Enerji hatlarına abluka ve Washington'ın seçim stratejisi
Orta Doğu'da tırmanan kriz, küresel enerji pazarlarını ve uluslararası diplomasiyi yeniden şekillendiriyor. ABD Hazine Bakanlığı, İran'ın ham petrol ve petrokimya ürünlerini dış pazarlara taşımak için kullandığı filoya yönelik yeni yaptırımlarını duyurarak 17 gemiyi kara listeye aldı. Washington'ın uyguladığı abluka nedeniyle denizlerde bekleyen gemilerde halihazırda 20 milyon varil İran petrolü bulunduğu tahmin edilirken, bu ağır kısıtlamaların Tahran'ın deniz yoluyla yaptığı yükleme ve boşaltma operasyonlarını ciddi şekilde sekteye uğrattığı belirtiliyor. Ekonomik baskıların zirveye çıktığı bu süreçte ABD Başkanı Donald Trump ise Tahran ile yürütülen görüşmelerin verimli geçtiğini vurgulayarak, 3 Kasım'da gerçekleştirilecek Kongre ara seçimlerine kadar İran'a yönelik herhangi bir askeri operasyon düzenlemeyeceklerini ilan etti.
Tahran'dan misilleme uyarısı ve Moskova'nın diplomatik hamlesi
Washington cephesinden gelen ekonomik yaptırım kararları ve eş zamanlı askeri itidal mesajlarına karşılık Tahran yönetimi, bölgesel güvenlik stratejisinden taviz vermeyeceğinin altını çiziyor. İsrail'in olası önleyici saldırı hazırlıklarına ilişkin iddiaları değerlendiren İran lideri Mücteba Hamaney’in üst düzey danışmanı Muhammed Muhbir, ulusal çıkarları korumak adına tüm seçeneklerin masada olduğunu ve düşmanın stratejisinde yaşanacak değişikliklere göre gerekli misilleme adımlarının anında atılacağını ifade etti. Artan askeri gerilimin küresel aktörleri doğrudan harekete geçirdiği bu kritik dönemde, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan Türkmenistan'da stratejik bir görüşme gerçekleştirdi. Orta Doğu'daki mevcut tablonun son derece ciddi bir hal aldığını belirten Putin, Moskova yönetiminin bölgesel sorunların çözümüne yönelik her türlü çabayı göstermeye hazır olduğunu vurguladı.





