İran çatışmasının tetiklediği küresel enerji krizinin ortasında, Kamboçya ve Tayland arasında yaklaşık 300 milyar dolar değerindeki enerji rezervlerine ev sahipliği yapan Tayland Körfezi'ndeki kriz yeni bir diplomatik boyuta taşındı. Tayland'ın 2001 tarihli müzakere çerçeve anlaşmasını geçtiğimiz ay tek taraflı olarak feshetmesine yanıt veren Kamboçya, egemenlik haklarını korumak amacıyla uluslararası hukuk kapsamında BM destekli zorunlu uzlaşma sürecini başlattığını duyurdu.
Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi (UNCLOS) kapsamında yürütülecek olan bu süreç, bağımsız uzmanlardan oluşan bir heyetin anlaşmazlığı incelemesine olanak tanıyor. Kesişen Hak İddiası Alanı (OCA) olarak bilinen yaklaşık 26 bin kilometrekarelik tartışmalı deniz sahasının, 12 trilyon kübik feet doğalgaz ve büyük miktarda petrol barındırdığı tahmin ediliyor. Küresel enerji arzında yaşanan son darboğazlar, bu devasa su altı kaynaklarının kilidini açmayı her iki bölge ülkesi için her zamankinden daha acil hale getiriyor.
Diplomatik hamle, iki ülke arasında geçtiğimiz yıl yaşanan ve yaklaşık 150 kişinin hayatını kaybettiği, yüz binlerce kişinin yerinden edildiği sınır çatışmalarının gölgesinde gerçekleşiyor. Tayland Başbakanı Anutin Charnvirakul'un milliyetçi söylemlerle yeniden seçilmesinin ardından gelen fesih kararı bölgesel tansiyonu yüksek tutarken, BM Genel Sekreteri'nin gözetiminde ilerleyecek yeni sürecin nasıl sonuçlanacağı belirsizliğini koruyor. Kamboçya süreci yönetecek uluslararası temsilcilerini atarken, ikili müzakerelerde ısrarcı olan Tayland'ın sürece katılıp katılmayacağına karar vermek için 21 günü bulunuyor.




