Afrika'nın merkezinde devam eden ve binlerce kişinin hayatına mal olan Ebola salgını, bölgede giderek şiddetlenen açlık krizi nedeniyle kontrolden çıkma riski taşıyor. Dünya Gıda Programı (WFP), Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde (KDC) yürütülen salgınla mücadele çabalarının yalnızca tıbbi müdahalelerle sınırlı kalmaması gerektiğini, gıda güvenliği sağlanmadan virüsün yayılımının durdurulamayacağını duyurdu. KDC WFP Ülke Direktörü David Stevenson, uluslararası topluma yaptığı çağrıda, gıda krizinin insanların sağlık protokollerine uyma kapasitesini doğrudan zayıflattığını ve hastaların iyileşme sürecini baltaladığını vurguladı.

Endonezya, Netflix'e telif hakları için 4,3 milyon ABD doları ödeme emri verdi
Endonezya, Netflix'e telif hakları için 4,3 milyon ABD doları ödeme emri verdi
İçeriği Görüntüle

Salgının merkez üssünde yarım milyon insan açlık sınırında

Virüsün ülke içindeki en büyük yayılma alanı olan ve vakaların yaklaşık yüzde 80'ini barındıran Ituri eyaleti, aynı zamanda gıda krizinin de merkez üssü konumunda bulunuyor. WFP verilerine göre, sadece bu eyalette 500 bini aşkın kişi Entegre Gıda Güvenliği Aşama Sınıflandırması (IPC) ölçeğinde 4. seviye olan "acil durum" açlığıyla karşı karşıya. Kırsal kesimlerdeki lojistik yetersizlikler ve gıda tedarik zincirlerindeki kopukluklar nedeniyle, enfekte olan pek çok bölge sakini tedavi merkezlerine ulaşamıyor. WFP yönetimi, virüsün kırsal alanlardaki yayılımını durdurabilmek için gıda yardım ağının bu ücra bölgelere acilen genişletilmesi ve bunun için uluslararası finansal desteğin artırılması gerektiğinin altını çiziyor.

Yüzde 48'lik ölüm oranı ve bölgesel tehdit

Sahadaki insani krizin ulaştığı boyut, KDC ulusal sağlık makamlarının paylaştığı çarpıcı istatistiklerle de destekleniyor. Altı doğu eyaletindeki (Ituri, Kuzey Kivu, Güney Kivu, Haut-Uele, Bas-Uele ve Tshopo) toplam 61 sağlık bölgesine yayılan güncel Ebola salgınında bugüne kadar 6 bin 757 onaylanmış vaka tespit edilirken, 3 bin 267 kişi hayatını kaybetti. Yüzde 48,3 gibi son derece yüksek bir ölüm oranına sahip olan bu kriz, uluslararası toplumun sağlık ve gıda entegrasyonuna dayalı kapsamlı bir strateji geliştirmemesi halinde Orta Afrika'nın tamamı için çok daha yıkıcı bir tehdide dönüşme potansiyeli taşıyor.