Yedinci ayına giren ABD-İran savaşı, Orta Doğu'nun en kritik su yollarında yaşanan sıcak çatışmalarla küresel ekonomiyi doğrudan tehdit eden bir aşamaya evrildi. İran Devrim Muhafızları'nın Hürmüz Boğazı'nda bir ABD insansız deniz aracını hedef alması ve Amerikan ordusunun bölgedeki ablukayı sıkılaştırması, enerji piyasalarında sert dalgalanmalara yol açtı. Artan küresel arz endişeleriyle birlikte Brent petrolün varil fiyatı yüzde 6'dan fazla değer kazanarak 107 doların üzerine çıkarken, ABD ham petrolü de aylar sonra ilk kez 100 dolar barajını aşarak rekor seviyeleri test etti.
Hürmüz'de karşılıklı askeri hamleler ve yaptırım kıskacı
Bölgedeki askeri hareketlilik, küresel tedarik zinciri açısından hayati önem taşıyan ticari denizcilik faaliyetlerini felce uğratmış durumda. ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), İran'a yönelik askeri operasyonlar kapsamında 90'ı aşkın ticari geminin rotasını değiştirmek zorunda kaldığını bildirirken, Hürmüz Boğazı'ndan geçen günlük gemi sayısı tek haneli rakamlara kadar geriledi. Birleşik Krallık Deniz Ticareti Operasyonları (UKMTO) ise bölgedeki tehdit seviyesini "şiddetli" olarak güncelleyerek saldırı riskinin yüksek olduğu uyarısında bulundu. Sahadaki bu askeri baskıyla eş zamanlı olarak Washington yönetimi, ekonomik tecrit stratejisini derinleştirerek İran ve bağlantılı gruplara yönelik yeni bir yaptırım paketini devreye soktu.
Kızıldeniz'de yeni cephe ve Birleşmiş Milletler'in uyarısı
Körfez'deki krizin bir diğer kırılma noktası ise uluslararası ticaretin ana güzergahlarından Babülmendep Boğazı çevresinde yaşanıyor. Yemen'deki Husi güçlerinin Kızıldeniz kıyısındaki stratejik Muha limanını ve Haniş Adaları'nı ele geçirerek boğaza yaklaşması, uluslararası seyrüsefer güvenliğine dair endişeleri zirveye taşıdı. Husi yetkililer askeri operasyonların savunma amaçlı olduğunu ve ticari gemilere tehdit oluşturmadığını öne sürse de, Birleşmiş Milletler Yemen Özel Temsilcisi Hans Grundberg sahadaki tablonun aksini işaret ettiğine dikkat çekti. Grundberg, dünyanın en hayati boğazlarından birine yönelik oluşan bu fiili kontrol riskinin, küresel yansımaları olacak daha geniş çaplı bir bölgesel çatışmayı tetikleyebileceği uyarısında bulunarak krizin diplomatik kanallarla çözülmesi çağrısı yaptı.





