Küresel enerji sevkiyatının en kritik dar boğazlarından biri olan Hürmüz Boğazı, ABD ve İran arasındaki doğrudan askeri angajmanlar ve diplomatik manevralarla yeni bir kriz sarmalına giriyor. ABD Merkez Komutanlığı'nın (CENTCOM) bölgedeki İran limanlarına yönelik deniz ablukası kapsamında bugüne kadar 90'ı aşkın ticari gemiyi rotasını değiştirmeye zorlaması ve İran Devrim Muhafızları'na ait üç petrol tankerini etkisiz hale getirmesi, bölgedeki ticari seyrüseferi durma noktasına getirdi. Karşılıklı sıcak çatışmaların yaşandığı sularda, İran kuvvetlerinin devriye gezen Amerikan savaş gemilerine balistik füzelerle karşılık vermesi, krizin topyekûn bir bölgesel çatışmaya dönüşme riskini artırıyor.

ABD ablukasına karşı Umman ile alternatif rota

Askeri tırmanışın yarattığı güvenlik zafiyetini diplomatik kanallarla aşmayı hedefleyen İran, Umman ile stratejik bir denizcilik mutabakatına varmak üzere. İran Dışişleri Bakanlığı, iki ülke arasında Hürmüz Boğazı'nda güvenli geçiş için geçici bir ortak nakliye koridoru oluşturulması müzakerelerinde nihai aşamaya gelindiğini ve belirlenen yeni rotanın önümüzdeki günlerde Uluslararası Denizcilik Örgütü'ne (IMO) resmen tescil edileceğini duyurdu. Washington'un bölgedeki eylemlerini seyrüsefer güvenliğine yönelik temel tehdit olarak nitelendiren Tahran yönetimi, Maskat ile yürütülen sürecin ilerleyen aşamalarında boğazın gelecekteki idaresi, trafiğin yönetimi ve bölgenin mayınlardan arındırılması gibi kalıcı düzenlemeleri de hayata geçirmeyi planlıyor. Bu süreçte Katar gibi bölge ülkelerinin gerilimi düşürmeye yönelik diplomatik arabuluculuk çabalarının da sürdüğü belirtiliyor.

Bölgesel çatışma riski ve Seul'e askeri uyarı

Körfez'deki askeri hareketlilik sadece Washington ve Tahran ile sınırlı kalmayarak uluslararası yeni aktörleri de içine çekme potansiyeli taşıyor. Güney Kore'nin boğazdaki seyrüsefer özgürlüğünü desteklemek amacıyla bölgeye askeri unsurlar göndermeyi ve çeşitli askeri önlemleri değerlendirdiğini açıklaması, İran cephesinde sert bir karşılık buldu. Seul yönetimini doğrudan hedef alan İranlı diplomatik makamlar, Körfez sularında askeri varlık gösterecek veya operasyonlara katılacak herhangi bir ülkenin ABD eylemlerine doğrudan destek vermiş sayılacağını ve bu durumun ciddi sonuçlar doğuracağını ilan etti. İki ülke arasındaki 64 yıllık diplomatik ilişkilere atıfta bulunulsa da, bu uyarı İran'ın Hürmüz'deki askeri denkleme dışarıdan müdahil olacak tüm aktörleri karşı cephede göreceğinin sinyalini veriyor.

Trump 11 Eylül belgelerini erişime açma talebini değerlendirecek
Trump 11 Eylül belgelerini erişime açma talebini değerlendirecek
İçeriği Görüntüle

Tahran'da 'ekonomik savaş' komuta merkezi kuruldu

Askeri ve diplomatik cephelerdeki bu yoğun mesai, deniz ablukasının İran ekonomisi üzerindeki yıkıcı etkilerini yönetmek için atılan iç politika adımlarıyla da destekleniyor. Çatışmalar nedeniyle duraksayan ticari gemi trafiği ve artan enerji fiyatlarının yarattığı sarsıntıyı hafifletmek amacıyla, İran Ekonomi Bakanlığı bünyesinde özel bir "ekonomik savaş" komuta merkezi faaliyete geçirildi. Merkez, çatışmanın işletmeler, ticaret ve finansman üzerinde yarattığı darboğazları aşmak için ilgili tüm devlet kurumlarının faaliyetlerini koordine etmeyi ve kriz ekonomisini tek elden yönetmeyi amaçlıyor.