Kongo'daki Ebola salgınında bilanço ağırlaşıyor
Kongo'daki Ebola salgınında bilanço ağırlaşıyor
İçeriği Görüntüle

ABD'nin Milwaukee kentinde düzenlenen G20 Ticaret Bakanları Toplantısı, küresel ticaret sistemindeki derin çatlakları ve bloklar arası görüş ayrılıklarını bir kez daha gün yüzüne çıkardı. Washington yönetiminin masaya getirdiği dört kritik ana gündem maddesinden üçünde uzlaşı sağlanamazken, üyeler yalnızca gıdanın silah olarak kullanılmasına karşı çıkan ortak bir bildiri üzerinde anlaşmaya varabildi. Aşırı üretim kapasitesiyle mücadele, zorla çalıştırmanın önlenmesi ve En Çok Kayrılan Ülke (MFN) ilkesinin yeniden düzenlenmesine ilişkin başlıklarda ise ortak bir sonuç belgesi çıkarılamaması, küresel ticaretin geleceğine dair belirsizlikleri pekiştirdi.

Küresel ticarette çok taraflılık ve MFN vurgusu

Toplantıda küresel ticaret düzenine ilişkin net mesajlar veren Çin heyeti, yükselen tek taraflılık ve korumacı politikalara karşı Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) merkezli çok taraflı sistemin korunması gerektiğini vurguladı. Çin Ticaret Bakan Yardımcısı ve Uluslararası Ticaret Müzakerecisi Li Chenggang, Cumhurbaşkanı Şi Cinping'in küresel yönetişim vizyonuna atıfta bulunarak, G20 üyelerini insanlığın ortak geleceği anlayışıyla ekonomi ve ticaret alanında uluslararası uzlaşıyı güçlendirmeye çağırdı. En Çok Kayrılan Ülke ilkesinin temel niteliğinin korunmasının küresel piyasalara ihtiyaç duyulan istikrar ve öngörülebilirliği kazandıracağını belirten Li, açık ticaret düzeninin ancak kolektif eylemlerle muhafaza edilebileceğini ifade etti.

Sürdürülebilir kalkınma ve dijital iş birliği çağrısı

Gelişmekte olan ekonomilerin küresel ticaretteki konumuna dikkat çekilen değerlendirmelerde, sürdürülebilir kalkınmanın küresel eşitsizlikleri azaltmadaki kritik rolü altı çizilen bir diğer ana konu oldu. Dijitalleşme ve akıllı teknolojiler alanında kurulacak uluslararası iş birliğinin yeni büyüme potansiyellerini ortaya çıkaracağı ifade edilirken, ticaretin siyasallaştırılmaması gerektiği kaydedildi. ABD ile Çin başta olmak üzere üye ülkeler arasındaki stratejik vizyon farklılıkları kapsamlı bir uzlaşıyı engellemiş olsa da toplantı, küresel ekonomik yönetişimin geleceğine dair taraf pozisyonlarının netleştiği kritik bir temas olarak kayıtlara geçti.