Enerjisa Üretim'in desteğiyle 360 Derece Tarih Araştırmaları Derneği ve Troya Müzesi işbirliğinde hayata geçirilen sergide ziyaretçiler, antik çağın gemi yapım tekniklerini yansıtan dönem teknesini yakından inceleme fırsatı buluyor.
Deneysel arkeoloji yöntemiyle yeniden inşa edilen tekne, Homeros'un destanlarının şekillendiği dönemin denizcilik anlayışını, gemi teknolojisini ve Akdeniz uygarlıklarının ortak kültürel mirasını görünür kılmayı hedefliyor.
Antik dönemde kullanılan kavela-zıvana tekniğiyle, metal bağlantı elemanları kullanılmadan inşa edilen tekne, dönemin marangozluk bilgisini ve gemi yapım geleneğini yansıtıyor. Baş kısmındaki at figürüyle dikkati çeken tekne, bir ulaşım aracı olmasının yanı sıra dönemin simgesel denizcilik kültürünü de temsil ediyor.
İzmir'in Urla ilçesindeki 360 Derece Tarih Araştırmaları Derneği yerleşkesinde, Foça Kazı Başkanlığı danışmanlığında, arkeolojik verilere dayanılarak tamamlanan tekne, geçen yıl aralık ayında özel bir operasyonla Troya Müzesi'ne taşınarak kalıcı sergi alanına yerleştirildi.
Troya denildiğinde çoğunlukla Truva Savaşı ve mitolojik anlatılar akla gelse de bölge, Ege Denizi ile Çanakkale Boğazı arasındaki stratejik konumu sayesinde tarih boyunca önemli bir denizcilik merkezi oldu.
Sergiyle Homeros'un destanlarının yalnızca edebi yönüne değil, anlatıların beslendiği denizcilik kültürüne de dikkatin çekilmesi amaçlanıyor.
Ünlü yönetmen Christopher Nolan'ın, Homeros'un Odysseia destanından uyarladığı "The Odyssey" filmiyle antik çağ anlatılarına yönelik ilginin yeniden artması üzerine hazırlanan tanıtım çalışmasında, yönetmene hitaben "Unuttuğun gemi Troya'da" mesajı verilerek Troya Müzesi'nde sergilenen dönem teknesine işaret ediliyor.
Troya Müzesi'ndeki antik dönem teknesi, Homeros'un anlatılarından ilham alan denizcilik kültürünü somut bir deneyime dönüştüren önemli kültürel miras çalışmaları arasında yer alıyor.