<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Asya'nın Sesi</title>
    <link>https://asyaninsesi.com.tr</link>
    <description>Asya'nın Sesi, habercilikte alternatif bir pencere açıyor ve dünyada yaşanan gelişmeleri Asya perspektifinden sunuyor. Dış haberler, ekonomi, jeopolitik, bilim, teknoloji, kültür, sanat, yaşam tarzı gibi birçok alanda alışılagelmişin dışında bir bakış açısıyla yeni ufukları keşfetmenize imkân sağlıyor.
Asya'nın Sesi'ni takip edin, gelecekten haberdar olun.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://asyaninsesi.com.tr/rss/kultur-sana" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Tüm hakları saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 19 Apr 2026 12:52:33 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://asyaninsesi.com.tr/rss/kultur-sana"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Dünyaca ünlü "Grease" müzikali Zorlu PSM'de sahnelenmeye başladı]]></title>
      <link>https://asyaninsesi.com.tr/dunyaca-unlu-grease-muzikali-zorlu-psmde-sahnelenmeye-baslandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://asyaninsesi.com.tr/dunyaca-unlu-grease-muzikali-zorlu-psmde-sahnelenmeye-baslandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Grease müzikali, yeni prodüksiyonuyla Zorlu PSM Turkcell Sahnesi'nde sanatseverlerle buluştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Zorlu PSM ve People Entertainment Group &amp; MAC Global işbirliğiyle sahnelenen Sandy ve Danny'nin hikayesini anlatan müzikal 1950'lerin unutulmaz Rydell High atmosferine davet ediyor.</p>

<p>Sandy ve Danny karakterlerinin hikayesini merkeze alan müzikalde, "You're the One That I Want", "Greased Lightnin" ve "Summer Nights" gibi unutulmaz şarkılar da yorumlanıyor.</p>

<p>Hollywood'dan Broadway'e, West End'den İstanbul'a uzanan bu evrensel hikaye, gençlik aşkını, hayallerin peşinden gitmeyi ve rock'n'roll'un özgür ruhunu sahneye taşıyor.</p>

<p><img height="468" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/04/15/f3beb2d087d142cf1814cf5afc8425c8.jpg" width="703" /></p>

<h2><strong>“İnsanların büyürken tanıdığı bir yapım olduğu için müzikleri çok tanıdık”</strong></h2>

<p>Oyunculardan "Sandy" karakterini canlandıran Ellie Stevens, oynaması gerçekten çok eğlenceli bir karakter olduğunu belirterek, "Başlangıçta oldukça masum ve iyi kalpli bir genç kız olarak karşımıza çıkıyor ancak sonunda dönüşüm geçirerek bambaşka bir enerji ortaya koyuyor. Bu yüzden sahnede çok keyif alıyorum." diye konuştu.</p>

<p>Grease müzikalinin çok nostaljik olduğuna işaret eden Stevens, "İnsanların büyürken tanıdığı bir yapım olduğu için müzikleri çok tanıdık. İnsanlar onu çok iyi biliyor ve seviyor. Bu yüzden tekrar tekrar görmek istiyorlar çünkü bizler tanıdık şeyleri severiz. Bu bize bir rahatlık hissi veriyor. Aynı zamanda her zaman herkes için geçerli olacak temalara sahip. Bu yüzden herkesin kendinden bir şey bulabileceği bir yapım." dedi.</p>

<h2><strong>"Seyircinin nasıl karşılayacağını görmek için sabırsızlanıyoruz"</strong></h2>

<p>Christopher Foley ise "Danny" karakterinin hem havalı biri hem de grubunun lideri olduğunu aktararak, "Aynı zamanda oldukça hassas bir tarafı da var ve bunu göstermek konusunda zorlanıyor. Oyun boyunca Sandy'ye bu yönünü biraz daha gösteriyor ama sonra biraz aptalca davranarak işleri bozuyor. Bu da karakteri oynamayı eğlenceli kılıyor çünkü aslında iki farklı yönü var. Adeta tek bedende iki kişi gibi." görüşlerini paylaştı.</p>

<p>Karaktere hazırlanırken fiziksel dayanıklılığa odaklandığını dile getiren Foley, "Gösteri gerçekten zor. Baştan sona uzun bir performans ama çok eğlenceli. Danslardan şarkılara, tekrar danslara ve sahnelere geçiyorsunuz. Çok yoğun bir temposu var. Bu yüzden de kondisyon önemliydi." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Foley, daha önce sahneledikleri yerlerde izleyicilerin gösteriyi çok sevdiğine değinerek, "Farklı kültürler ve dil farkları nedeniyle gösterinin nasıl karşılanacağını her zaman tam bilemiyorsunuz. Yine de çok nostaljik bir yapım olduğu ve herkes Grease'i bildiği için burada da çok sevileceğini düşünüyoruz. Seyircinin nasıl karşılayacağını görmek için sabırsızlanıyoruz." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<h2><strong>"Yeni ve farklı bir tarz katmak istedim"</strong></h2>

<p>Koreograf Matt Wesley de sahnelemedeki zorluklara işaret ederek, "Bence film ve dans figürleri çok ikonik. Bu yüzden kesinlikle ona yeni ve farklı bir tarz katmak istedim. Modern bir dokunuş eklemeye çalıştım ama yine de stiline sadık kalmaya özen gösterdim. Chloe Hopcroft gibi harika biriyle çalıştığım için çok şanslıyım. Provalara başlamadan önce yaklaşık üç hafta stüdyoya girip hazırlık çalışmalarını yaptık." dedi.</p>

<p>Seçmelerin 4 aşamalı olduğunu dile getiren Wesley, şunları kaydetti:</p>

<p>"Sanırım 4 binden fazla başvuru aldık. 200 kişiyle görüştük. Kadroda yaklaşık 21-22 kişi var. Yani bu sürecin tamamından geçtiler. Ardından haftada 6 gün olmak üzere dört hafta süren provalar yaptık ve sonra doğrudan gösteriye başladılar. Bu yüzden onlar için gerçekten yorucu ve tempolu bir süreç. Bazen onlara bakıp 'Bütün bunları nasıl akıllarında tutuyorlar?' diye düşünüyorum. Gerçekten hayranlık verici. Çok şanslıyız. Kadromuzda harika şarkıcılar, oyuncular ve dansçılar var ve üç disiplinde de çok yüksek bir seviyedeler. Bu yüzden İstanbul'a bu standartta bir prodüksiyon getirebiliyoruz."</p>

<p>Ava May Walters da oynadığı Rizzo karakterinin sahnede keşfetmesi keyifli bir rol olduğunu aktararak, gösterinin sonlarına doğru ise daha hassas tarafının görülebildiğini belirtti.</p>

<p>Çok sert görünmemeye odaklandığını dile getiren Walters, replikleri sadece söylemek yerine gerçekten o duyguları hissetmeye çalıştığının altını çizdi.</p>

<p><img height="644" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/04/15/f4871aee2e24c81fbc88af6a4808b973.jpg" width="859" /></p>

<h2><strong>"Karaktere girmek için 1960'lardan şarkılar dinliyorum"</strong></h2>

<p>Oyuncu Edan Smart ise canlandırdığı "Kenickie" karakterinin Danny'nin en yakın arkadaşı olduğuna işaret ederek, "Gösteri boyunca birlikteyiz ama ilişkimiz zaman zaman değişiyor. Kenickie havalı bir karakter. Aslında Danny gibi olmak istiyor. Sahip olduğu bir araba var. Bu araba hakkında şarkı söylüyorum ve onun gösteri boyunca ana odağı araba. Rizzo gibi o da zaman zaman sert ve pek neşeli görünmeyen biri." dedi.</p>

<p>Sahneye çıkar çıkmaz "hadi başlayalım" moduna girdiğini vurgulayan Smart, "Özellikle araba hakkındaki 'Grease Lightnin' öncesi enerjinin çok yüksek olması gerekiyor çünkü o, gösterinin zirve anlarından biri. Bu yüzden kendimi motive ediyorum, karaktere girmek için 1960'lardan şarkılar dinliyorum ve o dönemin ruhuna giriyorum." ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Müzikal, sadece 8 gösteri olacak şekilde 19 Nisan'a kadar sahnelenecek.</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://asyaninsesi.com.tr/dunyaca-unlu-grease-muzikali-zorlu-psmde-sahnelenmeye-baslandi</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 11:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asyaninsesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/asyaninsesi-com-tr/uploads/2026/04/grease.jpg" type="image/jpeg" length="17528"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“Hayvan Çiftliği” beyaz perdeye uyarlanıyor]]></title>
      <link>https://asyaninsesi.com.tr/hayvan-ciftligi-beyaz-perdeye-uyarlaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://asyaninsesi.com.tr/hayvan-ciftligi-beyaz-perdeye-uyarlaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Andy Serkis imzalı Hayvan Çiftliği film uyarlaması için yeni bir fragman paylaşıldı. Hayvan Çiftliği için hazırladığı yeni animasyon uyarlamasının final fragmanını izleyicilerin beğenisine sunuldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Edebiyat tarihinin en etkili siyasi hicivlerinden biri olan bu hikaye, Serkis’in vizyonuyla yeniden şekillenerek güç, yozlaşma ve eşitlik arayışına dair sarsıcı bir “uyarı masalı” olarak karşımıza çıkıyor. Fragman, bir grup çiftlik hayvanının yozlaşmış bir hiyerarşiye karşı başlattığı büyük isyanı ve sonrasında gelişen trajik olayları epik bir dille özetliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İngiliz yazar George Orwell’in aynı adlı distopik romanından uyarlanan yapım, dünya prömiyerini 9 Haziran 2025’te Fransa’daki Annecy Uluslararası Animasyon Film Festivali’nde gerçekleştirmişti. 1 Mayıs tarihinde ABD dahil bazı ülkelerde vizyona girmeye hazırlanan yapımın Türkiye gösterim tarihi ise 25 Eylül 2026.</p>

<h2><strong>Filmin konusu</strong></h2>

<p>Film, eski yaşam düzenlerinden yorulan bir grup hayvanın insan sahiplerine başkaldırarak çiftliğin kontrolünü ele geçirmesini konu alıyor. Ancak isyanın ardından bu kez hayvanlar, Napoleon adlı kurnaz bir domuzun yönetimi altında yeni sorunlarla karşı karşıya kalıyor. Bu durum da onları, Napoleon’a karşı duracak cesareti göstermeye zorluyor.</p>

<h2><strong>Yıldızlarla dolu seslendirme kadrosu</strong></h2>

<p>Filmin seslendirme kadrosunda Napoleon rolünde Seth Rogen, Lucky rolünde Gaten Matarazzo, Squealer rolünde Kieran Culkin, Freida Pilkington rolünde Glenn Close, Mr. Whymper rolünde Steve Buscemi, Snowball rolünde Laverne Cox, Boxer rolünde Woody Harrelson, Carl rolünde Jim Parsons, Benjamin rolünde Kathleen Turner ile Puff ve Tammy rollerinde Iman Vellani yer alıyor.</p>

<p>Filmin senaryosu BAFTA adayı senarist Nicholas Stoller tarafından yazıldı. Yapımcı kadrosunda Adam Nagle, Dave Rosenbaum, Jonathan Cavendish ve Andy Serkis bulunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://asyaninsesi.com.tr/hayvan-ciftligi-beyaz-perdeye-uyarlaniyor</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 10:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asyaninsesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/asyaninsesi-com-tr/uploads/2026/04/image-2.png" type="image/jpeg" length="52596"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye'de Çin çay kültürüne artan ilgi kültürlerarası diyaloğu güçlendiriyor]]></title>
      <link>https://asyaninsesi.com.tr/turkiyede-cin-cay-kulturune-artan-ilgi-kulturlerarasi-diyalogu-guclendiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://asyaninsesi.com.tr/turkiyede-cin-cay-kulturune-artan-ilgi-kulturlerarasi-diyalogu-guclendiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'de gençler arasında Çin kültürüne yönelik ilgi artarken, Ankara'daki Hacı Bayram Veli Üniversitesi'nde düzenlenen bir etkinlik, bu ilginin sanat ve gelenekler üzerinden nasıl somutlaştığını ortaya koydu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Üniversitenin Doğu Dilleri Topluluğu'nun düzenlediği seramik atölyesinin katılımcıları, Çin'e özgü çay seremonisinde kullanılan geleneksel çay takımlarına kendi elleriyle şekil verdi.</p>

<p>Etkinlikte Çin'in çay kültürü hakkında bilgi alan öğrenciler, seramik çalışmasıyla bu geleneğin pratik yönünü de deneyimleme imkanı buldu.</p>

<figure><img src="https://home.xinhua-news.com/static/image?args=kRMDEkJnhoczkyISt8fC9kYXRhL25hcy9waG90by8yMDI2LzA0LzA3L0N5c3R1clEwMDAwMzZfMjAyNjA0MDdfQ0JNRk4wQTAwNS5KUEd8MHw4MDB4ODeOAw" />
<figcaption></figcaption>
</figure>

<p>Xinhua'ya konuşan seramik sanatçısı ve eğitmeni Duygu Kavukçu, gençlerin Çin kültürüne olan merakının son yıllarda gözle görülür biçimde arttığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Gençlerle sürekli iletişim halindeyiz. Araştırıyor ve Çin kültürüyle ilgili başka neler yapabiliriz diye soruyorlar" diyen Kavukçu, etkinliğin amacının yalnızca teorik bilgi vermek değil, aynı zamanda da katılımcıların bu kültürü dokunarak ve hissederek öğrenmesini sağlamak olduğunu belirtti.</p>

<p>Çin'in seramik geleneğinin binlerce yıllık bir geçmişe sahip olduğunu hatırlatan Kavukçu, "Çin'in ana kökenlerinden biri çömlekçi çarklarında çekilen porselendir. Biz de gençlerin bu kültürü daha iyi benimsemesi için teorik bilginin yanı sıra dokunarak ve hissederek bu bilgiyi pratikte tamamlamalarını sağladık" dedi.</p>

<p>Atölyeye katılan öğrenciler, seramiğe şekil vererek Çin'in geleneksel çay seremonisinde kullanılan küçük çaydanlık ve fincan gibi parçaları kendi elleriyle üretti. Katılımcılar, bu gelenekte çayın yalnızca bir içecek değil, sosyal ve kültürel bir ritüelin parçası olduğunu da öğrendi.</p>

<figure><img src="https://home.xinhua-news.com/static/image?args=fJMDEkJnhoczkyISt8fC9kYXRhL25hcy9waG90by8yMDI2LzA0LzA3L0N5c3R1clEwMDAwMzZfMjAyNjA0MDdfQ0JNRk4wQTAwMS5KUEd8MHw4MDB4ODcyAw" />
<figcaption></figcaption>
</figure>

<p>Çay kültürünün, Türkiye ile Çin arasında doğal bir bağ kurulmasına katkıda bulunduğuna inanan Kavukçu, "Buraya katılan gençler, çay kültürünün iki kültürde de ne kadar kıymetli olduğunu fark ederek, bağlantı kuruyor. Aslında mesele sadece çay içmek değil. Burada sohbet etmek, kültürü yaşatmak ve çay seremonisinin farklı ülkelerde nasıl gerçekleştirildiğini görmek de söz konusu" diye konuştu.</p>

<p>Kavukçu, Çin'in geleneksel çay seremonisinin taşıdığı estetik ve ritüel boyutun da gençlere cazip geldiğini vurguladı. Bu geleneğin modern yaşamın hızına karşı sakinlik ve zarafet sunduğunu belirten Kavukçu, "Çin kültüründe çok naif, zarif ve sakin ritüeller var. Gençler bu ritüellerde huzur buluyor. Bu sayede Çin kültürünü daha yakından tanıyor, içine girdikçe de daha fazla bilgi edinmek istiyorlar" dedi.</p>

<figure><img src="https://home.xinhua-news.com/static/image?args=OWMDEkJnhoczkyISt8fC9kYXRhL25hcy9waG90by8yMDI2LzA0LzA3L0N5c3R1clEwMDAwMzZfMjAyNjA0MDdfQ0JNRk4wQTAwMi5KUEd8MHw4MDB4ODYMAw" />
<figcaption></figcaption>
</figure>

<p>Etkinliği düzenleyen Doğu Dilleri Topluluğu'nun Başkanı ve Çin Dili ve Edebiyatı ikinci sınıf öğrencisi Mahir Kerem Adanur ise atölyenin temel amacının Çin kültürünün önemli bir unsuru olan çay seremonisini tanıtmak olduğunu söyledi.</p>

<p>"Diğer etkinliklerimizde olduğu gibi bu etkinliği de katılımcıların Çin kültürünü daha iyi tanıyabilmesi için düzenledik" diyen Adanur, öğrencilerin bu etkinlikte özellikle Çin'in geleneksel çay seremonisi diye bilinen Gongfu Cha'da kullanılan seramikleri kendi elleriyle üretme fırsatı bulduğunu ifade etti.</p>

<p>Gongfu Cha'ya olan ilgisinin geçen yıl Çin kültürü dersinde izlediği bir videoyla başladığını ifade eden Adanur, "Biz çayı genellikle günlük hayatın bir parçası ve sohbetin eşlikçisi olarak görüyoruz. Ancak Çin'de çayın çok farklı bir yansıması olduğunu fark ettim. Orada çay bir keyif, bir ruh dinginliği ve aynı zamanda felsefe ve sanatın parçası" dedi.</p>

<p>Bu ritüelin günlük hayatta insanlara uyum ve huzur verdiğini belirten Adanur, "Burada bir ahenk var ve bu sizi mutlu ediyor. Günlük yaşamın içinde size bir zevk veriyor" diye konuştu.</p>

<p>Türkiye'de Çin'e ve Çin diline yönelik ilginin son yıllarda belirgin biçimde arttığına dikkat çeken Adanur, "Türkiye'de eskiden hiç olmadığı kadar Çin'e ve Çin diline ilgi var. Bunun büyük kısmı gençlerden geliyor. Çin'in dünyaya daha fazla açılması ve sosyal medyanın etkisi bunda önemli rol oynuyor" ifadelerini kullandı.</p>

<figure><img src="https://home.xinhua-news.com/static/image?args=HwMDEkJnhoczkyISt8fC9kYXRhL25hcy9waG90by8yMDI2LzA0LzA3L0N5c3R1clEwMDAwMzZfMjAyNjA0MDdfQ0JNRk4wQTAwNC5KUEd8MHw4MDB4ODebAw" />
<figcaption></figcaption>
</figure>

<p>Etkinliğe katılan Çin Dili ve Edebiyatı öğrencisi İklim Yılmaz da seramikten bir çay seremonisi takımı üretmenin kendisine Çin kültürünü farklı bir açıdan tanıma fırsatı verdiğini söyledi.</p>

<p>Yılmaz, "Bu deneyim benim Çin kültürüne yönelik merakımı artırdı. Çünkü Çin'in geleneksel çay seremonisi sadece bir içecek hazırlama süreci değil. Bu aynı zamanda sadelik, dinginlik ve detaylara odaklanmayı gerektiren bir süreç" diye konuştu.</p>

<p>Yılmaz, üniversitede düzenlenen Çin kültürü etkinliklerine olan ilginin de giderek arttığını belirterek, bu ilginin yalnızca kültürel merakla sınırlı olmadığına dikkat çekti. Yılmaz, "Günümüzde insanların ilgisi ekonomik ve kültürel nedenlerle Batı'dan Doğu'ya kayıyor. Bu ilginin en önemli nedenlerinden biri de tabii ki Çin" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bu tür etkinlikler, Türkiye'de gençler arasında Çin dili ve kültürüne yönelik artan merakın sanat, eğitim ve günlük yaşam pratikleri aracılığıyla giderek daha görünür hale geldiğini ortaya koyuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Asya - Pasifik, Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://asyaninsesi.com.tr/turkiyede-cin-cay-kulturune-artan-ilgi-kulturlerarasi-diyalogu-guclendiriyor</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 10:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asyaninsesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/asyaninsesi-com-tr/uploads/2026/04/cin-cayi.jpg" type="image/jpeg" length="84044"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kapadokya'nın masalsı coğrafyası film üssü oluyor]]></title>
      <link>https://asyaninsesi.com.tr/kapadokyanin-masalsi-cografyasi-film-ussu-oluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://asyaninsesi.com.tr/kapadokyanin-masalsi-cografyasi-film-ussu-oluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bugüne kadar birçok sinema, dizi ve belgesele ev sahipliği yapan Kapadokya'da, ekonomi, tanıtım ve istihdama katkı sunmak amacıyla Ahiler Kalkınma Ajansının (AHİKA) sunacağı desteklerle film platosu oluşturulacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AHİKA, coğrafi özellikleri ve tarihi dokusuyla UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Kapadokya'nın, uluslararası tanıtım potansiyelini artırarak sadece turizmde değil, film ve dizi sektöründe de cazibe merkezi haline gelmesini hedefliyor.</p>

<p>Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının "Yerel Kalkınma Hamlesi" kapsamında, Kapadokya'da film platosu kurulmasıyla ulusal ve uluslararası prodüksiyonların bölgeye çekilmesine, Kapadokya'nın doğal ve kültürel zenginliklerinin daha geniş kitlelere ulaştırılmasına imkan tanınacak.</p>

<p>AHİKA Genel Sekreteri Bekir Varol, AA muhabirine, Kapadokya'nın sahip olduğu zenginliklerle farklı kategorilerdeki film çekimleri için doğal bir stüdyo niteliğinde olduğunu, bu kapasitenin markalaşmasına destek olacaklarını söyledi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.aa.com.tr/uploads/userFiles/22220d73-6a42-44f6-b78b-67c3b89fff93/2026%2F04%2F01%2F20260401_2_73679056_123748427.jpg" /></p>

<p>Ajans olarak bu çerçevede yaptıkları fizibilite çalışmalarını tamamladıklarını ve proje başvurularını almaya başladıklarını dile getiren Varol, "Ahiler Kalkınma Ajansı olarak tüm dünya genelinde daha etkin bir şekilde bölgenin tanıtılabilmesi amacıyla bölgeye film platosu kurulması ve film, dizi çekimlerinin artırılması gerektiği düşüncesiyle uzun yıllardır çalışmalar yürütmekteyiz. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız koordinasyonunda 'Yerel Kalkınma Hamlesi' programı kapsamında görsel, işitsel ile prodüksiyon ve stüdyo yatırımlarına özel teşvikler verilecek." diye konuştu.</p>

<h3>"Yatırımcıya vergi indirimi sağlanacak"</h3>

<p>Varol, ulusal ve uluslararası yatırımcıların projeden faydalanmalarını sağlamak amacıyla çeşitli alanlarda destek ve teşvikler verileceğini kaydetti.</p>

<p><img alt="" src="https://www.aa.com.tr/uploads/userFiles/22220d73-6a42-44f6-b78b-67c3b89fff93/2026%2F04%2F01%2F20260401_2_73679056_123748433.jpg" /></p>

<p>Müracaatların 15 Mayıs'a kadar alınacağını, yatırımcılara AHİKA uzmanlarının hizmet sunmaya başladığını vurgulayan Varol, şöyle devam etti:</p>

<p>"Doğal film ve dizi stüdyosu olan Kapadokya'da, çekim platoları, oyun ve görsel efekt, post prodüksiyon stüdyoları kurulması gibi görsel ve işitsel prodüksiyon stüdyolarıyla ilgili olabilecek tüm yatırımlara özel teşvikler verilecek. Yatırımlar kapsamında temin edilecek tüm makine ve teçhizat KDV'den muaf olacak. Yurt dışından temin edilecek tüm makine ve teçhizattan gümrük vergisi alınmayıp muafiyet sağlanacak. Ayrıca yatırım tutarının yüzde 50'sine ulaşana kadar yatırımcıya vergi indirimi sağlanacak. Örneğin 1 milyar liralık bir yatırım yapılacaksa 500 milyon liralık vergi avantajı sağlanana kadar yatırımcıya vergi indirimi imkanı sunulacak. Sosyal Güvenlik Kurumu işveren primi kapsamında ise 8 yıl boyunca işveren primini devlet karşılayacak. Yine yatırım tutarının yüzde 15'i kadar nakdi destek sağlanabilecek veya nakdi destek yerine yatırım tutarının yüzde 20'sine kadar kredi faizi devletimiz tarafından karşılanacak. Son olarak yatırım yeri olmayan ama bu ilde yatırım yapmayı isteyen yatırımcılara şartların sağlanması durumunda yatırım yeri tahsisi de devletimiz tarafından sağlanabilecektir."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Projeyle bölgede farklı endüstrilerin gelişmesi ve Kapadokya'nın uluslararası film üretim merkezleri arasında yer almasının hedeflendiğini kaydeden Varol, "Bu prodüksiyon ve stüdyo yatırımlarının bölgenin tanıtımı için önemli olacağını öngörüyoruz. Bölgenin sosyo-ekonomik gelişmişliğine bir katkı sunacağına inanıyoruz." ifadesini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://asyaninsesi.com.tr/kapadokyanin-masalsi-cografyasi-film-ussu-oluyor</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 10:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asyaninsesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/asyaninsesi-com-tr/uploads/2026/04/kapadokya.jpg" type="image/jpeg" length="55992"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kibyra Antik Kenti'ndeki Medusa mozaiği ziyarete açıldı]]></title>
      <link>https://asyaninsesi.com.tr/kibyra-antik-kentindeki-medusa-mozaigi-ziyarete-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://asyaninsesi.com.tr/kibyra-antik-kentindeki-medusa-mozaigi-ziyarete-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Burdur'un Gölhisar ilçesindeki Kibyra Antik Kenti'nde kış aylarında üzeri kapatılan yaklaşık 2000 yıllık Medusa mozaiği ziyarete açıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kent merkezine 108 kilometre uzaklıktaki Kibyra Antik Kenti'nde yer alan ve dünyanın nadir antik eserleri arasında bulunan, "Opus Sectile" tekniğiyle renkli mermerlerden inşa edilen Medusa mozaiğinin, kış aylarında iklim şartlarından korunması amacıyla uzman restoratörler tarafından üzeri kapatıldı.</p>

<p>Antik dönemde konser alanı, meclis, mahkeme ve tiyatro işlevi gören odeonun ortasındaki Medusa mozaiği, kış aylarının bitmesinin ardından​​​​​​​ ziyaretçilerini kabul etmeye başladı.</p>

<p>Kibyra Antik Kenti Kazı Başkanı ve Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şükrü Özüdoğru, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, kış ayları boyunca iklim şartlarından korunması amacıyla üzeri kapatılan Kibyra Medusa Mozaiği ile Odeion Stoası Zemin Mozaiği'nin açıldığını ve bu yıl kasım ayı sonuna kadar ziyaret edilebileceğini bildirdi.</p>

<p><img height="758" src="https://www.aa.com.tr/uploads/userFiles/22220d73-6a42-44f6-b78b-67c3b89fff93/2026%2F04%2F01%2F20260401_2_73683999_123758236.jpg" width="695" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özüdoğru, Yuvarlak Planlı Anıtsal Çeşme yapısından ise orijinal kaynağından getirilen suyun tekrar akmaya başladığını kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://asyaninsesi.com.tr/kibyra-antik-kentindeki-medusa-mozaigi-ziyarete-acildi</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 15:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asyaninsesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/asyaninsesi-com-tr/uploads/2026/04/kent.jpg" type="image/jpeg" length="86832"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yapay zeka, "hız ve doğru bilgiyle" kütüphaneleri dönüştürüyor]]></title>
      <link>https://asyaninsesi.com.tr/yapay-zekahiz-ve-dogru-bilgiyle-kutuphaneleri-donusturuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://asyaninsesi.com.tr/yapay-zekahiz-ve-dogru-bilgiyle-kutuphaneleri-donusturuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk Kütüphaneciler Derneği, "62. Kütüphaneler Haftası" dolayısıyla düzenlenen programda, kütüphanecilik sektörünün profesyonellerini bir araya getirecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü Başkanı Prof. Dr. Ümit Konya, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Ali Emiri Efendi Kültür Merkezi'nde gerçekleşecek etkinlik öncesi, kütüphanelerin geçirdiği büyük dönüşümü değerlendirdi.</p>

<p>Dijitalleşmenin kütüphaneleri yok etmediğini aksine zenginleştirdiğini vurgulayan Konya, yapay zekanın "hatasız bilgi" yolundaki kritik rolüne dikkati çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Konya, 1990'lı yıllarda, bilgisayarların kütüphanecilik sistemine dahil olmasıyla birlikte basılı kitapların sonunun geldiği yönündeki algıya işaret ederek, durumun tam tersi yönde geliştiğini belirtti.</p>

<h3><strong>"Üye sayıları her yıl artıyor"</strong></h3>

<p>Ümit Konya, büyük üniversite kütüphanelerinde üye sayısının her yıl arttığını vurgulayarak, "O dönemde her şey elektronik ortama aktarılınca kütüphaneler ve basılı kitaplar kalmayacak gibi bir algı oluştu. Fakat öyle olmadı. Basılı materyal her zaman var. Nitekim üye sayılarının da her yıl arttığı tespit ediliyor. Elektronik yayınların hem yapıları hem de kullanıcılarının farklılaşması, bizim hizmetlerimizi zenginleştirmemize neden oldu." dedi.</p>

<p>Kitap okuyanların sayısının azaldığı yönündeki görüşlere değinen Konya, "Toplu taşımaya bindiğimizde hiç kimsede kitap görmüyoruz, çok az insanın elinde kitap var. Az okuyoruz kanaati biraz da bundan oluşuyor sanırım. Evet, çok fazla okumadığımız söylenebilir. Ama bunun nedeni üzerine konuşmak gerek. Bilgi teknolojisinin getirdiği yenilikler okumaktan çok görmeye ve görsel hafızaya dayalı. Bunlar bizi okumaktan biraz uzaklaştırdı diye düşünüyorum." görüşlerini paylaştı.</p>

<h3><strong>"Kütüphane kullanıcıları bizim pazarımız ve çok farklı kullanıcı türleri var."</strong></h3>

<p>Konya, Türkiye genelindeki halk kütüphanesi sayılarının yetersiz olduğunu ancak belediyelerle yapılan işbirlikleriyle bu açığın kapatıldığını vurgulayarak, şunları söyledi:</p>

<p>"Kütüphane kullanıcıları bizim pazarımız ve çok farklı kullanıcı türleri var. Her birinin de kütüphaneden istem ve gereksinimleri farklı. Tamamı kitap okumak için ya da araştırma yapmak için gelmiyor. Farklı amaçlarla gelenler de var. İçinde bulunduğumuz sosyokültürel yaşam halk kütüphanelerine ağır bir yük getiriyor. Oyun atölyelerinden tutun yemek atölyelerine kadar kütüphanelerde yapılan çalışmaların temel nedeni, kullanıcılar kütüphaneye gelerek bir okuma alışkanlığı kazansın. Okumak konusunda şunu unutmamakta fayda var: Asla pes etmiyoruz, okumaya devam."</p>

<h3><strong>"Bir tuşa basarak dünyanın her yerindeki kitapları görebiliyoruz."</strong></h3>

<p>Yapay zekanın kütüphaneciliğe büyük katkısının "hız ve doğruluk" olduğunu vurgulayan Konya, "Kütüphanelerde bibliyografik kimliklerin standartlaşması konusunda, doğru kitaba doğru yer numarası, konu başlığı verilmesi ve temel girişlerin doğru yapılması anlamında yapay zekanın çok büyük bir desteği var. Bir tuşa basarak dünyanın her yerindeki kitapları görebiliyoruz." diye konuştu.</p>

<p>Prof. Dr. Konya, "Millet Kıraathaneleri" projesinin de çok değerli olduğunun altını çizerek, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>"Cumhurbaşkanımız tarafından, 'Ülkemizde kütüphanelere değer verilmesi ve kıraathaneler açılması gerekir.' ifadelerinden sonra belediyeler ve yerel yönetimler bu işe çok önem verdi. Sektör açısından da oldukça yararlı oldu. Hem bölüm mezunlarımız oralarda çalışma ortamı buldular hem de aranılan bilgiye, doğru bilgiye hızlı bir şekilde ulaşımı sağlamaya başladık."</p>

<p>Sektörün sorunlarına da değinen Konya, kütüphanelerin yönetim kademelerinde kütüphanecilik eğitimi almış isimlerin bulunması gerektiğini vurguladı. Tüm kütüphanelerin Rami Kütüphanesi veya Millet Kütüphanesi standartlarına ulaşmasının hedeflenmesi gerektiğini ifade eden Konya, "Tüm kütüphanelerin aynı zenginlik, aynı derleme, aynı personele sahip olması gerekir diye düşünüyorum." dedi.</p>

<h3><strong>"İyileştiren Kütüphaneler, Geliştiren Kütüphaneler" sloganıyla bugün başlıyor</strong></h3>

<p>Etkinlik, "İyileştiren Kütüphaneler, Geliştiren Kütüphaneler" sloganıyla bugün başlayacak ve 5 Nisan'a kadar devam edecek.</p>

<p>Açılış töreninde İstanbul Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü Başkanı Prof. Dr. Ümit Konya ve Türk Kütüphaneciler Derneği İstanbul Şubesi Başkanı Bahar Biçen Aras konuşma yapacak.</p>

<p>Yazar Ahmet Ümit'in onur konuğu olarak katılacağı etkinlik, "Kütüphane Haftası Ödülleri 2026" ile son bulacak.</p>

<p>Açılış töreninde "Yılın Okurları Ödülü", "Yılın Kütüphane Dostu Ödülü" ve "Mesleğin Çınarları Ödülü" takdim edilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://asyaninsesi.com.tr/yapay-zekahiz-ve-dogru-bilgiyle-kutuphaneleri-donusturuyor</guid>
      <pubDate>Tue, 31 Mar 2026 11:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asyaninsesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/asyaninsesi-com-tr/uploads/2026/03/kutuphane.jpg" type="image/jpeg" length="89370"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[El Salvador'da Türkiye Parkı açıldı]]></title>
      <link>https://asyaninsesi.com.tr/el-salvadorda-turkiye-parki-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://asyaninsesi.com.tr/el-salvadorda-turkiye-parki-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[El Salvador'da, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) finansmanıyla inşa edilen ve Mustafa Kemal Atatürk'ün büstünün yer aldığı Türkiye Parkı, törenle açıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>San Salvador'a bağlı Maquilishuat bölgesinde düzenlenen tören, iki ülkenin milli marşlarının okunması ve saygı duruşunda bulunulmasıyla başladı. Bu sırada Türk bayrağı, El Salvador ve San Salvador bayraklarıyla alanda göndere çekildi.</p>

<p>Törende konuşan Türkiye'nin San Salvador Büyükelçisi Gül Büyükerşen, projenin başından bu yana desteklerini esirgemeyen El Salvador Devlet Başkan Yardımcısı Felix Ulloa'ya, San Salvador Belediye Başkanı Mario Duran'a ve TİKA Başkanı Abdullah Eren'e teşekkürlerini iletti.</p>

<p>Atatürk'ün çağdaşlaşma ve ilerlemenin simgesi, vatanseverliğin ve Cumhuriyet'in güçlü bir savunucusu olarak tarihe geçtiğini vurgulayan Büyükerşen, "Dünya Kadınlar Günü'nün kutlandığı bu ayda, kadın büyükelçi olarak ve El Salvador'daki kadın büyükelçiler grubunun değerli üyeleri huzurunda Atatürk'ün gerçekleştirdiği reformlar içinde kadın haklarına ayrı bir önem verdiğini ifade etmek isterim. Atatürk'ün liderliğinde yürürlüğe giren 1926 tarihli Medeni Kanun ile kadın ve erkek tüm vatandaşlar eşit haklara kavuşmuştur." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Büyükerşen, Türkiye'nin son yıllarda diplomatik ağını genişleterek yurt dışı temsilcilik sayısında dünyada üçüncü sıraya yükseldiğini belirterek, Latin Amerika ve Karayipler bölgesine de özel önem verdiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>San Salvador Belediye Başkanı Duran da iki ülke arasındaki mesafeye rağmen hayata geçirilen projenin Türkiye ile El Salvador ve San Salvador arasındaki dostluğu yansıttığını belirterek, parkın rekreasyonu kapsamında Türkiye'nin sağladığı katkılardan dolayı belediye olarak memnuniyet duyduklarını dile getirdi.</p>

<p>San Salvador'un 500. yılı dolayısıyla bastırılan hatıra parasını Büyükerşen'e hediye eden Duran, Türkiye ve El Salvador arasındaki ikili ilişkilerin daha da güçlendirilmesini temenni etti.</p>

<p>Konuşmaların ardından parkın açılışı yapıldı.</p>

<p>Törene Yasama ve Yönetişim Komisyonu (Dışişleri Komisyonu) Başkanı Yeni Fikirler Partisi Milletvekili Milletvekili Ana Figueroa, Orta Amerika Parlamentosu (PARLACEN) Orta Amerika Entegrasyon Sistemi (SICA) üyeleri, El Salvador Dışişleri Bakanlığı ile El Salvador'daki mukim Büyükelçiler, kordiplomatik üyeleri ve parkın bulunduğu Maquilishuat semti sakinleri katıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://asyaninsesi.com.tr/el-salvadorda-turkiye-parki-acildi</guid>
      <pubDate>Mon, 30 Mar 2026 14:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asyaninsesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/asyaninsesi-com-tr/uploads/2026/03/elsalvador.png" type="image/jpeg" length="86322"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[2026 Vancouver Uluslararası Otomobil Fuarı başladı]]></title>
      <link>https://asyaninsesi.com.tr/2026-vancouver-uluslararasi-otomobil-fuari-kanadanin-british-columbia-eyaletine-bagli-vancouver-kentinde-carsamba-gunu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://asyaninsesi.com.tr/2026-vancouver-uluslararasi-otomobil-fuari-kanadanin-british-columbia-eyaletine-bagli-vancouver-kentinde-carsamba-gunu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026 Vancouver Uluslararası Otomobil Fuarı, Kanada'nın British Columbia eyaletine bağlı Vancouver kentinde çarşamba günü başladı. 200'den fazla aracın sergileneceği fuar beş gün sürecek. Fuarın, ziyaretçilere otomotiv sektöründeki en son gelişmeler hakkında kapsamlı bir bakış açısı kazandırması bekleniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p></p>

<figure><img src="https://home.xinhua-news.com/static/image?args=bqMDEkJnhoczkyISt8fC9kYXRhL25hcy9waG90by8yMDI2LzAzLzI2L0N5c3R1clEwMDAwMzRfMjAyNjAzMjZfQ0JNRk4wQTAwMi5KUEd8MHw4MDB4ODshAw" />
<figcaption>Kanada'nın British Columbia eyaletine bağlı Vancouver kentinde düzenlenen 2026 Vancouver Uluslararası Otomobil Fuarı'nda sergilenen Audi'nin R26 Formula 1 aracı, 25 Mart 2026. (Fotoğraf: Liang Sen/Xinhua)</figcaption>
</figure>

<figure><img src="https://home.xinhua-news.com/static/image?args=DaMDEkJnhoczkyISt8fC9kYXRhL25hcy9waG90by8yMDI2LzAzLzI2L0N5c3R1clEwMDAwMzRfMjAyNjAzMjZfQ0JNRk4wQTAwMy5KUEd8MHw4MDB4ODlaAw" />
<figcaption>Kanada'nın British Columbia eyaletine bağlı Vancouver kentinde düzenlenen 2026 Vancouver Uluslararası Otomobil Fuarı'nda Formula 1 simülatörünü deneyimleyen ziyaretçi, 25 Mart 2026. (Fotoğraf: Liang Sen/Xinhua)</figcaption>
</figure>

<figure><img src="https://home.xinhua-news.com/static/image?args=EAMDEkJnhoczkyISt8fC9kYXRhL25hcy9waG90by8yMDI2LzAzLzI2L0N5c3R1clEwMDAwMzRfMjAyNjAzMjZfQ0JNRk4wQTAwNC5KUEd8MHw4MDB4ODCKAw" />
<figcaption>Kanada'nın British Columbia eyaletine bağlı Vancouver kentinde düzenlenen 2026 Vancouver Uluslararası Otomobil Fuarı'nda sergilenen otomobiller, 25 Mart 2026. (Fotoğraf: Liang Sen/Xinhua)</figcaption>
</figure>

<figure><img src="https://home.xinhua-news.com/static/image?args=TZMDEkJnhoczkyISt8fC9kYXRhL25hcy9waG90by8yMDI2LzAzLzI2L0N5c3R1clEwMDAwMzRfMjAyNjAzMjZfQ0JNRk4wQTAwNS5KUEd8MHw4MDB4ODHMAw" />
<figcaption>Kanada'nın British Columbia eyaletine bağlı Vancouver kentinde düzenlenen 2026 Vancouver Uluslararası Otomobil Fuarı'nda sergilenen otomobiller, 25 Mart 2026. (Fotoğraf: Liang Sen/Xinhua)</figcaption>
</figure></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://asyaninsesi.com.tr/2026-vancouver-uluslararasi-otomobil-fuari-kanadanin-british-columbia-eyaletine-bagli-vancouver-kentinde-carsamba-gunu</guid>
      <pubDate>Fri, 27 Mar 2026 09:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asyaninsesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/asyaninsesi-com-tr/uploads/2026/03/cystur-q000034-20260326-c-b-m-f-n0-a001.JPG" type="image/jpeg" length="91717"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Japonya'nın Kyougen sahne geleneğini sürdüren ailenin "değişmeyen" ilk yurt dışı temsil durağı Türkiye]]></title>
      <link>https://asyaninsesi.com.tr/japonyanin-kyougen-sahne-gelenegini-surduren-ailenin-degismeyen-ilk-yurt-disi-temsil-duragi-turkiye</link>
      <atom:link rel="self" href="https://asyaninsesi.com.tr/japonyanin-kyougen-sahne-gelenegini-surduren-ailenin-degismeyen-ilk-yurt-disi-temsil-duragi-turkiye" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Japonya'nın köklü Kyougen sahne sanatını kuşaklar boyunca yaşatan Ohkura ailesi, ilk yurt dışı sahne deneyimlerini Türkiye'de gerçekleştirmelerinin kendileri için özel anlam taşıdığını belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk Japon Vakfı Kültür Merkezi'nde Kyougen gösterisi sergilemek üzere Türkiye'yi ziyaret eden Kyougen sanatçısı Ohkura Motonari ve oğlu Ohkura Yasunari, Türkiye ile kurdukları özel bağı ve kuşaklar boyu devam eden sanat yolculuklarını AA muhabirine anlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İlk kez dört yaşında sahneye çıkan ve yıllar içerisinde çok sayıda oyunda rol alan, Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı Ohkura Motonari, yıllar önce ilk yurt dışı temsilini Türkiye'de yaptığını söyledi.</p>

<p>Ohkura, "İlk defa 15 yaşımda yurt dışında temsil için Türkiye'ye geldim. Oğlum, şimdi 18 yaşında, o da ilk yurt dışı temsilini 15 yaşında Türkiye'de gerçekleştirdi." diye konuştu.</p>

<p>Ailesinin 700 yıldır Kyougen'i temsil ettiğini belirten Ohkura, "Umuyorum, torunum da gelecekte, 15 yaşına geldiğinde ilk temsilini Türkiye'de yapar. İlk temsil yerini seçmem benim için tesadüftü ama oğlumun 15 yaşında buraya gelmesi kaderdi." dedi.</p>

<p>Üçüncü kez Türkiye'de bulunan Ohkura, "Türkiye'yi her ziyaretimde daha sağlıklı hale geliyorum, sağlığım yerine geliyor. Sanki aileme dönmüş gibi, 'Ben geldim' der gibi hissediyorum." ifadelerini kullandı.<img src="https://www.aa.com.tr/uploads/userFiles/7e80dc7f-a011-4033-a881-3a6b5b580d82/20260325_2_73569579_123538637.jpg" /></p>

<h3><strong>Kyougen, samuraylar tarafından destekleniyordu ve geliştiriliyordu</strong></h3>

<p>Ohkura Motonari, İsveç, Rusya, Macaristan, Almanya gibi birçok ülkede performans sergilediğini belirterek, "İnsanın doğasını, zayıflıklarını, gülünç duruma düşmesini ya da insani hisleri yansıttığımız için hangi ülkeye gidersek gidelim oynadığımız oyunlar benzer tepkiler alıyor ve sadece insan olmaktan dolayı güldürüyor, hoşlarına gidiyor." diye konuştu.</p>

<p>UNESCO'nun İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Miras Temsili Listesi'nde yer aldığını ve yaklaşık 120 Kyougen oyunu bulunduğunu söyleyen Ohkura, geçmişten bu yana sürdürülebilen, sahne performansı olarak dünyada bir numaralı oyun olduğunu dile getirdi.</p>

<p>Kyougen'in sergilendiği sahnenin, ülkesi için kutsal olduğunun altını çizerek, bu sanatın geçmişte samuraylar tarafından desteklendiğini ve geliştirildiğini ifade etti.</p>

<p>Ohkura, tüm sahne sanatlarının kendi başına birer değer olduğunu ve birbiriyle kıyaslayarak değil, her birinin kıymetli değer olarak ileri taşınması gerektiğini düşündüğünü söyledi.</p>

<p>Türkiye'deki "meddah" oyunu gibi benzer sahne sanatlarıyla işbirliği yapılabileceğine işaret eden Ohkura, dünya genelinde düzenlediği çok sayıda gösteride izleyicilerin tepkilerinin birbirinden farklı olmadığını belirtti.</p>

<p>Ohkura Motonari, ülkesinde, geleneksel sahne sanatlarını genç nesillere aktarmak için okulları ziyaret ederek "Okul Kyougen gösterileri" düzenliyor.</p>

<h3><strong>Türk yemekleri ve manzaraları</strong></h3>

<p>Türkiye'ye dair ilk izlenimlerini anlatan oğlu Ohkura Yasunari de "Türk yemekleri çok lezzetli. Japonya'da olmayan tatlar olduğunu düşünüyorum. Japonya'da göremeyeceğim manzaraları burada görüyorum." dedi.</p>

<p>Ohkura Yasunari, Türkiye'nin kendisine daha önce görmediği manzaraları görme fırsatı verdiğini söyledi.</p>

<p><img src="https://www.aa.com.tr/uploads/userFiles/7e80dc7f-a011-4033-a881-3a6b5b580d82/20260325_2_73569579_123538622.jpg" /></p>

<h3><strong>Dünyanın en eski komedi tiyatrosu "Kyougen"</strong></h3>

<p>Yaklaşık 700 yıllık geçmişe sahip Kyougen sanatı Japonya'nın en eski komedi biçimi olarak biliniyor.</p>

<p>Kyougen sanatında, insanların zaafları, yanlış anlaşılmalar, zekice kurnazlıklar ve uzlaşmalara odaklanarak günlük hayat mizahi şekilde tasvir ediliyor.</p>

<p>Yüzyıllar boyunca sözlü şekilde nesillere aktarılan Kyougen, 10 ila 20 dakika süren oyunlardan oluşuyor.</p>

<p>Duyguları derinlemesine yansıtan sanat türü, 2008'de UNESCO'nun İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Miras Temsili Listesi'ne dahil edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://asyaninsesi.com.tr/japonyanin-kyougen-sahne-gelenegini-surduren-ailenin-degismeyen-ilk-yurt-disi-temsil-duragi-turkiye</guid>
      <pubDate>Wed, 25 Mar 2026 14:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asyaninsesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/asyaninsesi-com-tr/uploads/2026/03/japontiyatro.jpg" type="image/jpeg" length="24363"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Dünya kayısı başkenti" Malatya beyaz gelinliğini giydi]]></title>
      <link>https://asyaninsesi.com.tr/dunya-kayisi-baskenti-malatya-beyaz-gelinligini-giydi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://asyaninsesi.com.tr/dunya-kayisi-baskenti-malatya-beyaz-gelinligini-giydi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'de kayısı üretiminin en çok yapıldığı şehir olan Malatya'da kayısı ağaçları, bembeyaz çiçekleriyle adeta gelin gibi süslendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>"<strong>Dünya kayısı başkenti</strong>" olarak anılan Malatya'da, ilkbaharın gelmesiyle birlikte kayısı ağaçları çiçek açmaya başladı.</p>

<p>Malatya Ovası'nı beyaza bürüyen kayısı bahçelerinin arasında kalan yerleşim yerleri, açan kayısı çiçekleriyle adeta inci gerdanlıkla çevrelendi.</p>

<p>Yaklaşık 9 milyona yakın kayısı ağacının bulunduğu kentte, çiçeklerin de açmasıyla üreticiler ilaçlama yaparak, ürünlerini hastalıklardan korumak için büyük çaba gösteriyor.</p>

<p>Çiçek açan kayısı ağaçları, dron ile görüntülendi.</p>

<p>Çiftçi Hacı Bayram, AA muhabirine, yeni sezondan umutlu olduklarını söyledi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.aa.com.tr/uploads/userFiles/9c85db40-ef31-40fe-a989-05c7e506d5d0/2026%2F03%2F23032026%2Fmalatya1.jpg" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bayram, "İnşallah bu yıl bereketli olur. Mahsul bol olur, iki kez ilaç attık. Malatya'nın kayısısı dünyada bir numara. Türkiye'ye en çok döviz getiren Malatya kayısısıdır." dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://asyaninsesi.com.tr/dunya-kayisi-baskenti-malatya-beyaz-gelinligini-giydi</guid>
      <pubDate>Tue, 24 Mar 2026 09:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asyaninsesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/asyaninsesi-com-tr/uploads/2026/03/malatya-kayisi.jpg" type="image/jpeg" length="19320"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Orta Asya ülkelerinde Nevruz kutlamaları renkli görüntülere sahne oldu]]></title>
      <link>https://asyaninsesi.com.tr/orta-asya-ulkelerinde-nevruz-kutlamalari-renkli-goruntulere-sahne-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://asyaninsesi.com.tr/orta-asya-ulkelerinde-nevruz-kutlamalari-renkli-goruntulere-sahne-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nevruz Bayramı cumartesi günü Orta Asya ülkelerinde düzenlenen çeşitli etkinliklerle coşkuyla kutlandı. Baharın gelişini ve doğanın uyanışını simgeleyen Nevruz, Orta Asya'nın en köklü ve en önemli geleneksel bayramlarından biri.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<figure><img src="https://home.xinhua-news.com/static/image?args=MvMDEkJnhoczkyISt8fC9kYXRhL25hcy9waG90by8yMDI2LzAzLzIyL0N5c3R1clEwMDAwMTlfMjAyNjAzMjJfQ0JNRk4wQTAwMi5KUEd8MHw4MDB4ODCqAw" />
<figcaption>Tacikistan'ın başkenti Duşanbe'de Nevruz Bayramı'nı kutlamak için düzenlenen şenlik ateşinde dans eden çocuklar, 21 Mart 2026. (Fotoğraf: An Xiaomeng/Xinhua)</figcaption>
</figure>

<figure><img src="https://home.xinhua-news.com/static/image?args=lbMDEkJnhoczkyISt8fC9kYXRhL25hcy9waG90by8yMDI2LzAzLzIyL0N5c3R1clEwMDAwMTlfMjAyNjAzMjJfQ0JNRk4wQTAwMS5KUEd8MHw4MDB4ODTDAw" />
<figcaption>Kazakistan'ın başkenti Almatı'da düzenlenen Nevruz kutlamaları sırasında sergilenen performans, 21 Mart 2026. (Fotoğraf: Jiang Hexuan/Xinhua)</figcaption>
</figure>

<figure><img src="https://home.xinhua-news.com/static/image?args=ABMDEkJnhoczkyISt8fC9kYXRhL25hcy9waG90by8yMDI2LzAzLzIyL0N5c3R1clEwMDAwMTlfMjAyNjAzMjJfQ0JNRk4wQTAwNC5KUEd8MHw4MDB4ODgbAw" />
<figcaption>Özbekistan'ın başkenti Taşkent'te düzenlenen Nevruz kutlamaları sırasında çeşitli performanslar sergilendi, 21 Mart 2026. (Fotoğraf: Zafar Khalilov/Xinhua)</figcaption>
</figure>

<figure><img src="https://home.xinhua-news.com/static/image?args=zAMDEkJnhoczkyISt8fC9kYXRhL25hcy9waG90by8yMDI2LzAzLzIyL0N5c3R1clEwMDAwMTlfMjAyNjAzMjJfQ0JNRk4wQTAwNi5KUEd8MHw4MDB4ODMgAw" />
<figcaption>Kırgızistan'ın başkenti Bişkek'te düzenlenen Nevruz kutlamaları sırasında oyun oynayan çocuklar, 21 Mart 2026. (Fotoğraf: Roman/Xinhua)</figcaption>
</figure>

<figure><img src="https://home.xinhua-news.com/static/image?args=qRMDEkJnhoczkyISt8fC9kYXRhL25hcy9waG90by8yMDI2LzAzLzIyL0N5c3R1clEwMDAwMTlfMjAyNjAzMjJfQ0JNRk4wQTAwMy5KUEd8MHw4MDB4ODuJAw" />
<figcaption>Azerbaycan'ın Şamahi kentindeki bir köyde düzenlenen Nevruz kutlamaları sırasında ateşin etrafında toplanan insanlar, 21 Mart 2026. (Fotoğraf: Chen Junfeng/Xinhua)</figcaption>
</figure></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://asyaninsesi.com.tr/orta-asya-ulkelerinde-nevruz-kutlamalari-renkli-goruntulere-sahne-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 10:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asyaninsesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/asyaninsesi-com-tr/uploads/2026/03/cystur-q000019-20260322-c-b-m-f-n0-a005.JPG" type="image/jpeg" length="87947"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyarbakır'da su altındaki yaklaşık 2 bin 400 yıllık tarihi yapılar görüntülendi]]></title>
      <link>https://asyaninsesi.com.tr/diyarbakirda-su-altindaki-yaklasik-2-bin-400-yillik-tarihi-yapilar-goruntulendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://asyaninsesi.com.tr/diyarbakirda-su-altindaki-yaklasik-2-bin-400-yillik-tarihi-yapilar-goruntulendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır'ın Eğil ilçesinde su altındaki yaklaşık 2 bin 400 yıllık tarihi yapılar görüntülendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kent merkezine 52 kilometre mesafede bulunan, antik çağlardan bugüne kadar tarihin yapı taşlarını oluşturan birçok uygarlığa ev sahipliği yapan Eğil, inanç, doğa ve kültür değerleriyle ilgi görüyor.</p>

<p>İlçede 1986 yılında yapımına başlanan ve 1997 yılında tamamlanmasıyla beraber su tutmaya başlanan Dicle Baraj Gölü, kentin önemli içme ve kullanma suyu kaynağı olmasının yanı sıra derinliklerinde barındırdığı tarihi yapılarıyla dikkati çekiyor.</p>

<p>Eğil'de bulunan Hz. Zülkifl ve Hz. Elyesa peygamberlerin kabirleri, 1995 yılında Dicle Baraj Gölü suları altında kalmaması için Nebi Harun Tepesi'ne taşınırken, bazı kaya mezarları ile cami, medrese ve hamam gibi tarihi yapılar ise su altında varlığını koruyor.</p>

<p>İl Jandarma Komutanlığı Sualtı Arama Kurtarma (SAK) ekipleri eğitim amacıyla dalış yaptığı baraj gölünde su altında kalan bazı yapıları görüntüledi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.aa.com.tr/uploads/userFiles/96f91bbd-282f-4a24-a12c-1b1092cfeb3b/006_2026%2F10_Mart%2F21_Mart%2F001%2F20260317_2_73449921_123289117.jpg" /></p>

<h3>⁠"Bu eserlerle ilgili su altı arkeoloji çalışmaları yapılabilir"</h3>

<p>Dicle Üniversitesi (DÜ) Sanat ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İrfan Yıldız, AA muhabirine, Diyarbakır'ın Eğil ilçesinin tarihi önemine işaret ederek, mevcut bilgilere göre ilçedeki ilk yerleşimin Hurri-Mitanniler döneminde başladığını, daha sonra Asurlular, Urartular, Medler, Persler, Roma, Bizans gibi birçok devletin hüküm sürdüğünü, 639'dan sonra da İslam devletlerinin egemenliği altına girdiğini söyledi.</p>

<p>Cumhuriyet döneminde Eğil'in ilçe statüsü aldığını ifade eden Yıldız, 1986'da başlayan Dicle Barajı inşaatı ile beraber ilçenin bazı değişimler yaşadığını belirtti.</p>

<p><img alt="" src="https://www.aa.com.tr/uploads/userFiles/96f91bbd-282f-4a24-a12c-1b1092cfeb3b/006_2026%2F10_Mart%2F21_Mart%2F001%2F20260317_2_73449921_123289118.jpg" /></p>

<p>Yıldız, barajın tamamlanması ve su tutmasıyla beraber daha önce Dicle Nehri'nin kenarında bulunan birçok yerleşim yeri ve tarihi eserin baraj suları altında kaldığını kaydederek, şunları kaydetti:</p>

<p>"Özellikle ilçedeki Tekke ve Hacıyan mahalleleri barajdan etkilendi. Tekke Mahallesi'nde birçok eser bulunuyordu. Hazreti Elyesa Peygamberin türbesi ve camisi oradaydı. Türbenin bitişiğindeki cami, Osmanlı döneminde Eğil beyleri tarafından yapılan 'Caferiye' veya 'Lala Kasım Medresesi' olarak adlandırılan medrese, mezarlık alanı ve kaya mezarlar su altında kaldı. Hacıyan Mahallesi'ndeki Hazreti Zülkifl Peygamberin türbesi de yine baraj suları altında kaldı."</p>

<p><img alt="" src="https://www.aa.com.tr/uploads/userFiles/96f91bbd-282f-4a24-a12c-1b1092cfeb3b/006_2026%2F10_Mart%2F21_Mart%2F001%2F20260317_2_73449921_123289119.jpg" /></p>

<p>Peygamberler türbesi ile kale arasında bulunan ve Bizans dönemine ait Deran Hamamı'nın da sular altında kaldığını anlatan Yıldız, su altına yapılan dalışlarla bu tarihi yapıların görüntülenebildiğini belirtti.</p>

<p>Yıldız, SAK ekiplerinin eğitim amacıyla dalış yaptığı baraj gölünde kaydettiği görüntülerde de Hazreti Elyesa Peygamberin türbesi ve türbenin yanındaki caminin yer aldığını, kayıtlarda ayrıca Caferiye Medresesi ve Teke Mahallesi mezarlığının görüldüğünü ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="" src="https://www.aa.com.tr/uploads/userFiles/96f91bbd-282f-4a24-a12c-1b1092cfeb3b/006_2026%2F10_Mart%2F21_Mart%2F001%2F20260317_2_73449921_123289120.jpg" /></p>

<p>Kurak geçen yıllarda suların çekilmesiyle beraber bazı eserlerin siluetinin baraj gölü içerisinde netlik kazandığını anlatan Yıldız, şöyle konuştu:</p>

<p>"Ekiplerin çektiği görüntülerde veya baraj gölü suyunun çekilmesiyle ortaya çıkan tarihi eserlerin siluetinde bu tarihi eserlerin uzun süredir suyun altında varlığını, bütünlüğünü koruyarak sağlam bir şekilde ayakta durduğunu görüyoruz. Dicle Baraj Gölü'nde yaklaşık 2 bin 400 yıllık eserler bulunmakta. Su altı arkeolojisi Türkiye'de gelişen önemli bir çalışma alanı. Baraj gölü altında kalan bu eserlerle ilgili de su altı arkeoloji çalışmaları yapılabilir."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://asyaninsesi.com.tr/diyarbakirda-su-altindaki-yaklasik-2-bin-400-yillik-tarihi-yapilar-goruntulendi</guid>
      <pubDate>Wed, 18 Mar 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asyaninsesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/asyaninsesi-com-tr/uploads/2026/03/egil-antik.jpg" type="image/jpeg" length="12507"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Elon Musk'un annesi Dr. Maye Musk, İstanbul'da okurlarıyla buluştu]]></title>
      <link>https://asyaninsesi.com.tr/elon-muskun-annesi-dr-maye-musk-istanbulda-okurlariyla-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://asyaninsesi.com.tr/elon-muskun-annesi-dr-maye-musk-istanbulda-okurlariyla-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SpaceX, Tesla, Starlink ve X'in sahibi iş insanı Elon Musk'ın annesi, model ve diyetisyen Dr. Maye Musk, İstanbul'da okurlarla buluştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>D&amp;R Kanyon'da gerçekleştirilen etkinlikte <strong>Maye Musk</strong>, Türkçeye çevrilen ve Destek Yayınları'ndan çıkan "Bir Kadın Plan Yaparsa" kitabı kapsamında bir söyleşi gerçekleştirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Musk, asıl zenginliğin sağlık olduğunu belirterek, "Hayatımda iki kez obezite sorunu yaşadım. Bu yüzden şimdi kilomu sağlıklı bir seviyede tutmaya çalışıyorum. Bu sadece sağlık için değil, aynı zamanda ekonomik olduğu için de önemli. Farklı bedenlere kıyafetler almak zorunda kalmıyorsunuz." dedi.</p>

<p> 
<p>Hayatında yaşadığı zorlukları kitabında anlattığını ifade eden yazar, kadınlara dertlerini ve yaşadıkları zorlukları aileleriyle ve arkadaşlarıyla paylaşmaları tavsiyesinde bulundu.</p>
</p>

<p>Musk, okurlarının yüzde 20'sinin erkek olduğunu ve kitabın herkesin hayatında etkili olabileceğini belirtti.</p>

<p>Babasının kendisine verdiği "Mutlaka bir mesleğin olsun" öğüdünü paylaşan Maye Musk, genç kadınların kariyerlerine odaklanması gerektiğinin altını çizdi. Musk, "Sevdiğiniz ve geçiminizi sağlayabileceğiniz bir işi takip edin. Farklı diller öğrenmek dünyayı anlamak için önemli." diye konuştu.</p>

<p>Konuşmasında yeni çıkacak kitabının duyurusunu yapan Musk, kitabın adının "Zamansız: Her Yaşta Dirayetli Olmak ve Yeniden Keşfetme Sanatı" olacağı bilgisini verdi.</p>

<p>Musk'ın yeni kitabının eylül ayında ABD ile eş zamanlı Türkiye'de okurlarla buluşması planlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://asyaninsesi.com.tr/elon-muskun-annesi-dr-maye-musk-istanbulda-okurlariyla-bulustu</guid>
      <pubDate>Wed, 18 Mar 2026 10:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asyaninsesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/asyaninsesi-com-tr/uploads/2026/03/maye-musk.jpg" type="image/jpeg" length="46012"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İstanbul'da Çin'in geleneksel kağıt kesme sanatı etkinliği düzenlendi]]></title>
      <link>https://asyaninsesi.com.tr/istanbulda-cinin-geleneksel-kagit-kesme-sanati-etkinligi-duzenlendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://asyaninsesi.com.tr/istanbulda-cinin-geleneksel-kagit-kesme-sanati-etkinligi-duzenlendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul'da bir sınıfta makaslarını kırmızı kağıtların üzerinde ustalıkla gezdiren öğrenciler, kısa sürede kuşları, çiçekleri ve baharı çağrıştıran desenler ortaya çıkardı. Bu küçük kağıt figürleri, Çin'de yüzyıllardır yaşatılan geleneksel kağıt kesme sanatının örnekleriydi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye ile Çin arasındaki diplomatik ilişkilerin 55. yıldönümü kapsamında Okan Üniversitesi Konfüçyüs Enstitüsü tarafından salı günü düzenlenen etkinlikte öğrenciler, Çin'in köklü kağıt kesme sanatını hem öğrendi hem de uygulama fırsatı buldu.</p>

<figure><img src="https://home.xinhua-news.com/static/image?args=cCMDEkJnhoczkyISt8fC9kYXRhL25hcy9waG90by8yMDI2LzAzLzE0L0N5c3R1clEwMDAwMjBfMjAyNjAzMTRfQ0JNRk4wQTAwMi5qcGd8MHw4MDB4ODTZAw" />
<figcaption></figcaption>
</figure>

<p>Makas ve ince uçlu bir keski kullanarak kırmızı kağıttan balık ve ejderha figürleri kesen katılımcılardan Okan Üniversitesi Çince Mütercim-Tercümanlık Bölümü birinci sınıf öğrencisi Eylül Sakal, Çin kültüründe balık figürünün bolluk ve bereketi, ejderhanın ise güç, iyi şans ve koruyuculuğu simgelediğini öğrendiklerini söyledi.</p>

<p>Sakal, "Bu tür uygulamalar farklı kültürleri anlamak açısından çok değerli" dedi.</p>

<p>Etkinliğin Çin'in somut olmayan kültürel mirasını öğrencilere tanıtmayı amaçladığını belirten Okan Üniversitesi Konfüçyüs Enstitüsü Başkanı ve programın yürütücüsü Wei Hu, Çinli ve Türk öğrencilerin birlikte çalışarak kağıt kesme sanatının tarihini, figürlerin taşıdığı sembolik anlamları ve bu geleneğin kültürel önemini öğrenme fırsatı bulduğunu ifade etti.</p>

<p>"Gözlemlediğimiz kadarıyla öğrenciler Çin dili ve kültürüne büyük ilgi gösteriyor ve yaptıkları çalışmalarla yeteneklerini ortaya koyuyor" diyen Wei, bu tür etkinliklerin öğrencilerin kültürü daha yakından tanımasına ve öğrendiklerini çevreleriyle paylaşmasına katkı sağladığını söyledi.</p>

<figure><img src="https://home.xinhua-news.com/static/image?args=NAMDEkJnhoczkyISt8fC9kYXRhL25hcy9waG90by8yMDI2LzAzLzE0L0N5c3R1clEwMDAwMjBfMjAyNjAzMTRfQ0JNRk4wQTAwMy5qcGd8MHw4MDB4ODeqAw" />
<figcaption></figcaption>
</figure>

<p>Xinhua'ya konuşan Türkiye Çin Kültür Derneği Başkan Yardımcısı Mustafa Karslı da kağıt kesme sanatının Çin kültürünü tanıtmak için etkili bir yöntem olduğunu belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Kağıt kesme sanatı, üzerindeki desenler ve sembollerle Çin'in kültürel mirasını yansıtan önemli bir gelenek. Bu tür uygulamalar gençlerin kültürü daha iyi anlaması için önemli bir fırsat sunuyor" diyen Karslı, benzer çalışmaların artmasını umduğunu ifade etti.</p>

<p>Karslı, kağıt kesme sanatında kullanılan motiflerin belirli anlamlar taşıdığına da dikkat çekti. Yeni evlenen çiftler için hazırlanan bazı desenlerde ejderha ile anka kuşunun birlikte tasvir edildiğini belirten Karslı, bunun Çin kültüründe evlilik ve uyumu simgeleyen önemli bir motif olduğunu söyledi.</p>

<figure><img src="https://home.xinhua-news.com/static/image?args=KIMDEkJnhoczkyISt8fC9kYXRhL25hcy9waG90by8yMDI2LzAzLzE0L0N5c3R1clEwMDAwMjBfMjAyNjAzMTRfQ0JNRk4wQTAwNC5qcGd8MHw4MDB4ODiIAw" />
<figcaption></figcaption>
</figure>

<p>Kullanılan renklerin de sembolik anlamlar taşıdığını vurgulayan Karslı, özellikle kırmızı rengin Çin kültüründe kötü ruhları uzaklaştırdığına ve zenginlik ile bereketi temsil ettiğine inanıldığını, bu nedenle yeni yıl kutlamalarında ve kağıt kesme çalışmalarında kırmızı kağıdın yaygın olarak tercih edildiğini belirtti.</p>

<p>Karslı, "Motifler çok önemlidir. Özellikle şans anlamına gelen 'Fu' karakteri ve geleneksel delikli madeni para desenleri kağıt kesme sanatında sıkça kullanılan sembollerdir" dedi.</p>

<figure><img src="https://home.xinhua-news.com/static/image?args=ysMDEkJnhoczkyISt8fC9kYXRhL25hcy9waG90by8yMDI2LzAzLzE0L0N5c3R1clEwMDAwMjBfMjAyNjAzMTRfQ0JNRk4wQTAwNS5qcGd8MHw4MDB4ODwPAw" />
<figcaption></figcaption>
</figure>

<p>Kırmızı kağıtlar üzerinde şekillenen ejderhalar, balıklar ve şans sembolleri yalnızca bir sanat geleneğini değil, aynı zamanda iki kültür arasında kurulan küçük ama anlamlı bir köprüyü de temsil ediyordu. Öğrenciler için ise bu ince kağıt figürleri, Çin kültürünü yakından tanımanın ve farklı gelenekleri keşfetmenin renkli bir yolu oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://asyaninsesi.com.tr/istanbulda-cinin-geleneksel-kagit-kesme-sanati-etkinligi-duzenlendi</guid>
      <pubDate>Mon, 16 Mar 2026 10:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asyaninsesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/asyaninsesi-com-tr/uploads/2026/03/cystur-q000020-20260314-c-b-m-f-n0-a001.jpg" type="image/jpeg" length="22877"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[98. Oscar Ödülleri sahiplerini buldu]]></title>
      <link>https://asyaninsesi.com.tr/98-oscar-odulleri-sahiplerini-buldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://asyaninsesi.com.tr/98-oscar-odulleri-sahiplerini-buldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[98. Akademi Ödüllerinde 13 dalda aday gösterilen "One Battle After Another" "En İyi Film" ödülünü, filmin yönetmeni Paul Thomas Anderson da "En İyi Yönetmen" ödülünü kazandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>"Oscar Ödülleri" olarak da bilinen, sinema dünyasının en prestijli ödüllerinden 98. Akademi Ödüllerinin kazananları belli oldu.</p>

<p>Bu yıl 98'incisi düzenlenen Oscar Ödül Töreni, ABD'nin Los Angeles kentinde bulunan Dolby Theatre'da gerçekleştirildi.</p>

<p> 
<p>Törenin sunuculuğunu komedyen Conan O'Brien üstlendi.</p>
</p>

<p>98. Akademi Ödülleri Töreni'nde "En İyi Film" ödülünü 13 dalda aday gösterilen "One Battle After Another" kazandı. "En İyi Yönetmen" ödülünü de filmin yönetmeni Paul Thomas Anderson aldı.</p>

<p>"One Battle After Another" filminin oyuncusu Sean Penn de "En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu" ödülüne layık görüldü.</p>

<p>16 dalda aday gösterilen "Sinners" filminin senaristi ve yönetmeni Ryan Coogler, "En İyi Özgün Senaryo", başrol oyuncusu Michael B. Jordan da "En İyi Erkek Oyuncu" ödülünü kazandı.</p>

<p>İspanyol oyuncu Javier Bardem, "Yabancı Dilde En İyi Film" ödülünü takdim ederken sahnede yaptığı konuşmada "Savaşa hayır ve özgür Filistin" sloganı attı. Bardem'in sözleri, salondaki davetliler tarafından uzun süre alkışlandı.</p>

<p>Törenin öne çıkan ödül kategorileri ve sahipleri şöyle sıralandı:</p>

<p>En İyi Film: "One Battle After Another"</p>

<p>En İyi Yönetmen: Paul Thomas Anderson - "One Battle After Another"</p>

<p>En İyi Kadın Oyuncu: Jessie Buckley - "Hamnet"</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>En İyi Erkek Oyuncu: Michael B. Jordan -"Sinners"</p>

<p>En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Amy Madigan - "Weapons"</p>

<p>En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Sean Penn - "One Battle After Another"</p>

<p>En İyi Özgün Senaryo: Ryan Coogler - "Sinners"</p>

<p>En İyi Özgün Şarkı: "Golden" - "KPop Demon Hunters"</p>

<p>En İyi Sinematografi: "Sinners"</p>

<p>En İyi Görsel Efekt: "Avatar: Fire and Ash"</p>

<p>En İyi Animasyon: "KPop Demon Hunters"</p>

<p>Yabancı Dilde En İyi Film: "Sentimental Value"</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://asyaninsesi.com.tr/98-oscar-odulleri-sahiplerini-buldu</guid>
      <pubDate>Mon, 16 Mar 2026 09:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asyaninsesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/asyaninsesi-com-tr/uploads/2026/03/oscar-1.jpg" type="image/jpeg" length="85347"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Londra Kitap Fuarı 2026" kapılarını ziyaretçilere açtı]]></title>
      <link>https://asyaninsesi.com.tr/londra-kitap-fuari-2026-kapilarini-ziyaretcilere-acti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://asyaninsesi.com.tr/londra-kitap-fuari-2026-kapilarini-ziyaretcilere-acti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya çapında yayıncılık ve telif satış sektörünün önemli buluşma noktalarından "Londra Kitap Fuarı 2026" kapılarını ziyaretçilere açtı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İngiltere'nin başkenti Londra'da "Olympia London" alanında 10-12 Mart'ta düzenlenen fuarda, Türkiye Kültür ve Turizm Bakanlığı ve İstanbul Ticaret Odası (İTO) ortaklığında 216 metrekarelik alanda "Türkiye Ulusal Standı" yer aldı.</p>

<p>Türkiye'den yayınevlerinin Türk kültürünü ve edebiyatını tanıtmak ve yayıncılık alanındaki işbirliği olanaklarını geliştirmek amacıyla katıldığı fuarda, Kültür ve Turizm Bakanlığının prestij yayınlarının yanı sıra çok sayıda eser sergilendi.</p>

<p>Londra Yunus Emre Enstitüsü (YEE) ise bu yıl da fuarda Türkiye'nin kültürel ve edebi varlığını görünür kılan başlıca kurumlardan biri olarak yer aldı.</p>

<p>Enstitü, kendi yayınları arasında yer alan iki dilli ".tr" dergisi ile Türkçe öğretimine yönelik Yedi İklim Türkçe ve Çocuklar İçin Türkçe (ÇİT) setlerini de uluslararası yayıncılık çevrelerinin dikkatine taşıdı. Böylelikle YEE, Türkiye'nin edebiyat ve yayıncılığının yanı sıra Türkçenin öğretimi ve kültürel diplomasi alanındaki birikimini de uluslararası platformda temsil etti.</p>

<h3><strong>"Burada yalnızca kitaplar sergilenmez. Yeni fikirler doğar"</strong></h3>

<p>Fuarın ilk gününde Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı, AK Parti Kayseri Milletvekili Ayşe Böhürler, Türkiye'nin Londra Büyükelçisi Osman Koray Ertaş ve KKTC'nin Londra Temsilcisi Büyükelçi Aysan Mullahasan Atılgan, İTO Başkan Yardımcısı Ahmet Özer ve Londra YEE Müdürü Dr. Mehmet Karakuş, Türk yayınlarının tanıtıldığı stantları gezdi.</p>

<p>Bakan Yardımcısı Yazgı, burada yaptığı konuşmada, Londra Kitap Fuarı'nın yayıncılık dünyasının en önemli buluşmalarından biri olduğunu belirterek, Türk edebiyatını uluslararası alanda daha görünür kılmayı hedeflediklerini söyledi.</p>

<p>Uluslararası kitap fuarlarının önemine değinen Yazgı, "Burada yalnızca kitaplar sergilenmez, yeni fikirler doğar, yeni işbirlikleri kurulur, edebiyat yeni yolculuklara çıkar." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bu yıl fuara güçlü katılım sağladıklarını belirten Yazgı, katılımın İTO ile kurulan işbirliği sayesinde gerçekleştiğini dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yazgı, "Türkiye Ulusal Standı"nda binin üzerinde eserin yer aldığını aktararak, çağdaş Türk edebiyatının seçkin örneklerinin fuarda sergilendiğini ve yayıncıların telif görüşmeleri için 20 görüşme masasının oluşturulduğunu kaydetti.</p>

<p>Türk edebiyatının dünyaya açılmasında TEDA Çeviri Destek Programı'nın önemli rol oynadığının altını çizen Yazgı, program kapsamında bugüne kadar 99 ülkede, 66 farklı dilde 4 bin 599 eserin çevirisine destek verildiğini anlattı.</p>

<p><img height="513" src="https://www.aa.com.tr/uploads/userFiles/9c85db40-ef31-40fe-a989-05c7e506d5d0/2026%2F03%2F10032026%2Fkitap1.jpg" width="684" /></p>

<h3><strong>"Türkiye'nin fikir dünyası dünyaya tanıtılıyor"</strong></h3>

<p>Türkiye'nin Londra Büyükelçisi Ertaş da her yıl Londra Kitap Fuarı'nda Türkiye'nin fikir dünyasının dünyaya tanıtılmasına ilişkin çalışmalar yapıldığını dile getirdi.</p>

<p>Ertaş, Türkiye'nin stantının fuarda en fazla ilgi çeken stantlar arasında yer aldığına dikkati çekerek, Türkiye'den fuara katılan tüm paydaşlara teşekkürlerini sundu.</p>

<p>İTO Başkan Yardımcısı Özer ise Londra Kitap Fuarı'nın dünyanın en büyük basın, yayın ve kitapçılık etkinliklerinden biri olduğuna işaret ederek, fuarda yer almaktan duydukları memnuniyeti ifade etti.</p>

<p>İTO olarak 16 ülkede 39 fuar düzenlediklerini aktaran Özer, yayıncılık fuarını ise 5 ülkede gerçekleştirdiklerini kaydetti.</p>

<h3><strong>Londra Kitap Fuarı, dünyanın en prestijli yayıncılık etkinliklerinden</strong></h3>

<p>Dünyanın en prestijli yayıncılık etkinliklerinden Londra Kitap Fuarı, çok sayıda ülkeden binlerce yayınevinin katılımıyla bu yıl 10-12 Mart'ta düzenleniyor.</p>

<p>Yayıncılık sektörünün önde gelen temsilcilerini, yazarları ve okurları bir araya getiren fuar, uluslararası düzeyde bilgi ve kültür paylaşımına önemli katkılar sağlıyor.</p>

<h3><strong>Bakan Yardımcısı Yazgı, Londra YEE'yi de ziyaret etti</strong></h3>

<p>Londra Kitap Fuarı kapsamında İngiltere'de bulunan Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Yazgı, Londra YEE'yi de ziyaret ederek enstitü bünyesinde açılan 8. Türk Toplumu Sanat Sergisi'ni gezdi. Yazgı'ya ziyaret sırasında, enstitünün yürüttüğü kültür ve sanat faaliyetleri ile "Türk Sanat Platformu" hakkında bilgi verildi.</p>

<p>Sergide yer alan eserleri inceleyen Yazgı'nın ziyaretine, AK Parti Kayseri Milletvekili Böhürler de katıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://asyaninsesi.com.tr/londra-kitap-fuari-2026-kapilarini-ziyaretcilere-acti</guid>
      <pubDate>Wed, 11 Mar 2026 11:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asyaninsesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/asyaninsesi-com-tr/uploads/2026/03/fuarlondra.jpg" type="image/jpeg" length="62206"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Köln Katedrali turistlere ücretli oluyor]]></title>
      <link>https://asyaninsesi.com.tr/koln-katedrali-turistlere-ucretli-oluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://asyaninsesi.com.tr/koln-katedrali-turistlere-ucretli-oluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya’nın simge yapılarından Köln Katedrali’ne girişler turistler için ücretli hale getirilecek. Artan bakım ve işletme maliyetleri nedeniyle alınan kararın 2026’nın ikinci yarısından itibaren uygulanması planlanıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Köln Katedrali’ne girişlerin turistler için ücretli olacağı açıklandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Katedralin internet sitesinde yayımlanan açıklamada, bakım ve işletme masraflarının son yıllarda önemli ölçüde arttığı belirtilerek, bu nedenle 2026’nın ikinci yarısından itibaren turistlere yönelik ziyaret ücreti uygulamasının başlatılacağı bildirildi.</p>

<p>Açıklamada, Zentral-Dombau Derneği üyeleri ile ibadet amacıyla katedrale gelen ziyaretçilerden herhangi bir ücret alınmayacağı ifade edildi.</p>

<p>Alman Haber Ajansı’nın, Katedral Başrahibi Guido Assmann’a dayandırdığı haberde ise katedrali ziyaret edenlerin yaklaşık yüzde 99’unun turistlerden oluştuğu belirtildi.</p>

<p>Haberde, turistler için uygulanacak giriş ücretinin ne kadar olacağı ve katedrale girişlerin nasıl kontrol edileceği konusunda henüz kesin bir karar verilmediği aktarıldı.</p>

<p>Köln’ün simgelerinden biri olan ve Gotik mimarinin en önemli örnekleri arasında gösterilen tarihi katedral, yılda yaklaşık 6 milyon ziyaretçiyi ağırlıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://asyaninsesi.com.tr/koln-katedrali-turistlere-ucretli-oluyor</guid>
      <pubDate>Mon, 09 Mar 2026 12:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asyaninsesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/asyaninsesi-com-tr/uploads/2026/03/kolnkatedral.jpg" type="image/jpeg" length="84926"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sanat dünyasında yapay zekanın konumu tartışılıyor]]></title>
      <link>https://asyaninsesi.com.tr/sanat-dunyasinda-yapay-zekanin-konumu-tartisiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://asyaninsesi.com.tr/sanat-dunyasinda-yapay-zekanin-konumu-tartisiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaşamın birçok alanında etkisi her geçen gün artan yapay zeka, tarihsel süreçte fotoğraf ve matbaa gibi teknolojik kırılmalarla şekil alan sanat dünyasında hem eleştirilerin hedefi hem de yeni bir sanat aracı arayışının odak noktası haline geliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yapay zeka, sanat eserlerinin üretim biçimini ve ele alınış şeklini yeniden kodlarken sanatçılar arasında görüş ayrılıklarına yol açıyor.</p>

<p>Sanat çevresinden bir kesim yapay zekanın çalışma alanlarını işgal etmesinden, eserlerinin intihal edilmesinden endişe duyarken bazı sanatçılar bu teknolojiyi sanat araçlarının evriminin bir parçası olarak görüyor.</p>

<p>Galler'deki Cardiff Ulusal Müzesinde Kasım 2025'te Elias Marrow'un "Boş Tabak (Empty Plate)" adlı, okul üniforması giyen ve elinde boş tabak tutan küçük bir çocuğu tasvir eden tablosu sergilendi.Marrow'un Galler'in 2025'teki durumunu yansıttığını belirttiği tablosu, yüzlerce kişi tarafından incelenmesinin ardından kaldırıldı.</p>

<p>Bunun sebebi, ziyaretçilerden birinin, "sanat eserinin kalitesinden şüphe ederek" müze çalışanlarına başvurmasıyla eserin yapay zeka ürünü olduğunun anlaşılmasıydı. Bu tablo, müzeye hem izinsiz yerleştirilmiş hem de yapay zekayla üretilmişti.</p>

<p>Tablonun sahibi Marrow ise müzede sergilediği eserinin taslağını kendisinin çizdiğini daha sonra sanat araçlarının evriminin bir parçası olarak gördüğü yapay zekayla ürettiğini belirtti.</p>

<p>Yapay zekanın kalıcı olduğunu ve imkanlarına erişimin engellenmesinin inancına aykırı olduğunu savunan Marrow, ziyaretçilerin eserine yanıtının "olumlu" olduğunu savunsa da dünyada yapay zekanın sanatta kullanımı, tepki çekmeye devam ediyor.</p>

<h3><strong>Yapay zekanın sanat dünyasındaki yeri</strong></h3>

<p>İngiltere'deki Londra Northeastern Üniversitesi Felsefe Bölümünde Doktor Öğretim Üyesi Alice Helliwell, yapay zeka ve sanat üzerine çalışmalar yürütüyor.</p>

<p>Helliwell'e göre, Marrow'un izinsiz bir şekilde yapay zeka ürününü müzede sergilemesi, bir eserin sanat olduğuna kimin karar verdiğine ilişkin sorular doğuruyor.</p>

<p>Helliwell, dünyanın farklı yerlerinde yaptığı şablon tekniğindeki grafitilerle tanınan ve gerçek kimliği bilinmeyen İngiliz sokak sanatçısı Banksy'nin de bu şekilde sanat eserlerini müzelere gizlice götürdüğünü örnek vererek Marrow'un bu yaptığının aslında "bir gelenek" olduğunu ifade etti.</p>

<p>Alice Marrow'un örneğinde, yapay zeka katmanını da göz önünde bulunduran Helliwell, "İnsanlar, yapay zekanın sanat olup olmadığına, yapay zeka hakkındaki etik endişelerimizin bu teknolojinin sanat dünyasındaki yerine karar vermede rol oynayıp oynamamasına ilişkin sorular soruyor." dedi.</p>

<p>Yapay zekayı, herkesin sanata erişebilmesinin bir yolu olarak gören kişiler de var. Helliwell, bu konuda, "Sanat becerilerine sahip olmanız gerekmiyor ancak herkesin elinin altında olmasa da çok sayıda kişinin erişim sağladığı teknolojiye ihtiyacınız var." diye konuştu.</p>

<h3><strong>Bazı sanatçılar kendi yapay zeka sistemlerini geliştiriyor</strong></h3>

<p>Hollywood, sektörü baltalayacağı gerekçesiyle uzun süredir yapay zekanın yaygınlaşmasına karşı mücadele verirken müzik, edebiyat, resim gibi alanlardaki bazı sanatçılar eserlerinin dijital kopyalarının üretilmesine, oyuncular ise ölümlerinin ardından üretilen kopyaların kullanılması riskine itiraz ediyor.</p>

<p>Alice Helliwell, Marrow'un durumunda, tablonun oluşturulmasında sanatçının rolü olduğunu ancak büyük bir teknoloji şirketine ait yapay zeka kullanılırsa bunların mevcut sanat eserlerinin verilerinden faydalandığını hatırlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bazı sanatçıların kendi yapay zeka sistemlerini geliştirdiğini belirten Helliwell, "Bir sanatçının, kendi yapay zeka sistemlerini geliştirmeye ve eğitmeye çok emek harcadığında, ürettiği eserler üzerinde daha çok söz hakkına sahip olduğunu düşünüyorum." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Helliwell, geliştirilen sistemdeki son seçimleri bu sanatçıların yaptığını ve eserde olabildiğince kontrol sahibi olduklarını belirterek yapay zeka teknolojisinin sanatla entegrasyon sürecinin uzun zamandır devam ettiğinin altını çizdi. Helliwell, "Yapay zeka, bu süreçte bir çeşit yeni adım." ifadesini kullandı.</p>

<p>Sanatın tarihsel süreçte fotoğraf ve matbaa gibi teknolojik kırılmalarla şekil değiştirdiğini anımsatan ve yapay zekayı bu silsilenin yakın zamandaki son halkası olarak gören Helliwell, şunları kaydetti:</p>

<p>"Bunun sanata yönelik tutumu nasıl şekillendireceği hakkında konuşmak zor. Bir sanat eseri üretmenin ya da eserin orijinal olmasının ne anlama geldiğine ilişkin anlayışımızı değiştirecek miyiz? Aslında geçmişte bu anlayış değişti. Matbaa, fotoğrafçılık gibi teknolojiler, bir eserin üretilmesi ve orijinalliğine ilişkin bakış açımızı değiştirdi."</p>

<p>Alice Helliwell, bu konudaki tartışmaların dinamik olmasından ötürü çok uzun süreceğini ancak kişisel çalışmalarında yapay zekanın yeni bir sanat aracı olduğuna ilişkin argüman sunduğunun altını çizdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://asyaninsesi.com.tr/sanat-dunyasinda-yapay-zekanin-konumu-tartisiliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 09 Mar 2026 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asyaninsesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/asyaninsesi-com-tr/uploads/2026/03/yapayzeka.jpg" type="image/jpeg" length="82106"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Devlet Opera ve Balesi, "Jeanne d'Arc" balesinin dünya prömiyerini yapacak]]></title>
      <link>https://asyaninsesi.com.tr/devlet-opera-ve-balesi-jeanne-darc-balesinin-dunya-promiyerini-yapacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://asyaninsesi.com.tr/devlet-opera-ve-balesi-jeanne-darc-balesinin-dunya-promiyerini-yapacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Devlet Opera ve Balesi (DOB) 15. yüzyılda yakılarak idam edilen Fransız kadın kahraman Jeanne d'Arc'ın hikayesini bale ile yorumlayarak, Ankara'da dünya prömiyerini yapmaya hazırlanıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara Devlet Opera ve Balesince (ADOB), savaş meydanında bir kadının komutan olabileceğini gösteren, Ortaçağ Avrupası'nın algılarını değiştirmek için öncülük yapan Fransız kadın kahraman Jeanne d'Arc'ın hikayesi ilk kez bale olarak yorumlanacak.</p>

<p>Kübalı dansçı, Almanya Kiel Balesi koregrafı Amilcar Moret Gonzalez'in librettosunu ve koreografisini yaptığı eser, 7 Mart'ta Opera Sahnesi'nde seyirciyle buluşacak.</p>

<h3><strong>Jeanne d'Arc'ın ruh dünyasına vurgu yapılıyor</strong></h3>

<p>AA muhabirine eserin genel provasında açıklama yapan Bale Başkoreografı Ebru Gökalp, haziran ayında eserin fikri düşüncesi üzerine çalışmaya başladıklarını, koreograf Amilcar Moret Gonzalez ile irtibat kurarak Jeanne d'Arc eserini yapmak için talep götürdüklerini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gökalp, "Jeanne d'Arc, daha önce baleye konu olmamış, ilk kez biz yorumlayacağız. Koreografımızın yorumu ve librettosu ile Jeanne d'Arc sahnede olacak. Moret Gonzalez, eserde Jeanne d'Arc'ın ruh dünyasına vurgu yapıyor. 19 Ocak'tan beri eser için stüdyoda çalışıyoruz. Bir bale eserinin ortaya çıkmasının çok yönü var, artık son dokunuşları kaldı. Bir dünya prömiyeri yapıyoruz, çok heyecanlıyız, umarım seyirciye de yansıyacaktır." dedi.</p>

<p><img height="441" src="https://www.aa.com.tr/uploads/userFiles/3c0477cc-1528-4d10-b3eb-d9ec28a91d64/MART%2F2%2F20260306_2_73268294_122937913.jpg" width="662" /></p>

<h3><strong>"Duygusal yönü yüksek bir eser"</strong></h3>

<p>Bale Başöğretmeni ve koreograf asistanı Burak Kayıhan da Almanya'da dans eden sanatçı arkadaşlarının vasıtasıyla koreograf Amilcar Moret Gonzalez'i bulduğunu, onun tekliflerini kabul ettikten sonra sürecin başladığını söyledi.</p>

<p>Gonzalez ile çalışmaktan mutlu olduklarını belirten Kayıhan, esere ilişkin şunları kaydetti:</p>

<p>"Jeanne d'Arc bir dönem balesi. Duygusal yönü yüksek ve seyircileri duygusal açıdan her yöne çekebilecek bir eser. Dansçılarımızı da çok zorlayacak bir koreografi oldu. İki aydır durmadan her gün çalıştık, kazasız belasız Ankara seyircisiyle buluşturuyoruz."</p>

<p><img height="441" src="https://www.aa.com.tr/uploads/userFiles/3c0477cc-1528-4d10-b3eb-d9ec28a91d64/MART%2F2%2F20260306_2_73268294_122937925.jpg" width="662" /></p>

<h3><strong>6 bestecinin eserleri ile Jeanne d'Arc anlatılıyor</strong></h3>

<p>Orkestra Şefi Tolga Atalay Ün ise Amilcar Moret Gonzalez'in senfonik repertuvarın önemli müziklerinden oluşan bir seçki belirlediğini ve ağırlığını Çaykovski'nin eserlerinin oluşturduğunu ifade etti.</p>

<p>Çaykovski'nin önde gelen bale bestecilerinden biri olduğunu çok güzel müzikler bestelediğini belirten Ün, şöyle konuştu:</p>

<p>"Bazı eserleri bale için bestelenmese de dansa ne kadar uygun olduğunu görüyorsunuz. Eserin sonunda da Romeo ve Juliet'in Fantezi Uvertürü var yine Çaykovski'den. Eserde ağırlıklı olarak Çaykovski ile Bizet, Wagner, Holst, Handel ve Mussorgsky'den müzikler kullanıyoruz. Koreografımız o kadar güzel bir seçki oluşturarak, konuyu anlatmış ki sanki tüm eserler birbirine bağlı gibi. Bir eser başlıyor, sonra diğerine geçiliyor yani bağlantılar da çok organik oldu. Koreografiyi izleyince sanki müzikler bu koreografi için bestelenmiş diye hissettim. Koreografımız müziği çok iyi hissediyor ve duyuyor. Dünyada bu eser nerede seslendirilecek olursa olsun referans noktası Ankara Opera ve Balesi olacaktır."</p>

<h3><strong>"Jeanne d'Arc'ın müziklerini seçme sürecinde de araştırma yaptım"</strong></h3>

<p>Almanya'da Hamburg ve Münih Devlet Balesinde de çalışan koreograf Amilcar Moret Gonzalez, Jeanne d'Arc eserinin libretto yazım sürecinde çok çalıştığını, üzerine okuduğunu, incelemeler yaptığını, hakkında çekilen filmleri izlediğini belirterek, kimi zaman zorlansa da güzel bir eser ortaya koyduğunu aktardı.</p>

<p>İlk kez Jeanne d'Arc balesini sahneye koyduğu için heyecanlı olduğunu anlatan Gonzalez, "Jeanne d'Arc'ın müziklerini seçme sürecinde de araştırma yaptım, onun hangi ortamda, nerelerde yaşadığını araştırdım ve hayal ettim, hayatına uygun eserler seçtim. Koreografiyi ve adımları tüm bu unsurlarla uyumlu hale getirdim." dedi.</p>

<p>Ankara Opera ve Balesinde ilk kez çalıştığını ve çok keyif aldığını belirten Gonzalez, sanatseverleri beklediğini dile getirdi.</p>

<p>Prömiyerde, Fransızların ulusal kadın kahramanı "Jeanne d'Arc"ı Sultan Erol, "Angel"ı İlhan Durgut, "Kral"ı Berkay Saraçoğlu, "Rahip"i Umutcan Arzuman, "Anne"yi Özge Soykan, "Baş Rahibe"yi Defne Eren canlandıracak.</p>

<p>Eserin dekor tasarımını Talat Ayhan, kostüm tasarımını Sevtaç Demirer, ışık tasarımını Ali Gökdemir üstlendi.</p>

<p>Eser prömiyerin ardından 28 Mart, 2, 4, 9 ve 11 Nisan'da seyirciyle buluşacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://asyaninsesi.com.tr/devlet-opera-ve-balesi-jeanne-darc-balesinin-dunya-promiyerini-yapacak</guid>
      <pubDate>Sat, 07 Mar 2026 14:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asyaninsesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/asyaninsesi-com-tr/uploads/2026/03/opera.jpg" type="image/jpeg" length="26694"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Geçmişi yüzyıllar öncesine dayanan atlı spor geleneği "çevgan" Sivas'ta yaşatılıyor]]></title>
      <link>https://asyaninsesi.com.tr/gecmisi-yuzyillar-oncesine-dayanan-atli-spor-gelenegi-cevgan-sivasta-yasatiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://asyaninsesi.com.tr/gecmisi-yuzyillar-oncesine-dayanan-atli-spor-gelenegi-cevgan-sivasta-yasatiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Geçmişi yüzyıllar öncesine dayanan ve Türklerin at üzerinde oynadığı ata sporları arasında yer alan çevgan, Sivas'ta kurulan bir atlı spor kulübü tarafından yaşatılıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İlk olarak atlı okçulukla ilgilenen bir grup gönüllü, at üzerindeki oyuncuların ellerindeki sopayla topu rakip takım kalesine atması esasına dayanan çevganın yaşatılması için yaklaşık 8 yıl önce bir araya geldi.</p>

<p>Aralarında öğretim görevlisi ve esnafın yer aldığı grup, hobi amaçlı başladıkları atlı spor geleneğini yaklaşık 6 yıldır Paşabahçe Mesire Alanı yakınlarında oluşturdukları alanda oynuyor.</p>

<p>Türkiye'deki tek çevgan takımı olan Elit Polo Çevgan Atlı Spor Kulübü'nü kuran gönüllüler, Azerbaycan'da 1. Çevgan Dünya Şampiyonası'na da katıldı.</p>

<h3>"Oyunların kralı, kralların oyunu şeklinde icra edilmiş"</h3>

<p>Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Türk Halk Edebiyatı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Elit Polo Çevgan Atlı Spor Kulübü Başkanı Fatih Köse, AA muhabirine, kökeni milattan önce 3. yüzyıla dayanan çevganın Türkistan coğrafyasında Orta Asya'da Türkler tarafından ortaya çıkarılmış kadim bir atlı spor olduğunu söyledi.</p>

<p>Oyunun eskiden savaş talimi olarak icra edildiğini belirten Köse, "Türkler aracılığıyla Partlar'dan İran'a geçmiş ve daha sonra dünyanın doğu medeniyetindeki bütün unsurlarına yayılmış, Bizans dahil bu oyun oynanmaya başlanmış. Oyunların kralı, kralların oyunu şeklinde icra edilmiş." dedi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.aa.com.tr/uploads/userFiles/22220d73-6a42-44f6-b78b-67c3b89fff93/2026%2F02%2F24%2F20260224_2_73099206_122603768.jpg" /></p>

<h3>"Kökü bize ait olan 2 bin 400 yıllık kadim bir oyun"</h3>

<p>İngilizlerin 19. yüzyılda bu oyunla tanıştığını, bunu "polo" adıyla biraz daha sistemli, modern bir spor branşı haline getirerek dünyanın batı kısmına da yaydığını ifade eden Köse, "Bu tarihten sonra modern şekli olan polo dünyada kabul görülüyor ve oynanıyor. Kökü bize ait olan 2 bin 400 yıllık kadim bir oyun. 2003 yılında UNESCO'ya Azerbaycan adına Karabağ Atlı Spor Oyunu şeklinde tescil edilmiş bir oyun." diye konuştu.</p>

<p>Köse, Anadolu coğrafyasında da Selçuklulara kadar bu oyunun oynandığını ve Osmanlı'yla beraber bir kesintiye uğradığını anlattı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.aa.com.tr/uploads/userFiles/22220d73-6a42-44f6-b78b-67c3b89fff93/2026%2F02%2F24%2F20260224_2_73099206_122603773.jpg" /></p>

<p>Osmanlı devrinde bu oyunun oynanmadığını dile getiren Köse, şunları kaydetti:</p>

<p>"İran ile Osmanlı coğrafyası arasında İran'da fazlaca benimsendiği için biraz da siyasi bir ayrılık ihdas etmek isteniyor. Bu gibi kültürel alanlar da buna dahil ediliyor ve o yüzden Osmanlı çevgan oynamayı bırakmış, yerine ciriti ihdas etmiş. Biz bu meseleyi kültür mirası olarak görüyoruz. Geri kalan Türk coğrafyalarında da bu oyun oynanıyor, bir ortak miras. Bu mirasa sahip çıkmak adına 5-6 yıl evvel kendi imkanlarımızla bu oyunu yeniden oynamaya başladık. Tanınması için elimizden geleni yapıyoruz. Küresel arenada ekip olarak ülkemizi temsil ettik, 2 dünya, 1 Avrupa şampiyonası, 1 Bağımsız Devletler Topluluğu Oyunları'na katıldık. Umuyoruz ki başkaca illerde veya bölgelerde bu oyun benimsenir, başka takımlar da ortaya çıkar. Bu mirasa Türkiye ve Anadolu olarak sahip çıkmış oluruz, bu spor branşında iyi yerlere gelmiş oluruz. Türkiye'de ilk ve tekiz, rakip bekliyoruz."</p>

<p><img alt="" src="https://www.aa.com.tr/uploads/userFiles/22220d73-6a42-44f6-b78b-67c3b89fff93/2026%2F02%2F24%2F20260224_2_73099206_122603775.jpg" /></p>

<h3>"Amacımız bu sporu Türkiye'de geliştirmek"</h3>

<p>Takım kaptanı Bilal Demir ise atlı spora yaklaşık 8 yıl önce hobi olarak başladığını söyledi.</p>

<p>Daha önce kulüp olarak atlı okçuluk yaptıklarını belirten Demir, "5-6 yıl önce amatör olarak başladığımız çevganı geliştirdik. Azerbaycan'da 1. Çevgan Dünya Şampiyonası'na katıldık ve dönüşte Avrupa şampiyonasına katıldık. Amacımız, bu sporu Sivas'ta ve Türkiye'de geliştirmek." dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye'de bu sporu yapan ilk kulüp olduklarını vurgulayan Demir, "8 kişilik bir ekibimiz, öğretim üyesi ve esnaf arkadaşlarımız var. Hobi olarak başladık ve sevdiğimiz için bunu profesyonelleştirmeye niyetlendik. Bir yatırım yaptık ve amacımız bu sporu Sivas'ta ve Türkiye'de yaymak." ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://asyaninsesi.com.tr/gecmisi-yuzyillar-oncesine-dayanan-atli-spor-gelenegi-cevgan-sivasta-yasatiliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 24 Feb 2026 12:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://asyaninsesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/asyaninsesi-com-tr/uploads/2026/02/thumbs-b-c-bc4594a3a6df901dade730e650133823.jpg" type="image/jpeg" length="60021"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
