Japonya Merkez Bankası (BOJ), küresel enerji fiyatlarındaki ani yükselişin enflasyonist baskılarını hafifletmek amacıyla politika faizini yüzde 0.75'ten yüzde 1'e çıkardı. Orta Doğu'da ABD-İsrail ve İran arasında yaşanan savaşın küresel ölçekte yaşam maliyetlerini artırması, özellikle petrol ve doğal gaz ithalatına yüksek oranda bağımlı olan Japonya'yı 31 yılın en yüksek faiz oranını belirlemeye yöneltti.
1990'lardaki ekonomik krizin ardından yirmi yıl boyunca sıfıra yakın faiz politikası izleyen Japonya, böylece acil durum para politikalarından normalleşme sürecine geçişini hızlandırmış oldu. Ülkede toptan eşya fiyatları son üç yılın en hızlı artışını kaydederek mayıs ayında yüzde 6'nın üzerine çıkarken, BOJ yetkilileri orta ve uzun vadeli enflasyon beklentilerinin artmasıyla fiyatların hedeflenen yüzde 2 seviyesinin üzerine çıkma riski taşıdığı uyarısında bulundu.
Alınan bu faiz kararı, yalnızca yurt içi enflasyonu soğutmayı değil, aynı zamanda ABD Doları ve Euro gibi majör para birimleri karşısında ciddi baskı altında olan Japon Yeni'ni istikrara kavuşturmayı da hedefliyor. Kamu harcamalarını artırma yanlısı politikalarıyla bilinen Başbakan Sanae Takaichi'nin görev süresindeki bu ikinci faiz artışı, hükümetin yükselen fiyatları dizginleme konusundaki kararlılığını yansıtıyor. Atılan bu tarihi adıma rağmen Japonya'nın faiz oranları, yüzde 3'ün üzerinde seyreden ABD ve İngiltere gibi diğer büyük ekonomilere kıyasla halen düşük seviyelerde bulunuyor.




