Türkiye'nin 5G'ye geçmesi ile birçok faydanın da sağlanacağını anlatan Akgül, "5G ile birlikte ciddi bir bant genişliği mümkün oluyor. Yapay zekanın en önemli değeri veridir. Ne kadar çok veri toplar, ne kadar iyi rafine edersek yapay zekamız o kadar olgun oluyor. Dolayısıyla 5G'nin bu anlamda bize çok değer katacağını düşünüyorum." dedi.</p>

<p>Akgül, 5G ile altyapı çözümlerinin üzerinde ciddi bir stres birikeceğini anımsatarak, Huawei olarak bu kapsamda altyapı yatırımları yapmaya devam ettiklerini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<h2><strong>"Türkiye'de kalıcı yatırımlarımız var"</strong></h2>

<p>Akgül, "Huawei her zaman 'kazan kazan' prensibiyle hareket etmektedir. Türk geliştirici firmaların ürettikleri çözümlerin kurumsal firmalar tarafından kullanılmasını istiyoruz. Huawei'de çalışan bir Türk olarak hayalim Türk firmalarının ürünlerinin küresel anlamda da kendine yer bulmasıdır." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Türkiye'nin Huawei için sadece bir satış ofisi olmadığının altını çizen Akgül, "Türkiye'de kalıcı yatırımımız dediğimiz Cloud veri merkezimiz var. Türkiye Cloud veri merkezimiz açılalı 2 yıldan fazla zaman oldu. Türkiye'ye bu anlamda büyük yatırım yapan tek firma Huawei'dir" şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim - Teknoloji, Ekonomi</category>
      <guid>https://asyaninsesi.com.tr/huawei-turkiyede-kalici-yatirimlar-yapiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 11:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asyaninsesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/asyaninsesi-com-tr/uploads/2026/04/huawei.jpg" type="image/jpeg" length="23620"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çin, Orta Doğu’daki savaşın ekonomik etkilerine karşı hazırlığını artırıyor]]></title>
      <link>https://asyaninsesi.com.tr/cin-orta-dogudaki-savasin-ekonomik-etkilerine-karsi-hazirligini-artiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://asyaninsesi.com.tr/cin-orta-dogudaki-savasin-ekonomik-etkilerine-karsi-hazirligini-artiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çin’in, ABD ve İsrail’in İran’a saldırıları ve İran’ın misillemeleriyle Orta Doğu’da tırmanan gerilimin ekonomik etkilerine karşı enerji, tarım ve gıda güvenliği alanlarında tedbirlerini artırdığı gözleniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump Hürmüz Boğazı'nın tamamen açılması şartıyla İran'la 2 haftalık karşılıklı ateşkesi kabul ettiklerini duyursa da Basra Körfezi’ndeki çatışmaların devamı halinde Boğaz’daki gemi trafiğinde sürebilecek kesintiler, enerji ithalatı açısından bu bölgeye yoğun şekilde bağımlı Çin için riskleri beraberinde getiriyor.</p>

<p>Öte yandan gübre ticareti açısından önemli bir güzergah olan Boğaz’daki trafik aksaklıkları, Pekin yönetimini gübre tedariki alanında da tedbirler almaya yöneltti.</p>

<p>Çinli uzmanlar, krizin kısa ve orta vadeli sonuçları açısından Çin’e etkilerinin sınırlı kalacağını öngörürken ülke ekonomisinin enerji çeşitliliği, üretim kapasitesi ve fiyat eğilimleri bakımından göreli avantajlarına işaret etti.</p>

<h3><strong>Çin, bölgeden büyük miktarda petrol ve doğal gaz ithal ediyor</strong></h3>

<p>İran, Irak, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Kuveyt, Bahreyn, Katar ve Umman’ı dünya pazarlarına bağlayan Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 25’inin, sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sinin ve gübre ticaretinin yaklaşık yüzde 30’unun ana güzergahı konumunda bulunuyor.</p>

<p>ABD ve İsrail’in İran’a saldırılarıyla başlayan savaş nedeniyle Hürmüz Boğazı’ndaki tanker trafiğinde yaşanan kesintiler, halihazırda küresel petrol tedarikinde aksamalara ve petrol fiyatlarında artışa yol açtı.</p>

<p>Dünyanın en büyük ikinci ekonomisi Çin’in ithal ettiği petrolün yaklaşık yüzde 45’i, sıvılaştırılmış doğal gazın yüzde 30’u Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı’ndan geçerek ülkeye ulaşıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çin, Orta Doğu petrolünün en büyük alıcısı konumunda bulunuyor. Çin Gümrükler Genel İdaresi verilerine göre, ülkenin en fazla petrol ithal ettiği 11 ülkeden 4’ü Basra Körfezi’nde yer alıyor. Çin, petrol ithalatının yüzde 45’ini bu bölgede Suudi Arabistan, Irak, BAE ve Kuveyt’ten sağlıyor.</p>

<p>Çin ayrıca BAE ve Katar’dan sıvılaştırılmış doğal gaz alıyor. Bu da ülkenin toplam ithalatının yüzde 30’unu oluşturuyor.</p>

<p>Resmi gümrük rakamlarında görünmese de Çin’in, İran’ın ihraç ettiği petrolün yüzde 80’ini satın aldığı tahmin ediliyor.</p>

<p></p>

<h3><strong>Enerji alanındaki tedbirler</strong></h3>

<p>Çin hükümetinin, krizin başlamasının ardından kamuya ait büyük petrol şirketlerine talimat vererek rafine petrol ihracatını derhal durdurduğu bildirildi.</p>

<p>Öte yandan hükümet, bir yandan içerde enerji arzını yeterli seviyede tutmaya çalışırken, diğer yanda akaryakıt fiyatlarını kontrol ederek uluslararası fiyatlardaki ani artışın iç piyasaya doğrudan yansımasını sınırladı.</p>

<p>Çatışmanın başlamasından önce de Çin’in Hürmüz Boğazı’ndan gelen ham petrole bağımlılığını azaltmaya yönelik adımlar attığı görüldü.</p>

<p>Çin’in 2025 yılında Hürmüz Boğazı’ndan ithal petrole bağımlılığı yüzde 51 düzeyindeyken, bu oran Ocak-Şubat 2026 döneminde yüzde 45 seviyesine geriledi.</p>

<p>Ülke bu dönemde Rusya’dan ham petrol ithalatını da artırdı. Çin, 2025 yılında Rusya’dan günde ortalama 1,2 milyon varil petrol ithal ederken bu miktar Ocak-Şubat 2026’da 1,8 milyon varile çıktı.</p>

<p>Bunun yanı sıra Çin, yaklaşık 400 milyon ton olduğu tahmin edilen petrol rezerviyle olası tedarik sıkıntılarına karşı kısa vadede korunaklı bir konumda bulunuyor.</p>

<p></p>

<h3><strong>"Çin’e etkisi göreli olarak daha az olacak"</strong></h3>

<p>Pekin Üniversitesi Ulusal Kalkınma Fakültesi Öğretim Üyesi, eski Dünya Bankası Başkan Yardımcısı ve Baş Ekonomisti Profesör Lin Yifu, çatışmanın gerçekleştiği bölge itibarıyla küresel enerji tedarikinde kesintilere ve petrol fiyatlarında artışa yol açtığını belirterek, bunun uzaması halinde 1970’lerdeki petrol krizine benzer bir sıkışmaya yol açabileceği uyarısında bulundu.</p>

<p>Böyle bir krizin Çin dahil tüm ülkeleri etkileyeceğini ifade eden Lin, ancak ülkelerin bundan farklı oranlarda etkileneceğini, Çin’e etkisinin ise sınırlı kalacağını savundu.</p>

<p>Lin, Çin’in petrol tedarikini çeşitlendirdiğini ve ithalatta bölgeye bağımlılığını Japonya ve Güney Kore gibi diğer büyük Asya ekonomilerine kıyasla azalttığını, geniş petrol rezervleri ve akaryakıt fiyat kontrol rejimi sayesinde uluslararası fiyatlardaki değişimin iç piyasaya etkisini sınırlayabildiğini vurguladı.</p>

<p>Enerji fiyatlarındaki artışın 1970’lerdeki petrol krizinde olduğu gibi küresel ekonomide daralmaya yol açabileceğine işaret eden Lin, Çin’in büyük bir iç pazara sahip olması nedeniyle iç talep güçlü kaldığı sürece dış şoklardan daha az etkilenebileceğini ifade etti. Lin, 2008’deki Küresel Mali Kriz’i örnek göstererek, Çin’in o dönemde Batı ekonomilerindeki sarsıntılara rağmen yüzde 9’a varan büyüme kaydettiğini hatırlattı.</p>

<p>Lin, Çin’in fosil kaynak üretimindeki dezavantajlarına karşı son yıllarda yenilenebilir enerji kaynaklarına ve elektrikli araçlar gibi yeni enerji çözümlerine yöneldiğini, yenilenebilir enerjinin toplam üretim içindeki payının arttığını belirterek, bunun hem küresel iklim değişikliğiyle mücadeleye katkı sunduğunu hem de enerji krizlerine karşı yeni bir büyüme alanı oluşturabileceğini ifade etti.</p>

<p>Çinli ekonomist, “(Hürmüz Boğazı’ndaki kesintiler ve enerji fiyatlarındaki artışa bağlı) Krizin genel bir etkisi olacağı gerçek. Ancak diğer ülkelerle kıyaslandığında Çin’e etkisi göreli olarak daha az olacaktır.” dedi.</p>

<h3></h3>

<h3><strong>Gübre ihracatı durduruldu</strong></h3>

<p>Dünya gübre ticaretinin yaklaşık üçte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı’ndaki kesinti, kuzey yarım kürede bahar ekim mevsimi öncesinde küresel gübre tedariki açısından da risk oluşturuyor.</p>

<p>Küresel gübre tedarikinin yaklaşık yüzde 28’ini sağlayan Çin, Rusya ile birlikte en büyük üreticiler arasında yer alıyor.</p>

<p>Rusya krizin başlamasının ardından amonyum nitrat cinsi gübre ihracatını yasaklarken Çin de azot-potasyum bileşikleri ile fosfat cinsi gübrelerin ihracatını durdurdu.</p>

<p>Çin’in ürettiği gübrenin yaklaşık yüzde 40’ı ülke içinde tüketilirken Pekin yönetiminin küresel fiyatlardaki yükselişe karşı iç piyasada fiyat istikrarını korumaya yöneldiği gözleniyor.</p>

<p>Ülkenin gübre ihracatının halihazırda yasaklar ve kota kısıtlamalarına tabi olduğu göz önünde bulundurulduğunda, ihracatı kısıtlamaya yönelik tedbirlerin uluslararası fiyatlar üzerinde baskıyı daha da artıracağı öngörülüyor.</p>

<h3></h3>

<h3><strong>"Gübre üretiminde kullanılan doğal sülfürün büyük bölümü Orta Doğu’dan"</strong></h3>

<p>Çin’in planlama organı Ulusal Reform ve Kalkınma Komisyonuna (NDRC) bağlı Uluslararası Ekonomik Araştırmalar Enstitüsü (IIER) ile Çin Makroekonomik Araştırmalar Akademisinde (CAMR) Direktör Yardımcısı ve kıdemli araştırmacı olarak görev yapan ekonomist Liu Yüe, ülkenin bu konudaki tutumunu değerlendirdi.</p>

<p>Liu, bir uçak kazasında kişinin başkalarına yardım etmeden önce oksijen maskesini kendi yüzüne takması gerektiğini belirterek, “(Gübre ticareti ve gıda güvenliği kaynaklı) Böyle bir krizde, ülkeler öncelikle kendi konumlarını güvence almalı ve sonra başkalarına yardım etmeli.” diye konuştu.</p>

<p>Hiçbir ülkenin tek başına bir ada olmadığına, çıkan bir yangından herkesin etkileneceğine dikkati çeken Liu, bu krizin Çin ve Rusya gibi büyük üreticilere tedarik zincirlerini güçlendirme gerekliliğini de hatırlattığını ifade etti.</p>

<p>Liu, Çin’in fosfat bazlı gübrelerin yapımında kullanılan doğal sülfürün yüzde 4,2’sini İran’dan, yüzde 53’ünü ise diğer Orta Doğu ülkelerinden ithal ettiğinin altını çizerek, bölgedeki çatışma ve Hürmüz Boğazı’ndaki kesintilerin ülkenin gübre üretimini ve bahar ekim sezonu hazırlıklarını olumsuz etkileyebileceğini vurguladı.</p>

<p>Çin’in aldığı tedbirlerin iç talebi karşılamak açısından zorunlu olduğunu belirten Liu, iç talep karşılandıktan sonra diğer ülkelerin ihtiyacını karşılamak üzere gübre tedariki yapılabileceğini kaydetti.</p>

<h3><strong>"Enflasyon riski kısa vadede taşınabilir"</strong></h3>

<p>Petrol fiyatlarındaki yükselişin ulaştırma maliyetlerini artırması ve gübre gibi ürünlerdeki fiyat artışlarının gıda fiyatlarına yansımasıyla dünya genelinde enflasyonu artıracağı, bölgedeki kargaşanın küresel ekonomik büyümeyi olumsuz etkileyebileceği öngörülüyor.</p>

<p>Pekin Üniversitesi Ulusal Kalkınma Fakültesi Dekanı, Çin Merkez Bankası (PBoC) Para Politikası Kurulu Üyesi Profesör Huang Yiping, bu durumun Çin’deki enflasyon ve makroekonomik göstergelere etkisinin, çatışmanın süresi ve belirsizliklerin seyrine bağlı olduğunu belirtti.</p>

<p>Huang, enerjinin önemli bir üretim faktörü olduğunu, enerji fiyatlarındaki artışın şirketlerin karlılığını olumsuz etkilediğini ve yüksek enerji fiyatlarının dış ticarete de olumsuz yansıdığını ifade etti.</p>

<p>Enflasyon açısından Çin’in uzun süredir tüketici fiyatlarında durgunlukla karşı karşıya olduğuna dikkati çeken Huang, krizin kısa sürmesi durumunda ülkenin enflasyonist riskleri taşıyabilecek durumda olduğunu vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Asya - Pasifik, Ekonomi</category>
      <guid>https://asyaninsesi.com.tr/cin-orta-dogudaki-savasin-ekonomik-etkilerine-karsi-hazirligini-artiriyor</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asyaninsesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/asyaninsesi-com-tr/uploads/2026/04/cin-7.jpg" type="image/jpeg" length="80935"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye'de rüzgar ve güneş enerjisi 2025'te ilk kez elektriğin beşte birinden fazlasını üretti]]></title>
      <link>https://asyaninsesi.com.tr/turkiyede-ruzgar-ve-gunes-enerjisi-2025te-ilk-kez-elektrigin-beste-birinden-fazlasini-uretti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://asyaninsesi.com.tr/turkiyede-ruzgar-ve-gunes-enerjisi-2025te-ilk-kez-elektrigin-beste-birinden-fazlasini-uretti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'de rüzgar ve güneş enerjisi, 2025'te ilk kez elektrik üretiminin beşte birinden fazlasını sağlarken, bu oran Türkiye'yi Orta Doğu, Kafkasya ve Orta Asya'daki 16 ülke arasında lider konuma taşıdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Londra merkezli uluslararası düşünce kuruluşu Ember, Türkiye'nin 2025 yılı elektrik üretim verilerinin analiz edildiği ve bu üretimin Avrupa ve bölge ülkeleriyle karşılaştırıldığı Türkiye Elektrik Görünümü 2026 raporunu yayımladı.</p>

<p>Bu yıl beşincisi hazırlanan rapora göre, Türkiye'de geçen yıl rüzgar enerjisinde 1,9 gigavatla tüm zamanların en yüksek kurulumu gerçekleşti, güneşten elektrik üretimi ise hızlı artış gösterdi.</p>

<p>Böylece, rüzgar ve güneş enerjisinin elektrik üretimindeki toplam payı ilk kez yüzde 22'ye ulaştı. Bu eşik, Türkiye'yi Orta Doğu, Kafkasya ve Orta Asya'daki 16 ülke arasında yüzde 20 eşiğini aşan tek ülke konumuna getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Rüzgar ve güneşin elektrik üretiminde ulaştığı payla Türkiye Avrupa'da talebi en yüksek 24 ülke arasında rüzgardan elektrik üretiminde 15'inci, güneşten üretimde 14'üncü ve toplam yenilenebilir kaynaklardan üretimde ise 16'ncı sırada yer aldı.</p>

<p>Türkiye'de rüzgar ve güneş enerjisinden elektrik üretiminin bu eş zamanlı yükselişiyle, doğal gazın elektrik üretimindeki payı 2025'te yüzde 22'ye geriledi. Ancak temiz enerjideki bu ivmeye rağmen, kömür yüzde 34 payla Türkiye'nin elektrik üretimindeki en büyük payı tutmaya devam ediyor.</p>

<p>Rapora göre, Türkiye'de 2022'den beri yeni kömür santralinin devreye alınmaması, kömürden elektrik üretimindeki artışı yavaşlattı ancak bu yıl itibarıyla yerli kömür santrallerine uygulanacak alım garantilerinin kömürden üretimi yeniden artırabileceği tahmin ediliyor.</p>

<h2>Kuraklığın hidroelektrikte yarattığı kayıp yıllık ek 1,8 milyar dolarlık gaz ithalatına yol açıyor</h2>

<p>Raporun son 30 yılı kapsayan analizi, Türkiye'nin en büyük üç barajı olan Atatürk, Karakaya ve Keban'da son 10 yıldaki ortalama elektrik üretiminin 1996-2005 dönemine göre yüzde 29 azaldığını ortaya koydu.</p>

<p>Kuraklık nedeniyle hidroelektrikte yaşanan bu üretim kaybı, doğal gaz santralleri ile ikame ediliyor ve bu durum Türkiye'ye yılda ortalama 1,8 milyar dolarlık ek doğal gaz ithalatına yol açıyor. Enerji krizinin yaşandığı ve fiyatların arttığı yıllarda bu rakam daha yüksek seviyelere çıkabiliyor.</p>

<p>Raporda, hidroelektrik santrallerinin güneş gibi kaynaklarla çeşitlendirilmesinin ekonomik ve enerji güvenliği açısından önem taşıdığı vurgulanıyor.</p>

<h2>Batarya projesi kapasitesinde Türkiye Avrupa'da lider</h2>

<p>Üretimdeki payı artan rüzgar ve güneş enerjisini destekleyerek şebeke güvenliğini artıracak batarya projelerinde ise Türkiye, Avrupa'da lider konumda yer alıyor.</p>

<p>Türkiye 2022'de duyurulan depolamalı rüzgar ve güneş santrali uygulamasıyla, 33 gigavatlık batarya proje kapasitesine ulaşarak tüm Avrupa Birliği ülkelerini geride bıraktı. Bu kapasite, Türkiye'nin mevcut rüzgar ve güneş enerjisi gücünün yüzde 83'üne denk gelerek Avrupa'nın en büyük depolama proje stoklarından biri olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Ember Türkiye ve Kafkaslar Bölge Lideri Ufuk Alparslan, rapora ilişkin değerlendirmesinde, Türkiye'de son yıllarda rüzgar ve güneş enerjisinden elektrik üretiminde önemli artış sağlandığını belirtti.</p>

<p>Ancak hidroelektrik ve jeotermal gibi diğer yenilenebilir kaynaklar dahil edildiğinde yenilenebilir enerjinin Türkiye'nin elektrik üretimindeki payının hala birçok Avrupa ülkesinin gerisinde bulunduğunu kaydeden Alparslan, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Öte yandan Türkiye rüzgar ve güneş enerjisinde, Orta Doğu, Orta Asya ve Kafkaslar bölgesindeki ülkeler arasında açık ara lider konumunda. Son dört yılda ikinci kez yaşanan küresel fosil yakıt krizi, temiz enerjiye geçişin önemini daha da artırdı. Türkiye'nin bu krizlere karşı yenilenebilir enerjinin gücüyle geliştireceği direnç, sadece enerji güvenliğini sağlamakla kalmayacak, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Zirvesi COP31'e ev sahipliği yapmaya hazırlanırken Türkiye'ye bölgesel enerji dönüşümünde gerçek bir öncülük fırsatı sunacaktır."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://asyaninsesi.com.tr/turkiyede-ruzgar-ve-gunes-enerjisi-2025te-ilk-kez-elektrigin-beste-birinden-fazlasini-uretti</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 10:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asyaninsesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/asyaninsesi-com-tr/uploads/2026/04/ruzgar-enerjisi.jpg" type="image/jpeg" length="26848"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye'de ilk çeyrekte satılan otomobillerin yarısı elektrikli ve hibrit araçlardan oluştu]]></title>
      <link>https://asyaninsesi.com.tr/turkiyede-ilk-ceyrekte-satilan-otomobillerin-yarisi-elektrikli-ve-hibrit-araclardan-olustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://asyaninsesi.com.tr/turkiyede-ilk-ceyrekte-satilan-otomobillerin-yarisi-elektrikli-ve-hibrit-araclardan-olustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'de bu yılın ilk çeyreğinde elektrikli ve hibrit araç satışları toplam pazarın yüzde 51,2'sini oluştururken satış sayısı 107 bin 924'e ulaştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği (ODMD) verilerinden derlenilen bilgiye göre, otomobil satışları ocak-mart döneminde yıllık bazda yüzde 5,86 azalarak 210 bin 688'e geriledi, hafif ticari araç satışları yüzde 4,23 artışla 54 bin 710 oldu.</p>

<p>Söz konusu dönemde 88 bin 688 benzinli, 69 bin 504 hibrit otomobil satıldı. Dizel otomobil satışı 13 bin 326, otogazlı otomobil satış sayısı ise 750 oldu. Sadece elektrikle çalışan tam elektrikli otomobil satışları ise 38 bin 28 olarak kayıtlara geçti.</p>

<p>Benzinli bir jeneratörün bataryayı şarj ettiği ve sürüşün elektrik motoruyla sağlandığı "uzatılmış menzil" sistemlere sahip araçlar dahil edildiğinde, yılın ilk çeyreğinde elektrikli otomobil satış sayısı yüzde 18,2'lik pazar payıyla 38 bin 420'ye yükseldi. (Uzatılmış menzil otomobiller de Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu olarak "elektrikli" sınıfında yer alıyor)</p>

<h3><strong>Benzin ve dizel otomobil satışlarında düşüş sürüyor</strong></h3>

<p>Yılın ilk çeyreğinde benzinli otomobil satışlarında yüzde 20,1, dizellerde yüzde 26,9 ve otogazlı otomobillerde yüzde 34,8 düşüş gerçekleşti. Bu dönemde hibrit otomobil satışları yüzde 33, elektrikli otomobil satışları yüzde 29,9 arttı.</p>

<p>Dizel otomobil satışlarındaki azalışın ana nedeninin global üreticilerin dizel otomobil üretimini sonlandırma sürecinin devam etmesi, dolayısıyla pazara yeni dizel otomobil sunulmaması olduğu belirtiliyor.</p>

<h3><strong>Elektrikli otomobillerin payı yüzde 18,2 oldu</strong></h3>

<p>Benzinli otomobillerin satışlarda geçen yılın ocak-mart döneminde yüzde 49,6 olan payı, bu yılın aynı döneminde yüzde 42,1'e geriledi.</p>

<p>Söz konusu dönemde dizel otomobillerin payı yüzde 8,1'den 6,3'e, otogazlı otomobillerin payı ise yüzde 0,5'ten 0,4'e düştü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aynı dönemde toplam satışlardan alınan pay, elektrikli otomobillerde yüzde 13,2'den 18,2'ye, hibritlerde yüzde 28,6'dan 33'e yükseldi.</p>

<p>Otomobiller elektrikli ve hibrit olarak ele alındığında toplam pazarın yüzde 51,2'sini oluşturduğu, toplam satışların 107 bin 924'e ulaştığı görüldü. Böylelikle Türkiye'de satılan otomobillerin yarısı elektrikli ya da hibrit araçlardan oluştu.</p>

<p>Mart ayında ise toplam 15 bin 118 elektrikli otomobil satıldı. Bu otomobillerin mart ayındaki pazar payı yüzde 18,9 olarak hesaplandı. Aynı ayda 27 bin 65 hibrit otomobil satışı gerçekleştirilirken bu araçların pazar payı yüzde 33,9 olarak kayıtlara geçti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://asyaninsesi.com.tr/turkiyede-ilk-ceyrekte-satilan-otomobillerin-yarisi-elektrikli-ve-hibrit-araclardan-olustu</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 11:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asyaninsesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/asyaninsesi-com-tr/uploads/2026/03/elektrikliarac.jpg" type="image/jpeg" length="82042"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İstanbul Havalimanı günlük ortalama 1436 uçuşla Avrupa'nın en yoğun havalimanı oldu]]></title>
      <link>https://asyaninsesi.com.tr/istanbul-havalimani-gunluk-ortalama-1436-ucusla-avrupanin-en-yogun-havalimani-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://asyaninsesi.com.tr/istanbul-havalimani-gunluk-ortalama-1436-ucusla-avrupanin-en-yogun-havalimani-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Havalimanı, 23-29 Mart arasında günlük ortalama 1436 uçuşla Avrupa'nın en yoğun havalimanı olarak kayıtlara geçti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa Hava Seyrüsefer Güvenliği Teşkilatının (EUROCONTROL) 23-29 Mart'a ilişkin "Avrupa Havacılık Raporu" yayımlandı.</p>

<p>Rapora göre, İstanbul Havalimanı bu dönemde günlük ortalama 1436 uçuşla Avrupa'nın en yoğun havalimanları arasında ilk sırada yer aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İstanbul Havalimanı'nı günlük 1280 uçuşla Amsterdam, 1266 uçuşla Londra Heathrow, 1261 uçuşla Paris Charles de Gaulle ve 1230 uçuşla Madrid havalimanları takip etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://asyaninsesi.com.tr/istanbul-havalimani-gunluk-ortalama-1436-ucusla-avrupanin-en-yogun-havalimani-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 09:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asyaninsesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/asyaninsesi-com-tr/uploads/2026/04/istanbul-havalimani.jpg" type="image/jpeg" length="10569"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Orta Doğu'daki savaş enerji maliyetlerini artırırken arz tarafında da riskleri körüklüyor]]></title>
      <link>https://asyaninsesi.com.tr/orta-dogudaki-savas-enerji-maliyetlerini-artirirken-arz-tarafinda-da-riskleri-korukluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://asyaninsesi.com.tr/orta-dogudaki-savas-enerji-maliyetlerini-artirirken-arz-tarafinda-da-riskleri-korukluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu, "Bugün dünyadaki fiyatlamalarda bir risk priminin devreye girdiğini söylemek elbette yanlış değil. Örneğin petrol fiyatları, savaş bitse bile 20-30 dolarlık bir risk primini barındırabilir." dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Bilgi Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu, dünyanın fabrikaları denilebilecek Güney Kore, Çin, Hindistan ve Japonya'nın Hürmüz Boğazı’ndan geçen enerjinin yüzde 80’ini aldığını belirterek, "Dolayısıyla bu ülkeler, enerji girdisini sağlayamadıkları ölçüde arz tarafında da sorunlar yaşamaya ve yaşatmaya aday görünüyor." dedi.</p>

<p>Küresel enerji arzının kalbi olan Orta Doğu, 28 Şubat'ta ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan ve İran'ın misillemeleriyle oluşan savaş ortamıyla tarihinin en ağır sınamalarından birini yaşıyor.</p>

<p>Bölge, aynı zamanda küresel ekonominin damarlarında hissedilen çok katmanlı bir sarsıntının da merkezi haline geldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>AA muhabirlerinin derlediği bilgilere göre, savaşın ilk ayında toplam değeri 157,5 trilyon dolar olan dünya borsaları, 30 Mart itibarıyla 143,5 trilyon dolara geriledi.</p>

<p>Yaklaşık 14 trilyon dolarlık bu kayıp, yalnızca yatırımcı güvenindeki erozyonu değil, aynı zamanda savaşın ekonomik yansımalarının ne denli geniş bir alana yayıldığını da ortaya koydu.</p>

<p>Krizin en kritik boyutu enerji arzında ortaya çıktı. Dünyadaki günlük petrol talebinin yaklaşık yüzde 20'sini taşıyan Hürmüz Boğazı’nda petrol, LNG ve ticari gemi geçişlerinde yaşanan ciddi aksaklıklar ve artan güvenlik riskleri, küresel enerji akışını doğrudan sekteye uğrattı.</p>

<p>Gelişmelerin etkisiyle Brent petrolün varil fiyatı 100 doların üzerine çıkarken oluşan arz kısıtı özellikle jet yakıtı olmak üzere diğer petrol ürünlerinde de fiyat baskısını artırdı.</p>

<p>Bu süreçte piyasalarda fiyatlamaları belirleyen tek unsur, ürün arzına ilişkin endişeler olmadı. Artan enerji maliyetleri, yükselen navlun ücretleri ve savaş riskine bağlı olarak tırmanan sigorta giderleri, başta tarım olmak üzere tüm üretim zincirini baskı altına aldı.</p>

<p>Üretimin her aşamasına sirayet eden bu maliyet artışları, küresel ekonomide yeni bir maliyet dalgasını tetiklerken, fiyatlama rejiminde de yeni kalemleri gündeme getirdi.</p>

<p>"Reel taraftaki fiyatlamalarda petrol ve buna bağlı ürünler, taşımacılık maliyetlerini etkileyecektir"<br />
İstanbul Bilgi Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, küresel ölçekte artan jeopolitik tansiyonun fiyatlara yansımasına ilişkin, risk unsurunun devreye girdiğini ancak bunun etkisinin şimdilik daha çok finansal varlıklarda gözlendiğini söyledi.</p>

<p>Aslanoğlu, şunları kaydetti:</p>

<p>"Bugün dünyadaki fiyatlamalarda bir risk priminin devreye girdiğini söylemek elbette yanlış değil. Fakat risk primi daha çok finansal piyasa parametrelerinde gözlemleyebileceğimiz bir durumdur. Örneğin petrol fiyatları, savaş bitse bile 20-30 dolarlık bir risk primini barındırabilir. Altın fiyatları da benzer çıkışı 28 Şubat öncesinde yapmıştı. Aynı çıkış, tekrar benzer tabloların yaşanacağı beklentisiyle her zaman gerçekleşmeyebilir, savaş bitse bile böyle bir yükseliş görülmeyebilir. Borsalar da hızlı bir çıkış göstermeyebilir. Ancak reel taraftaki fiyatlamalarda petrol ve buna bağlı ürünler, taşımacılık maliyetlerini etkileyecektir."</p>

<p>Ürün fiyatlarında ana belirleyici unsurun hala arz-talep dengesi olduğunu ifade eden Aslanoğlu, özellikle arz yönlü bir şok yaşandığını belirtti.</p>

<p>Aslanoğlu, dünya petrolünün ve doğal gazının yüzde 20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının söz konusu olduğunu anımsatarak, şunları kaydetti:</p>

<p>"Nitrojene dayalı gübrenin, dünya alüminyumunun yüzde 10’unun ve yüzde 15’inin, ayrıca gübrenin yüzde 25-30’unun geçtiği bir bölgenin kapanması söz konusu. Bu durum, gıda ve enerji kanalı üzerinden ciddi bir baskı yaratıyor. Dünyanın fabrikaları diyebileceğimiz Güney Kore, Çin, Hindistan ve Japonya, Hürmüz Boğazı’ndan geçen enerjinin yüzde 80’ini alıyor. Dolayısıyla bu ülkeler, enerji girdisini sağlayamadıkları ölçüde arz tarafında da sorunlar yaşamaya ve yaşatmaya aday görünüyor. Özellikle Hark Adası’na olası saldırı veya kara harekatının başlaması ya da İran’ın enerji arzının durması veya aksaması durumunda, fiyatlar üzerindeki baskı büyük ölçüde arz yönlü şoklardan kaynaklanacaktır. Özetle, risk primi vardır, ancak bunun finansal piyasa parametrelerinde daha belirgin olduğunu düşünüyorum."</p>

<p>"Petrol fiyatlarının artmasının yaratacağı talep düşüşü yarardan çok zarar getirir"<br />
Prof. Dr. Aslanoğlu, Hürmüz Boğazı’nın kapanması ve geçiş ücreti alınması konusunun sürdürülebilirlik açısından tartışmalı olduğunu ifade ederek, bu durumdan kaynaklı fiyatlamaların geçici nitelikte olacağının altını çizdi.</p>

<p>Aslanoğlu, "Petrol üreten ve enerji satan ülkeler, petrol fiyatlarının 200-300 dolara çıkmasından kısa vadede fayda sağlayabilir gibi görünse de böyle bir fiyat seviyesinin yaratacağı talep düşüşünün kendilerine yarardan çok zarar getireceğini de bilmektedirler. Bu nedenle bu tür fiyatlamalar veya geçiş ücretleri geçici nitelikte olabilir." dedi.</p>

<p>Lojistik ve sigorta şirketlerinin bu süreçte risk primlerinden dolayı kısa vadede avantaj elde edebileceğini söyleyen Aslanoğlu, riskin gerçekleştiği bir ortamda, sigorta şirketlerinin de ciddi zorluklarla karşılaşabileceğini vurguladı.</p>

<p>Dünyada enerji fiyatlarının yüksek kalmaya devam etmesi durumunda, küresel toparlanma olsa bile hem gıda hem de emtia fiyatlarının yüksek seyretmesine yol açabileceğini anlatan Aslanoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>"Bu durum, emtia üreticisi Latin Amerika ve Afrika’daki bazı ülkeler ile kısmen Orta Doğu ülkelerinin bu süreçte daha pozitif ayrışabileceğini düşündürmektedir. Ancak özellikle Orta Doğu ülkeleri ciddi bir hasarla karşı karşıya kaldığı için, elde edecekleri gelirden ziyade daha çok maliyetle karşılaştıklarını söylemek mümkün olacaktır. Latin Amerika ülkeleri ise ham madde üreticisi olarak bu süreçte öne çıkmaktadır. Genel olarak enerji ve gıda üreticisi ülkelerin daha avantajlı konumda kalabileceği kanaatindeyim. Bu çerçevede, emtia üreticisi olmayan ve emtiaya bağımlı ithalatçı ülkelerde kaybeden tarafın daha fazla olabileceği görünmektedir."</p>

<p>Öte yandan, risk ve güvenlik primlerinin öne çıktığı bu ortamda şirketler açısından ölçek faktörünün de belirleyici olduğuna dikkati çeken Aslanoğlu, büyük ölçekli şirketlerin risk yönetimi ve likidite açısından avantaj sağladığını ifade etti.</p>

<p>Aslanoğlu, bu tür krizlerin genellikle likidite ve risk yönetimi tecrübesi bakımından büyük şirketleri daha avantajlı hale getirdiğini aktararak, küçük işletmelerinse, likidite akışındaki kesintiler nedeniyle bu tür dönemlerde daha fazla zorlandığını belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://asyaninsesi.com.tr/orta-dogudaki-savas-enerji-maliyetlerini-artirirken-arz-tarafinda-da-riskleri-korukluyor</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 09:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asyaninsesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/asyaninsesi-com-tr/uploads/2026/04/thumbs-b-c-180d726eb8deee999b64b1636ff80103.jpg" type="image/jpeg" length="37568"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
