Yemen’deki Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırılarını yoğunlaştırması ve Kızıldeniz hattında kontrolü genişletmesi, küresel enerji güvenliğini ve Ortadoğu’daki hassas dengeleri yeni bir kriz eşiğine taşıdı. Dünya petrol sevkiyatının en kritik noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’ndaki geçişlerin fiilen durma noktasına gelmesi ve alternatif nakil hattı olan Suudi Doğu-Batı Boru Hattı’nın devre dışı kalması, uluslararası piyasalarda petrol fiyatlarının yüzde 4'ün üzerinde sıçramasına neden oldu. Küresel petrol arzının yaklaşık yüzde 4'ünü doğrudan riske atan bu tablo, bölgesel çatışmanın geniş çaplı bir küresel enerji krizine dönüşme kaygısını artırıyor.

Trump 11 Eylül belgelerini erişime açma talebini değerlendirecek
Trump 11 Eylül belgelerini erişime açma talebini değerlendirecek
İçeriği Görüntüle

Diplomatik tıkanıklık ve Hürmüz Boğazı'nda gerilim

Enerji koridorlarındaki kriz derinleşirken, bölgede tansiyonu düşürmeyi amaçlayan diplomatik girişimler de tıkanmış durumda. Umman’ın ev sahipliğinde Körfez ülkeleri ile İran arasında yapılması planlanan üst düzey görüşmeler Suudi tarafının talebi doğrultusunda ertelenirken, tarafların karşılıklı söylemleri çözüm zemininden uzaklaşıldığına işaret ediyor. ABD yönetimi Tahran'ın hızlı bir anlaşmaya sıcak baktığını öne sürerken, İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi şartları karşılanmadan masaya oturulmayacağını vurguluyor. Masadaki bu kilitlenme sahaya seyrüsefer engelleri ve karşılıklı füze iddialarıyla yansıyor. İran Devrim Muhafızları Ordusu boğaz üzerindeki kontrolünün sürdüğünü ve geçişlerin kapatıldığını yinelerken, Panama bayraklı "El Gaia" adlı süper tankere yönelik saldırı ve kaza iddiaları da Washington ile Tahran arasında yeni bir dezenformasyon ve güç mücadelesi alanına dönüşmüş durumda.

Bölgesel askeri denklem ve ABD'nin tereddüdü

Saha dengelerinde ise Hutilerin Kızıldeniz girişindeki stratejik Perim Adası dahil olmak üzere kıyı şeridinde kontrol sağlama hamleleri, Riyad yönetimi üzerindeki askeri baskıyı artırıyor. Suudi Arabistan ve Yemen hükümet güçlerinin hava harekatlarına karşılık veren Huti unsurları, Suudi Arabistan'ın güneyindeki askeri üsleri ve radar sistemlerini hedef almaya devam ediyor. Yaşanan tırmanma karşısında Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ın ABD'li askeri yetkililerle temaslarını yoğunlaştırdığı bildirilirken, Washington yönetiminin doğrudan bir askeri müdahalede bulunma konusunda çekimser kaldığı gözleniyor. ABD Başkanı Donald Trump'ın bölgedeki çatışmanın dışında kalma ve desteğini istihbarat paylaşımıyla sınırlandırma eğilimi, Riyad-Washington hattında yeni bir güvenlik aritmetiği ortaya çıkarıyor.