ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, ülkedeki nitelikli yabancı iş gücünü hedef alan ve teknoloji dünyasında küresel çapta sarsıntı yaratan kapsamlı bir kısıtlama kararına imza attı. Amerikan istihdamını korumak ve vize dolandırıcılığının önüne geçmek amacıyla atılan adım kapsamında, Microsoft ve Adobe'nin yanı sıra dünyanın en büyük dış kaynak bilişim (IT) hizmeti sağlayıcılarının yeşil kart sponsorluk programları donduruldu. Nitelikli yabancı çalışanların kalıcı oturum izni almasını sağlayan "Daimi Çalışma Sertifikası" (PERM) sürecine getirilen bu kısıtlama, teknoloji sektöründeki yabancı mühendislerin ABD'de kalıcı oturum yollarını büyük ölçüde tıkama potansiyeli taşıyor.

"Sistemi en çok suistimal eden şirket Microsoft"

Kararın arkasındaki temel gerekçe olarak, şirketlerin Amerikan vatandaşlarını işten çıkarıp yerlerine daha düşük maliyetli yabancı işçi istihdam etmesi gösteriliyor. Yönetim adına süreci yürüten ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, teknoloji devlerinin göçmenlik uygulamalarını sert bir dille eleştirerek sistemin Microsoft kadar suistimal edildiği başka bir örneğin bulunmadığını savundu. Vance, şirketin binlerce Amerikalı çalışanın işine son verirken eş zamanlı olarak binlerce geçici işçi vizesi ve yeşil kart kotasından faydalandığına dikkat çekti. Çalışma Bakanı Keith Sonderling ise kısıtlamanın boyutunu detaylandırarak; Cognizant, Infosys, Tata Consultancy Services, Wipro, HCLTech ve Capgemini gibi küresel teknoloji hizmet devlerinin de askıya alma kararına dahil edildiğini duyurdu.

Suçlamaların odağındaki Microsoft ise sistemin istismar edildiği iddialarını reddederek yasal süreçlerin dışına çıkılmadığını vurguluyor. Şirket yönetimi, son mali yılda yapılan H-1B geçici çalışma vizesi başvurularının yaklaşık yüzde 80'inin yeni alımlardan ziyade halihazırda bünyelerinde çalışan mevcut personelin yasal statülerini uzatmaya yönelik olduğunu belirtiyor.

Yandex veri merkezine İHA saldırısı
Yandex veri merkezine İHA saldırısı
İçeriği Görüntüle

Seçkin üniversitelere J-1 soruşturması

Trump yönetiminin göçmen iş gücüne yönelik başlattığı bu eşi görülmemiş kısıtlama dalgası, yalnızca teknoloji şirketleriyle sınırlı kalmayarak ülkenin en büyük akademik kurumlarını da içine alacak şekilde genişletildi. Yönetim; aralarında Harvard, Yale, Stanford ve Massachusetts Teknoloji Enstitüsü'nün (MIT) de bulunduğu dokuz prestijli üniversite hakkında yabancı değişim programı (J-1) vizelerinde dolandırıcılık yapıldığı şüphesiyle resmi soruşturma başlattı. Başkan Yardımcısı Vance, ülkenin en seçkin kurumlarının bu vizeleri kullanarak yabancıları ülkeye getirdiğini ve bu durumun Amerikan vatandaşlarının ücret standartlarını aşağı çektiğini ileri sürdü. Bu akademik soruşturma, yönetimin göreve geldiği günden bu yana yabancıların ülkeye girişini kısıtlama ve vatandaşlık yollarını daraltma yönündeki geniş çaplı stratejisinin en sert adımlarından biri olarak değerlendiriliyor.