Fransa'da eğitim sistemindeki yetersizlikleri protesto eden öğrencilerle güvenlik güçleri arasındaki çatışmalar, polis şiddeti tartışmalarıyla birlikte bölgesel bir krize dönüştü. Kuzeydeki Lens kentinde düzenlenen gösterilerde 15 yaşındaki bir eylemcinin polisin attığı şok bombası nedeniyle elini kaybetmesi, ülke genelinde infiale yol açtı. Artan kamuoyu tepkisi üzerine Fransa İçişleri Bakanı Laurent Nunez, olay tam olarak aydınlatılana kadar öğrenci eylemlerinde şok bombası kullanımını askıya aldıklarını duyurdu. Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron hükümetini yaklaşan seçimler öncesinde zor durumda bırakan ve 500'den fazla okulun kapanmasına neden olan bu kitlesel dalga, bütçe kesintileriyle boğuşan diğer Avrupa ülkelerindeki eğitim sendikalarını da harekete geçirdi.
Hükümetten reform sözü ve orantısız güç soruşturmaları
Sokaklardaki şiddet sarmalının büyümesi üzerine ulusa seslenen Başbakan Sebastien Lecornu, öğrencilerin meşru taleplerini kabul ettiklerini belirterek ekim ayı sonuna kadar tam bütçelendirilmiş somut reform paketleri sunacaklarını vadetti. Hükümetin itidal çağrılarına ve eğitim bakanlığındaki müzakerelere rağmen protestocular okullardaki ablukaları sürdürmekte ısrarcı. İnsan hakları örgütleri, işçi sendikaları ve muhalefet, polisin gençlere karşı orantısız güç kullandığını savunurken; İçişleri Bakanlığı el kopma vakasının yanı sıra polis şiddeti şüphesi taşıyan toplam 18 ayrı olayın incelenmek üzere polis müfettişlerine devredildiğini teyit etti.
Eğitimdeki yapısal çöküş ve hasarın faturası
Öğrencilerin ve öğretmenlerin haftalardır süren öfkesinin temelinde, Fransa'nın OECD'nin Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı'nda (PISA) son on yılda okuma ve matematik alanlarında yaşadığı tarihi düşüş, kalabalık sınıflar ve dökülen okul binaları yatıyor. Ancak düşük büyüme oranları ve kamu borcu baskısı altındaki hükümetin bu yapısal sorunlara ayıracak ek bütçesi bulunmuyor. Nitekim Eğitim Bakanı Edouard Geffray, şiddet olaylarında tahrip edilen 24 lisenin haftalarca kapalı kalacağını ve 30 milyon euroyu bulabilecek onarım faturası için vergi mükellefleri yerine faillerin sorumlu tutulmasını öngören bir yasa tasarısı hazırladıklarını açıkladı. Hükümetin bu sert mali tutumu, kamuoyu anketlerinde ilk sırada yer alan aşırı sağcı lider Marine Le Pen tarafından da açıkça destekleniyor.
Kriz sınırları aşarak komşu ülkelere sıçradı
Fransa'da eğitim hakkı ve polis müdahaleleri ekseninde radikalleşen sokak hareketleri, enerji krizi ve hayat pahalılığıyla mücadele eden komşu Avrupa ülkelerine de ilham verdi. Belçika'nın Fransızca konuşulan Valon bölgesindeki Liege kentinde, eğitim bütçesi kesintilerine karşı sokağa inen öğrencilere yönelik polis operasyonlarında 100'den fazla kişi gözaltına alındı. Eş zamanlı olarak İber Yarımadası'nda da eğitim emekçileri ayaklandı; Portekiz'deki ana öğretmen sendikası (FENPROF) yasalarla belirlenen sınırın dışındaki ücretsiz fazla mesai uygulamasına karşı süresiz grev başlatırken, İspanya'nın başkenti Madrid'deki eğitimciler daha küçük sınıflar ve maaş artışı talebiyle kitlesel iş bırakma eylemlerine hazırlanıyor.




