Hindistan'da milyonlarca seçmenin kayıt dışı bırakılmasına yönelik büyüyen toplumsal öfke, başkent Yeni Delhi'deki sokak gösterileri ve lider kadrolarına yönelik tutuklamalarla derinleşen bir siyasi krize dönüştü. Dünyanın en büyük demokrasisi olarak bilinen ülkede, Seçim Komisyonu tarafından yürütülen seçmen listesi revizyonlarına karşı geniş çaplı protestoları organize eden Hamamböceği Halk Partisi'nin (CJP) iki kilit ismi, yasal yükümlülüklerini ihlal ettikleri gerekçesiyle mahkeme kararıyla beş gün süreyle hapse atıldı. Delhi polisi, daha önce de gözaltına alınan ancak kefaletle serbest bırakılan Ashutosh Ranka ve Saurav Das'ın kamu düzenini bozma riski oluşturduklarını belirterek tutuklama talebini savundu. Muhalif parti ise liderlerinin tutuklanmasının kendilerini korkutmayacağını ve "diktatoryal" olarak nitelendirdikleri hükümeti devirene kadar sokaklarda olacaklarını açıkladı.

Çin’den Washington’a diplomatik mesaj
Çin’den Washington’a diplomatik mesaj
İçeriği Görüntüle

130 milyon seçmen kaydı neden silindi?

Ülkeyi sarsan krizin merkezinde, Seçim Komisyonu Başkanı Gyanesh Kumar yönetiminde başlatılan ve Japonya'nın toplam nüfusundan daha fazla olan 130 milyonu aşkın kişinin adının seçmen kütüklerinden çıkarılması yer alıyor. Hükümet ve Seçim Komisyonu, silinen kayıtların 28 milyonunun vefat eden, 63 milyonunun taşınan ve 30 milyonunun izi bulunamayan kişilerden oluştuğunu savunarak uygulamanın tamamen şeffaf ve demokratik bir prosedür olduğunu iddia ediyor. İlgili yetkililer, yanlışlıkla silinen seçmenlerin sisteme yeniden kayıt olabileceklerini vurguluyor. Ancak Hint basınına sızan kurum içi raporlar, başkan yardımcılarının söz konusu revizyon süreçleri, kayıt prosedürleri ve dijital altyapı hakkında ciddi endişeler dile getirdiğini ortaya koyuyor.

Modi hükümetine karşı eşi görülmemiş direnç

Muhalefet partileri ve insan hakları örgütleri, söz konusu uygulamanın Başbakan Narendra Modi'nin liderliğindeki Hindu milliyetçisi Hindistan Halk Partisi'ne (BJP) yaramayacağı düşünülen Müslümanlar ve diğer azınlık gruplarını kasıtlı olarak orantısız şekilde hedef aldığını öne sürüyor. Hükümet yetkilileri ise bu iddiaları kesin bir dille reddederek muhaliflerin meşru seçim süreçlerini yıpratmaya çalıştığını savunuyor. CJP'nin eğitim altyapısı ve işsizlik gibi konularla başlayıp seçmen krizine dönüşen ve "Hamamböceği" (Cockroach) olarak adlandırılan sivil itaatsizlik hareketi, aylar önce haftalarca süren eylemlerle dönemin Eğitim Bakanı'nı istifaya zorlamıştı. Giderek büyüyen bu gençlik dalgası, iktidardaki 12. yılını geride bırakan Modi yönetiminin karşılaştığı en sert siyasi sınavlarından biri olarak değerlendiriliyor.