Küresel ekonomide artan jeopolitik belirsizlikler ve tedarik zinciri baskılarına rağmen, uluslararası sermayenin Asya pazarındaki stratejik konumlanması hız kesmeden devam ediyor. Yayımlanan son "2026 Çin İki Yönlü Yatırım Raporu", ülkedeki yabancı sermaye girişinin niceliksel bir istikrarın ötesine geçerek niteliksel bir dönüşüm yaşadığını ortaya koydu. Verilere göre, dış koşulların zorlayıcı etkilerine rağmen 2025 yılında Çin'de kurulan yeni yabancı sermayeli işletme sayısı bir önceki yıla kıyasla yüzde 19,1'lik ciddi bir sıçramayla 70 bin 392'ye ulaşarak tarihi bir rekor kaydetti.
Yatırımların yeni rotası: Yüksek teknoloji ve Ar-Ge
Yabancı sermaye akışındaki bu rekor artış, salt bir kapasite genişlemesinden ziyade yüksek katma değerli teknoloji sektörlerine yönelik yapısal bir yönelime işaret ediyor. İstatistiklere göre, yüksek teknoloji alanlarında fiilen kullanılan yabancı sermaye 34 milyar doları aşarak ülkeye giren toplam yatırımın yaklaşık üçte birini oluşturdu. Bilimsel araştırma ve teknoloji hizmetleri sektöründeki doğrudan yatırımlar yedi yıl üst üste istikrarlı bir büyüme grafiği çizerken, teknoloji ve Ar-Ge alanında kurulan yeni yabancı işletme sayısı 14 bini buldu. İçinde bulunduğumuz 2026 yılının ilk yarısına ait güncel makro veriler de bu ivmenin korunduğunu ve fiili yabancı sermaye girişinin 56 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiğini doğruluyor.
Kuşak ve Yol ülkelerinden artan sermaye desteği
Küresel yatırım eğilimlerinin röntgenini çeken rapor, Çin'e yönelen sermaye kaynaklarının giderek çeşitlendiğini ve eksen değiştirdiğini de vurguluyor. Bu kapsamda, Kuşak ve Yol İnisiyatifi'ne dahil olan gelişmekte olan ve orta ölçekli ekonomiler, Çin pazarındaki yabancı sermaye artışını besleyen en önemli itici güçlerden biri haline geldi. Uluslararası ekonomi çevreleri bu tabloyu, Çin'in geleneksel bir "küresel fabrika" kimliğinden hızla sıyrılarak, uluslararası inovasyon ve Ar-Ge ekosisteminin çekim merkezlerinden biri konumuna yükseldiğinin en somut kanıtı olarak değerlendiriyor.





