Kuzey Amerika'da son aylarda milyarlarca dolarlık karşılıklı ek gümrük vergileriyle tırmanan ticaret krizinde diplomatik çözüm için kritik bir eşik aşıldı. Kanada Başbakanı Mark Carney ile ABD Başkanı Donald Trump arasında gerçekleşen görüşme, dünyanın en büyük ticaret ortaklarından ikisinin karşılıklı çıkarları gözeten yeni bir anlaşmanın ana hatları üzerinde uzlaştığını ortaya koydu. Görüşmenin ardından açıklama yapan heyetler, teknik ekiplerin önümüzdeki haftalarda yoğun bir mesaiye başlayarak taslağa nihai şeklini vereceğini duyurdu. İki başkent arasındaki bu diplomatik yakınlaşma, özellikle ABD'nin sınır eyaletlerinde çelik ve otomotiv tarifelerinin yarattığı ekonomik baskının, yaklaşan ara seçimler öncesinde Washington yönetimi için kritik bir iç politika meselesine dönüştüğü bir dönemde hız kazandı.

Sert diplomatik manevralardan ortak vizyona

Müzakere sürecinde liderlerin son günlerde sergilediği tutum değişikliği, uluslararası ilişkilerdeki pragmatik yaklaşımı da gözler önüne seriyor. Başbakan Carney, Trump ile gerçekleştirdiği temasın ardından Kanada'nın egemenliğini, dilini ve ekonomik bağımsızlığını güvence altına alan yapıcı bir çerçeve üzerinde anlaştıklarını vurguladı. Ancak Carney, bu ılımlı mesajlarından sadece birkaç gün önce Amerikan basınına verdiği demeçte, dezavantajlı bir anlaşma imzalamaktansa Trump'ın görev süresinin dolacağı 2029 yılına kadar bekleyebileceğini ve zamanın Kanada'nın lehine işlediğini belirterek çok daha sert bir çizgi çizmişti. Kısa süre içinde sağlanan bu uzlaşıya dair konuşan ABD Başkanı Trump ise yeni anlaşma konseptinin özellikle Amerikalı çiftçiler ve genel ülke ekonomisi için büyük kazanımlar sağlayacağının altını çizdi.

Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan Güney Kore'de
Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan Güney Kore'de
İçeriği Görüntüle

Enerji diplomasisi ve Keystone XL projesinin dönüşü

Gündeme gelen yeni serbest ticaret vizyonunun en stratejik başlıklarından birini ise kıta içi enerji entegrasyonu oluşturuyor. Başkan Trump'ın anlaşma kapsamına dahil edileceğini açıkladığı ve daha önce "mezardan çıkarılabileceğini" belirttiği devasa Keystone XL boru hattı projesi, Washington-Ottawa hattındaki diplomasinin merkezine yerleşmiş durumda. Dünyanın en büyük dördüncü petrol ihracatçısı konumunda bulunan ve ham petrol üretiminin yüzde 90'ından fazlasını doğrudan Amerikan pazarına ihraç eden Kanada için söz konusu altyapı yatırımı hayati bir önem taşıyor. Yeniden canlandırılması planlanan projenin, Kanada'nın Alberta bölgesindeki tesislerden ABD'nin güneyindeki dev rafineri merkezlerine günlük 830 bin varil petrol taşıyarak küresel enerji arz güvenliğine doğrudan etki etmesi öngörülüyor.