Asya-Pasifik bölgesindeki ticari ve stratejik dengeleri yakından ilgilendiren tarihi bir eşik aşılıyor. Çin'in sınır kenti Dandong ile Kuzey Kore'nin Sinuiju şehrini birbirine bağlayan üç kilometre uzunluğundaki Yeni Yalu Nehri Köprüsü, yıllar süren belirsizliğin ardından resmen faaliyete geçiyor. Çin devlet haber ajansı Xinhua tarafından duyurulan bu gelişme, bölgedeki en büyük ve en önemli kara ticaret rotasının tam kapasiteyle çalışmaya başlaması anlamına geliyor. Çift şeritli yeni otoyol köprüsü, iki ülke arasındaki ticari akışın ana damarı olan ancak artan lojistik ihtiyacı karşılamakta zorlanan tek şeritli tarihi Çin-Kore Dostluk Köprüsü'nün yerini alacak.

Çin’den Washington’a diplomatik mesaj
Çin’den Washington’a diplomatik mesaj
İçeriği Görüntüle

Nükleer yaptırımların gölgesinde on yıllık bekleyiş

Çin, ticari bağları güçlendirme hedefiyle devasa köprünün kendi sınırları içindeki kısmını 2014 yılında tamamlamış; ancak Kuzey Kore tarafı bağlantı yollarını ve gümrük tesislerini inşa etmeyi uzun süre askıya almıştı. Bu kritik gecikmenin temelinde, Pyongyang'ın nükleer denemelerinin ardından devreye sokulan katı Birleşmiş Milletler (BM) yaptırımları ve Kuzey Kore'nin Pekin'e ekonomik olarak aşırı bağımlı hale gelme endişesi yatıyordu.

Ancak gelinen noktada karşılıklı ekonomik ihtiyaçlar ve izolasyonu kırma çabaları ağır bastı. Çin'in Kuzey Kore'ye ihracatının geçtiğimiz yıl yüzde 25 artışla 2,3 milyar dolara ulaşarak son altı yılın zirvesini görmesi, ikili ticaretin BM yaptırımları öncesindeki ivmesini yeniden yakalamaya başladığını gösteriyor. Seul merkezli Kore Ulusal Birleşme Enstitüsü uzmanlarına göre, köprünün açılışının daha fazla ertelenmesi iki ülke ilişkilerinde istenmeyen diplomatik gerilimlere yol açma potansiyeli taşıyordu.

Moskova ve Pekin hattında stratejik dengeleme

Yalu Nehri üzerindeki bu altyapı hamlesi, yalnızca Pekin-Pyongyang hattıyla sınırlı kalmayan daha geniş bir bölgesel stratejinin parçası olarak öne çıkıyor. Pandemi sonrası dışa açılma sürecini hızlandıran Kuzey Kore yönetimi, en önemli iki stratejik ortağı olan Çin ve Rusya arasındaki ilişkileri dikkatle dengeliyor. Pyongyang'ın geçtiğimiz ay Tumen Nehri üzerinden Rusya ile yeni bir karayolu köprüsü açması, bu stratejik çeşitlendirmenin ve ekonomik iş birliğinin en somut örneklerinden biri oldu.

Öte yandan, hem Çin hem de Rusya'nın geçmişte bizzat onay verdikleri BM yaptırımlarının meşruiyetini açıkça sorgulamaya başlaması tabloyu daha da karmaşıklaştırıyor. Washington ve Seul cephesinden gelen "yaptırım ihlali" suçlamalarına rağmen Moskova ve Pekin'in Kuzey Kore ile ticari etkileşimlerini altyapı projeleriyle kalıcı hale getirmesi, bölgede Batı baskısına karşı yeni bir ekonomik bloğun tahkim edildiğini gösteriyor.