Ortadoğu'da jeopolitik dengelerin yeniden şekillendiği bir dönemde, Çin ve Ürdün ikili ilişkilerini yeni bir boyuta taşıyor. Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping'in, resmi devlet ziyareti kapsamında Pekin'de bulunan Ürdün Kralı II. Abdullah ile gerçekleştirdiği üst düzey görüşmede, 2015 yılında kurulan stratejik ortaklığın daha ileri bir seviyeye taşınması kararlaştırıldı. Küresel Güney ülkelerinin dayanışma içinde güçlenme eğilimine ve uluslararası sistemdeki kutuplaşmalara dikkat çekilen zirvede liderler; karmaşıklaşan küresel koşullara karşı karşılıklı stratejik güveni artırma, çok taraflı koordinasyonu güçlendirme ve Birleşmiş Milletler merkezli uluslararası düzeni koruma mesajı verdi.
Ekonomik entegrasyon ve yeni nesil işbirliği
Zirvenin en önemli gündem maddelerinden birini, iki ülkenin kalkınma stratejileri arasındaki uyumun artırılması oluşturdu. Liderler, geleneksel ticaret, altyapı ve madencilik alanlarındaki işbirliğinin ötesine geçilmesini hedeflerken; dijital ekonomi, yapay zeka ve yeşil enerji gibi geleceğin stratejik sektörlerinde yeni yatırım imkanlarının yaratılması çağrısı yaptı. Ürdün Kralı II. Abdullah, ülkesinin "Tek Çin" politikasına kararlılıkla bağlı olduğunu ve Tayvan'ın Çin'in ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulayarak, Pekin ile teknoloji, sanayi, sağlık ve eğitim gibi geniş bir yelpazede temasları derinleştirmeye hazır olduklarını ifade etti. İki liderin gözetiminde, tedarik zincirlerinden diplomasiye kadar uzanan birçok alanda yeni işbirliği anlaşmaları imzalandı.
Orta Doğu'da çözüm için "dört ilke"
İkili ilişkilerin yanı sıra Orta Doğu'daki güncel krizlerin kapsamlı bir şekilde ele alındığı görüşmede, Filistin meselesinin çözümüne yönelik ortak diplomatik vizyon öne çıktı. Çin Cumhurbaşkanı Xi, Filistin sorununun bölgedeki krizlerin merkezinde yer aldığını belirterek, kalıcı bir çözüm için dört temel ilkeye sadık kalınması gerektiğini vurguladı. Bu ilkeler kapsamında; iki devletli çözümden taviz verilmeden Filistin-İsrail barış görüşmelerinin yeniden başlatılması, "Filistin'i Filistinliler yönetsin" anlayışıyla hareket edilerek Gazze'nin savaş sonrası inşasının bu çerçevede ele alınması gerektiği ifade edildi. Ayrıca, sivil ölümlerin durdurulması için uluslararası toplumun insani ilkeler doğrultusunda acil inisiyatif alması ve krizin kök nedenlerinin adalet ve uluslararası hukuk temelinde çözüme kavuşturulması çağrısı yapıldı. Temasların ardından, iki ülke arasındaki entegrasyonu teyit eden kapsamlı bir ortak bildiri yayımlandı.