Asya'nın en büyük ekonomilerinden Japonya, yaşlanan nüfusu ve stratejik sektörlerdeki iş gücü yetersizliğine rağmen yabancılara yönelik daimi oturum izni alma koşullarını resmen zorlaştırdı. Başbakan Sanae Takaichi hükümeti tarafından kademeli olarak yürürlüğe koyulan yeni düzenleme çerçevesinde, başvuru harçları 20 kat artırılırken; ortalama üstü gelir seviyesi, dil yeterliliği ve uzun vadeli sosyal güvenlik katkısı gibi katı kriterler zorunlu hale getirildi.

Gelir, dil ve sosyal güvenlik harçlarında keskin artış

Yeni mevzuat doğrultusunda, Japonya'da süresiz yaşamak isteyen yabancı uyrukluların ülke ortalamasının üzerinde bir yıllık gelire sahip olduklarını belgelemeleri ve günlük yaşamı sürdürebilecek düzeyde Japonca dil becerisi sergilemeleri gerekecek. Başvuru ücretlerinin 10 bin yen seviyesinden 200 bin yen’e (yaklaşık 1.116 euro) çıkarıldığı yeni dönemde adayların, toplumsal kurallara hakimiyetlerini kanıtlamalarının yanı sıra 30 yıllık emeklilik prim ödemesine denk gelen hakları doğrulamaları şart koşuluyor. Mevcut oturum haklarını derhal sonlandırmayan bu idari kısıtlamalar, gelecekte süresiz statü kazanmak isteyen yabancıların önüne belirgin bir mali ve bürokratik engel çıkarıyor.

Çin'in ilk açık deniz karbon enjeksiyon platformu tamamlandı
Çin'in ilk açık deniz karbon enjeksiyon platformu tamamlandı
İçeriği Görüntüle

Demografik kriz ve muhafazakar siyaset dengesi

Söz konusu reform adımı, şubat ayındaki seçimlerde parlamentoda üçte iki çoğunluk elde eden muhafazakar Başbakan Sanae Takaichi’nin seçim kampanyasındaki ana vaatlerinden birini temsil ediyor. Hızla yaşlanan toplum yapısı karşısında yabancı iş gücüne duyulan ihtiyaca rağmen, kamuoyunda tırmanan göç karşıtı eğilimler Tokyo yönetiminin politikasını doğrudan şekillendiriyor. Yabancı nüfusun artışıyla toplumda oluşan endişeleri kabul ettiğini bildiren Takaichi, kamu düzenini korumak ve düzenli bir arada yaşam modelini temin etmek adına denetimleri artırdıklarını ifade ediyor. Geçen yıl iş insanlarına verilen yönetici vizelerinin sıkılaştırılmasının ardından gelen bu son karar, Japonya'nın göç politikasındaki muhafazakar ve korumacı yaklaşımın derinleştiğini gösteriyor.