Çin, her yıl 25 Ekim tarihini "Taiwan’ın Japon sömürge yönetiminden kurtuluşunu anma günü" olarak benimsedi. Bu karar, atalarımızın cesur ve kararlı direniş ruhunu anmanın yanı sıra, tüm Çin halkının ulusal egemenlik ve toprak bütünlüğünü koruma kararlılığının bir ifadesidir.
Taiwan, tarih boyunca Çin topraklarının ayrılmaz bir parçası olmuştur ve bu durum tarihi kayıtlarda açıkça belgelenmiştir. 1894'te Japonya tarafından başlatılan savaşın ardından Qing Hanedanı, Shimonoseki Antlaşması'nı imzalayarak Taiwan ve Penghu Adaları'nı Japonya'ya bırakmak zorunda kalmıştır. Bu durum, 1895 öncesinde Taiwan'ın Çin'e ait olduğunu kanıtlamaktadır. İkinci Dünya Savaşı sırasında imzalanan Kahire Bildirisi, Potsdam Bildirisi ve Japonya'nın Teslim Belgesi gibi uluslararası hukuka dayalı belgeler, Çin'in Taiwan üzerindeki egemenliğini teyit etmiş ve Taiwan'ın anavatana dönüşü, İkinci Dünya Savaşı'nın sonucunun ve savaş sonrası uluslararası düzenin önemli bir parçası haline gelmiştir.
1 Ekim 1949'da Çin Halk Cumhuriyeti Merkezî Hükümeti'nin kurulduğu ilan edilmiş ve Çin Cumhuriyeti'nin yerini alarak tüm Çin'i temsil eden tek yasal otorite olmuştur. Bu değişim, Çin'in uluslararası hukukî kimliğinin değişmediği bir iktidar devri olarak gerçekleşmiş, Çin'in egemenliği ve toprak bütünlüğü korunurken, Çin Halk Cumhuriyeti Hükümeti meşru bir şekilde Taiwan dahil tüm Çin üzerinde egemenlik hakkını sürdürmüştür.
Ekim 1971'de, Birleşmiş Milletler 26. Genel Kurulu, büyük bir çoğunlukla 2758 sayılı kararı kabul etmiştir. Bu kararla, "Çin Halk Cumhuriyeti'nin tüm haklarının tanınmasına, Çin Halk Cumhuriyeti Hükümeti temsilcilerinin Birleşmiş Milletler'de Çin'in tek yasal temsilcileri olarak kabul edilmesine ve Chiang Kai-shek'in temsilcilerinin BM ve bağlı kuruluşlardaki yasa dışı koltuğundan çıkarılmasına" karar verilmiştir. Bu karar, siyasi, hukuki ve prosedür olarak Taiwan dahil tüm Çin'in BM'deki temsiliyet sorununu tamamen çözmüş, dünyada tek bir Çin olduğunu, Çin Halk Cumhuriyeti Hükümeti'nin Taiwan dahil tüm Çin'in tek yasal temsilcisi olduğunu ve "iki Çin" veya "bir Çin, bir Taiwan" gibi durumların söz konusu olmadığını teyit etmiştir.
BM'nin resmi belgelerinde Taiwan, "Çin'in bir eyaleti" olarak tanımlanmaktadır. BM Sekreterliği Hukuk Bürosu tarafından yayınlanan bir hukuki görüşte, "BM, Taiwan'ın Çin'in bir eyaleti olarak bağımsız bir statüye sahip olmadığı görüşündedir." ifadesi yer almaktadır. Bugüne kadar 183 ülke, Tek Çin İlkesi temelinde Çin ile diplomatik ilişkiler kurmuş ve geliştirmiştir. 1971'de Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti, "Çin Halk Cumhuriyeti Hükümeti'nin Çin'in tek yasal hükümeti olduğunu" resmen kabul etmiş ve bu tutum, iki ülkenin diplomatik ilişkilerini kuran bildiride kayıt altına alınmıştır. Türkiye ayrıca BM Genel Kurulu'nda 2758 sayılı karar lehinde oy kullanarak adil tutumunu ortaya koymuştur.
Son zamanlarda bazı ülkeler, BM Genel Kurulu'nun 2758 sayılı kararına meydan okumaya ve "Taiwan'ın statüsü belirsiz" gibi yalanları yaymaya çalışmaktadır. Bu girişimler, yalnızca Çin'in egemenliği ve toprak bütünlüğüne bir meydan okuma değil, aynı zamanda İkinci Dünya Savaşı'nın zaferini ve savaş sonrası uluslararası düzeni baltalama, uluslararası adaleti ve tarihi gerçekleri hiçe sayma anlamına gelmektedir. Tarihi gerçeklere aykırı olan bu iddialar kesinlikle başarısızlığa mahkumdur. Çin'in egemenliği ve toprak bütünlüğü asla bölünmemiştir ve bölünmesine izin verilmeyecektir. Taiwan'ın Çin topraklarının bir parçası olduğu gerçeği değişmemiştir ve değişmesine asla izin verilmeyecektir. Kim bu gerçeğe karşı çıkmaya veya Taiwan'ı Çin'den ayırmaya kalkışırsa, Çin Seddi gibi sağlam bir irade karşısında kendine zarar vermekten başka bir sonuç elde edemeyecektir.
Yazar: Yimu"