Küresel enerji güvenliğini ve Orta Doğu'daki istikrarı tehdit eden gerilimlerin gölgesinde, Çin ile İran arasında kritik bir diplomatik temas gerçekleşti. Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi ile İranlı mevkidaşı Abbas Arakçi'nin Pekin'de gerçekleştirdiği görüşmede, bölgesel çatışmaların diplomatik yollarla çözümü ve uluslararası tedarik zincirlerinin güvenliği ön plana çıktı. İki ülkenin kapsamlı stratejik ortaklığı çerçevesinde yürütülen zirvede, küresel ekonominin can damarlarından biri olan deniz ticaret yollarının açık tutulması ve bölgede kalıcı bir güvenlik mimarisinin inşa edilmesi gerektiği vurgulandı.
ABD ile müzakerelere dönüş arayışı
Görüşmenin en önemli gündem maddelerinden birini, Washington ile Tahran hattında süregelen çatışma durumu oluşturdu. Çatışmaların uzamasının uluslararası toplumun ortak çıkarlarına zarar verdiğini belirten Çin Dışişleri Bakanı Wang, her iki tarafa da itidal çağrısı yaparak daha önce varılan mutabakatlar zemininde müzakere mekanizmalarının yeniden işletilmesi gerektiğini kaydetti. İran Dışişleri Bakanı Arakçi ise ülkesinin krizin uzamasından yana olmadığını ve diplomatik çözüm kanallarına dönmeyi arzuladığını doğruladı. Mevcut ABD-İran Mutabakat Muhtırası'nın geçerliliğini koruduğunu savunan Arakçi, diplomatik sürecin ilerleyebilmesi için Washington yönetiminin taahhütlerini fiilen yerine getirmesi gerektiğinin altını çizdi.
Hürmüz Boğazı'nda krizin aşılması planı
Küresel petrol arzı için stratejik bir geçiş noktası olan Hürmüz Boğazı'ndaki kilitlenme, Pekin'deki zirvede çözüm odaklı bir yaklaşımla ele alındı. Wang Yi, uluslararası enerji taşımacılığının ve üretim zincirlerinin istikrarı için boğazın bir an önce ticarete açılması gerektiğini belirterek, gerilimin Yemen ve Kızıldeniz eksenine yayılmasının engellenmesi çağrısında bulundu. Bu çağrıya karşılık veren İran cephesi, deniz trafiğinin normale dönmesi için somut bir adımın sinyalini verdi. Arakçi, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasına yönelik komşu Umman ile bir plan üzerinde anlaşmaya vardıklarını açıklayarak, krizin aşılması noktasında bölgesel bir inisiyatifin devrede olduğunu bildirdi.
Yeni bölgesel güvenlik mimarisi
Taraflar, krizlerin temelinde yatan bölgesel güvenlik zafiyetlerinin giderilmesi için yeni bir yaklaşım geliştirilmesi konusunda mutabık kaldı. Wang Yi, mevcut Orta Doğu güvenlik mimarisinin yetersiz olduğunu ve Çin Devlet Başkanı Xi Jinping'in önerdiği dört maddelik plan çerçevesinde kapsamlı, işbirliğine dayalı yeni bir yapının kurulması gerektiğini ifade etti. Bu vizyona destek veren Arakçi, İran'ın Körfez ülkeleriyle diyalog ve iyi komşuluk ilişkileri geliştirmeye hazır olduğunu belirtti. Tahran yönetimi, bölgesel barışın tesisinde Pekin'in daha aktif bir rol üstlenmesini beklerken; Çin tarafı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi çatısı altında güç kullanımına karşı çıkarak İran'ın meşru haklarını savunmaya ve yapıcı bir küresel aktör olmaya devam edeceğini vurguladı.




