Küresel çevre politikaları ve deniz ekosistemi üzerindeki olası etkileri nedeniyle uluslararası toplumda derin endişelere yol açan Fukuşima Daiçi Nükleer Santrali'ndeki atık suların tahliyesi aralıksız sürüyor. Japonya, komşu ülkelerin ve küresel çevre örgütlerinin itirazlarına rağmen 2023 yılında tek taraflı olarak başlattığı operasyonun 23. aşamasını resmen devreye soktu. Bu yeni tahliye dalgasıyla birlikte, küresel deniz sularına karışan radyoaktif atık su miktarının daha da artması ve Pasifik havzasındaki ekolojik güvenlik tartışmalarının yeniden alevlenmesi bekleniyor.
Yeni aşamada binlerce tonluk trityum deşarjı
Santralin işletmecisi Tokyo Elektrik Enerjisi Şirketi (TEPCO) tarafından yürütülen güncel operasyon kapsamında, yaklaşık 1,2 trilyon bekerel radyoaktif trityum içeren 7 bin 800 tonluk atık suyun eylül ayının ortalarına kadar kademeli olarak okyanusa boşaltılması planlanıyor. Mevcut mali yılın beşinci tahliyesi olan bu süreç, Japonya'nın 2011'deki felaketten miras kalan devasa nükleer atık stoğunu eritme stratejisinin kritik bir parçasını oluşturuyor.
Devasa atık su stoğu yıllarca sürecek bir krizin habercisi
Ağustos 2023'te başlatılan ve üçüncü yılını dolduran bu tartışmalı operasyon boyunca bugüne kadar yaklaşık 173 bin ton nükleer atık su denize deşarj edildi. Ancak resmi veriler, yapılan tüm tahliyelere rağmen sorunun boyutunun küçülmekten oldukça uzak olduğunu gösteriyor. TEPCO'nun güncel ölçümlerine göre, santraldeki depolama tanklarında halen 1 milyon 235 bin tonun üzerinde nükleer atık su bekletiliyor. Bu devasa stok, Pasifik Okyanusu'na yönelik deşarj işlemlerinin uzun yıllar boyunca devam edeceğine ve bu konunun uluslararası diplomasinin kalıcı bir kriz maddesi olmaya devam edeceğine işaret ediyor.