Kanada, Kuzey Amerika hattında tırmanan ekonomik gerilimin gölgesinde transatlantik ilişkilerde tarihi bir dönüşümün eşiğine geldi. Kanada Başbakanı Mark Carney, Washington ile yürütülen ticaret görüşmelerinin çökmesi ve karşılıklı gümrük vergilerinin yürürlüğe girmesinin ardından yüzünü Avrupa'ya döndü. Ottawa yönetimi, Kanada'nın Avrupa Birliği’ne tam üyelik dışındaki en geniş yetkilerle entegre olmasını sağlayacak bir "ortak üyelik" statüsü elde etmek üzere Brüksel ile temasa geçti. Kanada'nın geleneksel ticaret eksenini kırmayı hedefleyen bu stratejik adım, Avrupa pazarının sınırlarını fiilen Kuzey Amerika'ya kadar genişletme potansiyeli taşıyor.
Kuzey Amerika hattında tırmanan vergi savaşı
Ottawa ile Washington arasındaki ticari çatışma, son dönemde karşılıklı gümrük vergilerinin devreye girmesiyle yeni bir safhaya taşındı. ABD yönetiminin Kanada çeliği, alüminyumu ve kerestesinin yanı sıra yaklaşık 20 milyar dolar değerindeki Kanada ürününe ek yüzde 50 gümrük vergisi getirmesine, Ottawa aynı büyüklükteki Amerikan mallarına benzer oranlarda tarifeler uygulayarak yanıt verdi. ABD Başkanı Donald Trump’ın Kanada’yı hedef alan sert açıklamalarını sürdürmesi ve otomotiv sektörüne yönelik yeni yaptırım tehditleri, ihracatının yüzde 76'sını ABD'ye yapan ancak AB ile ticareti yüzde 5'in altında kalan Kanada için pazar çeşitlendirme arayışını hayati bir zorunluluk haline getirdi.
Mal, hizmet ve iş gücünde tam serbestlik hedefi
Bu ticari baskılar karşısında AB ile entegrasyonu derinleştirmek isteyen Kanada, serbest ticaretin çok ötesine geçen bir model üzerinde duruyor. Masadaki planlar; malların, hizmetlerin ve iş gücünün serbest dolaşımının yanı sıra Kanada vatandaşlarına AB genelinde vizesiz çalışma ve yaşama hakkı tanınmasını da içeriyor. İki taraf ayrıca, Amerikan teknoloji devlerine olan bağımlılığı azaltma ve dijital egemenliği pekiştirme amacıyla deniz altı veri kabloları, ortak veri merkezleri, bulut depolama sistemleri ve yeni uydu ağları inşa etmeyi stratejik gündemlerine almış durumda.
Onay süreçleri ve küresel yatırım diplomasisi
Kanada Başbakanı Carney, ortak değerler ve tamamlayıcı öncelikler doğrultusunda Avrupa Birliği’ni "doğal bir ortak" olarak nitelendirse de, bu hırslı entegrasyon planının önünde geçmişten gelen bürokratik engeller bulunuyor. İki taraf arasında on yıldan uzun süre önce imzalanan mevcut ticaret anlaşmasının (CETA) 10 üye ülke tarafından halen onaylanmamış olması, yeni statü arayışının zorlu geçeceğine işaret ediyor. Buna karşın Carney, Avrupa Parlamentosu’na hitap edeceği Fransa ve İngiltere temaslarının yanı sıra trilyonlarca dolarlık varlığı yöneten küresel yatırımcılarla bir araya gelerek Kanada ekonomisini daha bağımsız ve dirençli kılma stratejisini kararlılıkla sürdürüyor.




