Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ve Tayvan ana muhalefet partisi Kuomintang'ın (KMT) lideri Cheng Li-wun, Cuma günü Pekin'de bir araya geldi. On yıl aradan sonra Çin'i ziyaret eden ilk görevdeki KMT lideri olan Cheng'in ziyareti, bölgesel gerilimlerin gölgesinde iki tarafın da Tayvan Boğazı'nda barış ve istikrara duydukları arzuyu dile getirdiği kritik bir diplomatik temas olarak kayıtlara geçti. Xi Jinping, Büyük Halk Salonu'nda yapılan görüşmede, ortak vatanın barış ve istikrarını korumayı amaçladıklarını belirterek, Tayvan'ın bağımsızlığına karşı çıkılması şartıyla KMT dahil çeşitli taraflarla diyalog ve değişimi güçlendirmeye istekli olduklarını ifade etti.

Türkiye'de Çin çay kültürüne artan ilgi kültürlerarası diyaloğu güçlendiriyor
Türkiye'de Çin çay kültürüne artan ilgi kültürlerarası diyaloğu güçlendiriyor
İçeriği Görüntüle

Görüşmede Çin halkının yeniden canlanmasının Boğaz'ın her iki yakasındaki insanların ortak arzusu olduğunu belirten Cheng Li-wun, bu durumun dünya barışına da olumlu katkı sağlayacağını söyledi. Cheng, kapalı kapılar ardında gerçekleşen toplantının ardından yaptığı açıklamada, Tayvan'ın egemenliğini zedelediği gerekçesiyle iktidar partisi tarafından reddedilen 1992 Mutabakatı'nı sürdürmenin savaşı önlemenin ve barış yaratmanın tek yolu olduğunu savundu. İktidardaki Demokratik İlerici Parti (DPP) yönetimi ise Cheng'in bu ziyaretini sert bir dille eleştirerek onu Pekin'e boyun eğmekle suçladı.

Pekin yönetimi, DPP'nin tek bir Çin ulusu kavramını onaylamayı reddetmesi üzerine 2016 yılında Tayvan ile üst düzey iletişimini kesmişti. Çinli yetkililer, Tayvan Boğazı'ndaki mevcut statükoyu korumayı taahhüt etmesine rağmen mevcut Tayvan Devlet Başkanı Lai Ching-te'yi ayrılıkçı olarak nitelendiriyor ve kendisiyle resmi diyaloğa girmeyi reddediyor. Uluslararası gözlemcilere göre, Tayvan halkının büyük bir çoğunluğu Çin ile birleşmek ya da resmi olarak bağımsızlık ilan etmek yerine mevcut statükonun korunmasından yana bir tutum sergiliyor.